20 Eylül 2017 Çarşamba

Enver Taha AYDIN / Ajans32

30 Mart’ta neyi oylayacağız?

28 Mart 2014 Cuma 15:41

30 Mart seçimleri Türkiye’de yaşanan gelişmelerden dolayı, Belediye Başkanı seçimi olmaktan çıkıp ulusal bir mahiyet kazandı. Öyle ki; ortaya çıkan ses kasetleri, ayakkabı kutuları ve en önemlisi de terör örgütü mensuplarının her gün yenisini yaptıkları “Özerklik açıklamaları” Son olarak BDP Iğdır Milletvekili Pervin Buldan 20 Mart’ta, “2015 yılı sayın Öcalan'ın özgürlüğüne kavuştuğu yıl olacak.” dedi.

İnternete sızan ve teröristbaşı Öcalan’a ait olduğu iddia edilen ses kayıtlarındaki ifadelerden de anlıyoruz ki AKP, İmralı’ya teslim olmuş. Bakınız ne diyor teröristbaşı; “Öcalan federasyondan, özerklikten vazgeçti dediler. Hayır, ben hiçbir şeyden vazgeçmedim! Heyetle her şeyi ele alabiliyoruz. Mesela bir MİT Müsteşar Yardımcısı Kürt hareketinden olabilir mi gibi. Türk ordusunda bir Kürt birimi neden olmasın! Gerekirse 50 yasa çıkaracaklar. PKK meşrulaşacak. AKP İstanbul belediyesinde bize 10 bin kadro versin. Seçimde onları destekleriz.”

Öcalan’ın sözleri, tevile gerek olmayacak kadar açık. ‘Çözüm süreci’ dedikleri şeyin aslında ‘bölünme süreci’ olduğu bugün ayan beyan ortaya çıkmış durumda. Her gün başka bir ağızdan çıkan ‘özerklik’ açıklamalarına hükümet kanadından tek bir cevabın bile verilmemesi, AKP iktidarının, devleti düşürdüğü acziyetin boyutunu göstermesi açısından son derece önemli.

Tam bir rezalet. Ülke yangın yerine dönmüş, vatan toprakları bölünmenin eşiğinde. PKK terör örgütü tarihinin en güçlü dönemini yaşıyor. Bunu ben söylemiyorum; PKK yandaşları söylüyor, Öcalan söylüyor. Eskiden silahla alamadıklarını bugün masa başında alıyorlar.

Peki iktidar ne yapıyor?

17 Aralık’tan bu yana ‘paralel devlet’ yalanıyla milleti kandırıyor, insanların zekasıyla alay ediyor. ‘Cambaza bak’ oyunu oynuyor. Sahip olduğu müthiş medya desteğiyle insanların algısını başka alanlara kaydırıyor. Türkiye bir hukuk devletidir. En azından AKP iktidara gelene kadar öyleydi! Devlet içinde paralel bir yapı varsa şayet, soruşturma açar, delilleri toplar ve o kişileri yargının önüne çıkarırsınız. Değilse insanlara iftira atmak neyin nesi oluyor? Devletin bütün gücünü bir cemaati yıkmak, kökünü kazımak için seferber etmek de nedir Allah aşkına?

Daha dün aynı yolda yürüdüğünüz bu insanlar ne oldu da birden ‘Haşhaşi, virüs, sülük, vampir’ oldu. Madem bu paralel yapı vardı ve çok tehlikeliydi de 17 Aralık’tan önce aklınız neredeydi? Yaklaşık 100 gündür iktidar temsilcilerinin ortaya attıkları hiçbir iddianın hukuki dayanağı yok. Mesnetsiz iftiralar, yalanlar, hakaretler. Tam bir hezeyan hali…

Paralel devlet görmek isteyenler Güneydoğu’ya baksın… KCK soruşturması kapsamında ele geçirilen dokümanlardan biri de terör örgütünün Anayasasıydı. Somut… Elle tutulur… Delil… Milleti, kendi uydurduğu ‘paralel devlet’ yalanıyla avutan Başbakan, Güneydoğu’da kurulan paralel devlete tek kelime etmiyor. Meydanlarda milletin evlatlarına hakaret üstüne hakaret yağdıran Başbakan, konu terör örgütü olunca sessizliğe bürünüyor. MHP Genel Başkan Yardımcısı Meral Akşener, Başbakan’ın daha önce yaptığı “İmralı’yla görüşmedik, görüşmeyeceğiz. Öcalan’la görüşen şerefsizdir.” açıklamasını hatırlattıktan sonra soruyor: “Hani Apo ile görüşme yapmak şerefsizlikti! Ne diyeceğiz biz şimdi sana?” Sahi ne diyeceğiz?

Türk milleti işte böyle bir ortamda sandık başına gidecek. 30 Mart seçimlerinde elbetteki hükümet değişmeyecek ancak bir sarı kart gösterilebilecek. Ben Isparta halkının her şeyin farkında olduğunu ve vereceği her oyda ülkesini ve milletini düşüneceğine eminim.

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya 1 yorum yapıldı.
    YAZARLAR