15 Ağustos 2018 Çarşamba
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
23 Temmuz 2018 Pazartesi 10:02

2 bin 200 Metrede İpte yürüdüler

Kuzukulağı Yaylasında İnsanın Doğayla Dansı
2 bin 200 Metrede İpte yürüdüler

 Dünyada 5 önemli kaya tırmanışı parkurundan biri olarak gösterilen Kuzukulağı kayalıklarını da kapsayan bölgede yaklaşık 100 hektarlık alanda verilen ruhsat, karstik su kaynakları ve mağaralarıyla ünlü bölgede mermer ocağı açılmasını öngörüyor. 

Türkiye’nin dört bir yanında yüzlerce sporcu Kuzukulağı Yaylası’nda bir araya gelerek hem festival yaptı hem de bölgenin milli park ilan edilerek koruma altına alınmasını talep etti. Festival kapsamında 2200 metre yükseklikte gerçekleştirilen ipte yürüme etkinliği ise nefesleri kesti.

Aksu ilçesinde yer alan Dedegöl Dağının en önemli yaylalarından biri olan Kuzukulağı’nda maden arama ruhsatı verildi. Dünyada 5 önemli kaya tırmanışı parkurundan biri olarak gösterilen Kuzukulağı kayalıklarını da kapsayan bölgede yaklaşık 100 hektarlık alanda verilen ruhsat, karstik su kaynakları ve mağaralarıyla ünlü bölgede mermer ocağı açılmasını öngörüyor. Yöre köylüleri, dağcılar ve doğa sporcuları maden ruhsatının iptal edilmesini ve bölgenin milli park statüsüne alınmasını talep ediyor. Bu amaçla Türkiye’nin dört bir yanında yüzlerce sporcu Kuzukulağı Yaylası’nda bir araya gelerek hem festival yaptı hem de bölgenin milli park ilan edilerek koruma altına alınmasını talep etti. Festival kapsamında 2200 metre yükseklikte gerçekleştirilen ipte yürüme etkinliği ise nefesleri kesti.

BİR YANINDAN TAZE SÜT BİR YANINDAN KAYNAK SUYU AKAN DAĞ

Isparta Dedegöl Dağı, 3 bin metreye yaklaşan yüksekliği ile Akdeniz ve İç Anadolu arasında görkemli bir doğal set oluşturuyor. Doğusunda Beyşehir Gölü, kuzeybatısında ise Eğirdir Gölü bulunan Dedegöl, Pınargözü başta olmak üzere bölgenin en önemli karstik su kaynaklarını barındırıyor. Luwilerden Pisidyalılara, Helenistik dönemden Romalılara birçok uygarlığa tanıklık eden ulu Dedegöl’ün kuzeyindeki uzantısı olan Anamas Dağları, Selçuklularla birlikte bölgeye yerleşen konar-göçer Yörüklerin de yurdu olmuş. Selçuklu Sultanı Aleaddin Keykubad döneminde 1235 yılında Beyşehir Gölü kıyısında yaptırılan Kubadabad Sarayında yapılan arkeolojik kazılarda ortaya çıkarılan buluntular, Ortaçağ’da bu alanda görkemli bir kentin varlığını gösteriyor. Anamas Dağının doğusundaki yaylakta aynı dönemde inşa edilen Malanda Köşkünden Kubadabad Sarayı’na ulaşan pişmiş topraktan yapılan iki ayrı künk, saraya buz gibi kaynak suyu ile taze süt akıtıyordu.

ANTALYA’DA KIŞLAYAN YÖRÜKLERİN EFSANE YAYLALARI

Dedegöl ve Anamas Dağları yüzlerce yıldır bölgedeki yaylalarda hayvancılık yapan Yörüklerin sözlü kültüründe önemli bir yer tutuyor. Kışı Antalya düzünde geçiren, Karakoyunlu, Honamlı, Kötekli gibi Yörük toplulukları için bu dağlar kutsal birer yaşam alanı. Karakoyunlu Yörüklerinden biri olan Serikli Mehmet Çavuş (Demir), her yaz Dedegöl’deki Melikler Yaylasında kurduğu çadırda çobanlık geleneğini sürdürüyor. Ulu karaçamların altındaki mezar taşları, bu dağların yüzlerce yıldır Yörüklerin yurdu olduğunun belgesi gibi zamana tanıklık ediyor.

KUZUKULAĞI, DÜNYANIN EN GÖZTE TIRMANIŞ PARKURLARINDAN BİRİ

Kuzukulağı Yaylası da Dedegöl’ün batı yamacında yer alan yüzlerce yıllık bir hayvancılık merkezi. Isparta’nın Aksu ilçesine bağlı Eldere köyü sınırlarında bulunan Kuzukulağı Yaylası, yalnızca hayvancılık için değil, su kaynakları ve benzersiz kayalıklarıyla önemli bir dağcılık merkezi. Uzunlukları 20 ila 600 metre arasında değişen onlarca tırmanış rotasına ev sahipliği yapan kayalıklar, Kuzukulağı Yaylasını dünyanın en gözde parkurları arasına sokuyor.

DÜNYACA ÜNLÜ DAĞCILAR İÇİN EFSANE DUVARLAR ARASINDA

İsviçreli ünlü dağcı Michel Piola, Kuzukulağı kayalıklarını dünyadaki 5 önemli parkurdan biri olarak görüyor. Dünyaca ünlü Fransız dağcılar Stéphanie Bodet ve Arnaud Petit tarafından yayınlanan ‘Parois de Legende’ (Efsane Duvarlar) adlı kitapta Türkiye’den yer alan tek parkur ise Kuzukulağı kayalıkları. Dünyanın ünlü kaya tırmanıcılarının referansları Kuzukulağı kayalıklarının hızla keşfedilmesini sağladı. 2000’li yıllarda kaya tırmanışı parkurları oluşturulunca da Kuzukulağı kayalıkları önemli bir dağcılık merkezi haline geldi. Yüksek masif bloklardan oluşan Kuzukulağı kayalıkları, tanrının parmakları olarak da anılıyor.

"KAYADAKİ ELLER PROJESİ", BÖLGEYİ DAĞCILIK TIRMANIŞ MERKEZİ YAPTI

Son yıllarda Isparta Valiliği de kentin bu saklı hazinelerine yönelik ilgiyi değerlendirmek için Kapıkaya ve Yazılı Kanyon gibi bölgelerde yürütülen ‘Kayadaki Eller Projesi’ gibi kenti önemli bir kaya tırmanışı merkezi haline getiren çalışmalara imza attı. Ancak bu özel coğrafyada yapılan projeler tek başına yeterli değil. Türkiye’de arazi planlaması gibi en temel coğrafi kullanım kılavuzunun tamamlanmamış olması, dağları, suları, dereleri, koyları, ormanları ve ovaları amaç dışı kullanıma zemin hazırlıyor.

KUZUKULAĞI YAYLASINDA 100 HEKTARLIK MADEN RUHSATI VERİLDİ

Kuzukulağı Yaylası da bu plansızlıktan nasibini almakta gecikmedi. Bölgenin dağlarını mantar gibi saran mermer ocaklarının yolu iki yıl önce Kuzukulağı Yaylasına da düştü. Kuzukulağı’nın o muhteşem kayalıkları, tonu 100 ila 600 dolar arasında değişen fiyatlarla blok olarak satılan taşların arasına sokulmak üzere yakın takibe alındı. Maden İşleri Genel Müdürlüğü, özel bir şirkete Kuzukulağı kayalıklarını da içine alan 100 hektarlık (Bin dönüm) alanda mermer ocağı ruhsatı verdi.

BEYAZ BEYAZ KANAYAN DAĞLARIN COĞRAFYASI

Isparta’dan yola çıkıp Kuzukulağı Yaylasına doğru ilerlediğinizde önce Eğirdir yolu üzerindeki mermer ocakları karşılıyor. Davraz Dağı’na yükseldikçe geçmişte önemli hayvancılık merkezi olan maki karakterli bitki örtüsünün yerinde oyulmuş, kesilmiş, moloz dökülmüş bir araziyle karşılaşıyorsunuz. Çobanisa, Büyükgökçeli, Bademli, Sevinçbey köylerinin dağları belalı taş devrinin tahribatıyla paramparça edilmiş. Eğirdir’i geçip Ağılköy’e doğru rampayı çıkmaya başladığınızda, karşınızda Akdoğan köyünün dağları, arkanıza dönüp baktığınızda ise Akpınar, Balkırı ve daha güneyde, Kovada Gölü’nün iki yamacındaki dağlarda irili ufaklı mermer ocakları, coğrafyanın kalbine saplanmış dev hançerler gibi beyaz beyaz kanıyor…

DEDEGÖL DAĞI DA VAHŞİ MADENCİLİĞİN HEDEFİNDE

Barla, Sarp, Davraz ve Bozbburun gibi bölgeye can veren dağlar 5-10 yıllık kısa vadeli kazançlar uğruna bir daha geri gelmemek üzere yok ediliyor. Bütün bu dağlardaki mermer ocağı sayısı yüzlerle ifade ediliyor. İşte şimdi Dedegöl de bu vahşi yağmanın hedefinde. Dağın batı yamacı ve eteklerindeki Bağıllı’da krom, Ayvalıpınar, Belence, Karacahisar gibi köylerde mermer ocakları birbiri ardına açılıyor. Bölgede adeta ‘altına hücum’ dönemi yaşanıyor. Hayvancılık, tarım, kırsal yaşam ve en önemlisi binlerce yıldır insanlığın yarattığı kültüre ilham veren coğrafya tuz buz ediliyor.

DAĞLARI KORUMAK İÇİN KUZUKULAĞI’NDA BULUŞTULAR

Ülkenin olağanüstü ve sarsıcı gündemi arasında zaman zaman kendine yer bulan ancak birkaç gün içince unutulup gidilen bu geri dönüşümsüz tahribat karşısında seyirci kalmak istemeyen Türkiye’nin dört bir yanından yüzlerce doğa tutkunu ve sporcu Haziran sonunda Kuzukulağı Yaylasında bir araya geldi. Dedegöl Dağının eteğinde, Eldere köyünde düzenlenen Kuzukulağı Doğa Sporları Festivali, dağlarına ve geleceğine sahip çıkmak isteyen sporcularla, sularını ve yaylalarını korumak isteyen köylüleri bir araya getirdi. Beş gün boyunca Dedegöl’un bilgeliğine sığınan sporcular, kaya tırmanışı yaptı, mağara inişi gerçekleştirdi, koştu, bisiklete bindi, ipte yürüdü, müzik yaptı, kuş gözlemi düzenlediler. Bulutlarla yarışan, kartalların gezindiği kayalıklardan karaçam ormanlarına, yeşil yaylalara baktılar.

2205 METRE YÜKSEKLİKTE NEFES KESEN İPTE YÜRÜYÜŞ ETKİNLİĞİ

Festival boyunca değişik disiplinlerden çok sayıda sporcu Kuzukulağı Yaylası’nda bir araya geldi. En dikkat çekici etkinliklerden biri ise ‘highline’ adı verilen yüksekte ipte yürüme ve ipte yürüme (slackline) sporunun Türkiye’deki önde gelen isimlerinden biri olan Yasin Aral, 2205 metrelik rakımda 400 metreyi bulan yükseklikte kurulan 106 metre uzunluğundaki hatta gerçekleştirdiği yürüyüşle nefesleri kesti. Mağaracılar ise Türkiye’nin en derin dördüncü mağarası olarak tescillenen Kuyukule Mağarası’na iniş yaptılar.

GELECEĞİN KAYA TIRMANICILARI BU KÖYLERDEN ÇIKACAK

Göçle boşalan kırsaldaki yoksulluğu yenmek için oldukça önemli bir artı değer olan ve son yıllarda hızla değer kazanan eko-turizm bölge köylüsüne de ekonomik bir nefes olabilir. Eldere köylüleri başta olmak üzere civardaki köylerden etkinliğe katılan yöre halkı da bu kapsamda kendi yöresel mutfaklarını tanıtma olanağı buldular. Köyün gençleri ise sporcularla kaynaşarak hep spor yaptılar hem de kendi yaşadıkları coğrafyanın önemi ve değeri konusunda yeni bakış açıları edindiler. Artık onlar için de Kuzukulağı kayalıkları sadece yüksek uçurumlardan oluşan birer taş yığını değil, dünyanın gözünün üzerinde olduğu bir doğa hazinesi. Belki de geleceğin ünlü kaya tırmanıcıları ya da mağara araştırıcıları yöredeki köylerin gençleri arasından çıkacak.

‘BÖLGENİN DOĞA SPORLARI POTANSİYELİ SINIRSIZ’

Festival ekibi etkinlik sonrası bölgenin korunmasına dikkat çeken bir açıklama yayınladı. Kuzukulağı Yaylası ve çevresinin dört mevsim boyunca kaya tırmanışı, uzun duvar tırmanışı, dağcılık, tur kayağı, kapçılık, doğa yürüyüşü, bisiklet ve motokros için kullanıldığına işaret edilen açıklamada, bölgenin sahip olduğu kaya tırmanışı ve doğa sporları potansiyelinin ise sınırsız olduğu belirtiliyor.

KUZUKULAĞI VE YAKA KANYONU MİLLİ PARK OLMALI

Böylesine özel bir coğrafyada, kaya tırmanışı bandını da çevreleyen alanda mermer ocağı ruhsatı verilmesinin geri dönüşü mümkün olmayan zararlara yol açabileceğine dikkat çekilen açıklamada, yöre halkının ve doğa sporları camiasının Kuzukulağı bölgesinde verilen maden arama ruhsatının iptal edilmesi isteniyor. Bölgenin madencilik yıkımından korunması için ise koruma şemsiyesi altına alınması şart. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP) 6. Bölge Müdürlüğü daha önce bu konuda bir rapor hazırlamıştı. Kaya tırmanışı parkurlarını da içine alan Kuzukulağı Yaylası ile Yaka Kanyonunu da kapsayan Dedegöl Dağının yaklaşık 35 bin hektarlık kısmını Kızıldağ Milli Parkı’na dâhil etmeyi öneren rapor Orman ve Su İşleri Bakanlığı’na iletildi.

ŞİMDİ GÖZLER BAKANLIĞIN ALACAĞI KARARDA

Şimdi gözler Türkiye’nin en önemli doğa sporları merkezi olma yolundaki Dedegöl Dağı ve Kuzukulağı Yaylası’nın korunması için bakanlığın alacağı kararda. Yalnızca birkaç yıllık kısa vadeli ve doğayı yok eden kazançlar uğruna sonsuz bir ekolojik ve ekonomik kazanç kapısının yok edilmesine seyirci kalmamak için bu süreci yakından takip etmeyi sürdüreceğiz…

Haber: Yusuf Yavuz

Fotoğraflar: Öztürk Kayıkçı, Türker Türkyılmaz, Yaman Özakın

 
* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR