21 Eylül 2017 Perşembe

Nagihan ÇELİK / Ajans32

366 Yeni Kelebek

31 Aralık 2015 Perşembe 12:31

365 gün önce nazlı bir gelin gibi süslü püslü şatafatlı gelmişti 2015. Işıltılı, parıltılı, şen şakrak karşılanmıştı. Sandığında saklı bir çok günü vardı. Diledik, iyilik ve güzellik adına ne varsa. Sevinç, huzur, sağlık, mutluluk, başarı. Her günü 24 saatlik ömürlere sahipti, tıpkı nazenin kelebek gibi. Rengarenk kelebeklerle dolu bir koca çuval daha var önümüzde. Yine rengarenk heves ve istek yüreklerimizde. İnşallah hiç biri büzülüp kalmaz içlerimizde.

 En uzun ay Ocak,  terörle başladık. Üstelik dünyanın en nezih, en sakin şehirlerinden biri olan Paris te. Charlie Hedbo dergisine yapılan saldırıda 17 kişi hayatını kaybetti. Yıl o hazin olayın tesiri ile başlamıştı, ama bu kadar değildi, Paris in 2015 terör sınavı. 14 kasım akşamı eş zamanlı bir çok saldırı ile Paris in, huzur ve güvenlik adına sahip olduğu her şey silindi, 153 kişi kurban verdi bu ziyanda.

 Şubat ayı kısacık günlüğüne karışık, hüzünlü, keyifli bir çok kelebek sığdırmıştı. 11 şubat günü, hafızalarımız insanlığın ölçülerini, çizgilerini, altını, üstünü yerinden oynatan, ruhlarımızda 9 şiddetinde deprem yapan, tarifsiz bir acıyı yaşadı. Özgecan; aynalara kanlı gözlerle baktıran, tırnaklarımızı avuçlarımıza gömen, ciğerlerimize minik minik köz döken, günler yaşattı, yaşamdan koparıldığında...

 28 şubat post modern darbe diye hatırlanıyordu, o gün edebiyat tarihimize, adını altın harflerle yazdıran Yaşar Kemal in ayrılık günü olarak geçti tarihe. Nasıl demişti şiirinde, Gittin, bir yıkım gibiydi gidişin. Gittin, bir okyanusun ortasında, tek küreği kaybolmuş sandalda, dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim artık. Bil ki  sevmekten vazgeçmeyeceğim seni. Bil ki seni unutmayacağım. Bizde seni unutmayacağız usta...

 Mart, kadınlar günü coşkusu, nispeten sorunsuz geçen nevruz, ısınan havalar, hissedilen baharla vukuatsız gidiyordu ki son kelebeğin kanadına kan bulaştı. 31 mart yazdığında takvimde, savcı Mehmet Selim Kiraz, adliye binasında, makam odasında pazarlık yapıla yapıla şehit edildi. Günler eksikleri, yanlışları konuşmakla geçti, değişen bir şey olmadı onun hayat atlasından eksilişinde. Ve 31 mart kelebeği, Türkiye nin elektrik otomasyon sisteminin çökmesi sonucu 1.5 saat teknolojisiz zaman yaşattı.
 
3 nisan kelebeği usulca sokulup, pop müziğin usta bestecisi, duygu adam, kadife sesli Kayahan ı alıp gitti. Ruhlara ılık duş aldıran, tarifsiz gezintiler yaşatan nameleri ve lezzetleri ile hatırası kaldı bizlere.
 
Nisan toparlanıp giderken, 25. kelebek gergindi Nepal i 7.8 lik deprem sallarken bir çok insanın son nefesleriyle uçup gitti.
Mayıs 8, tiyatronun usta ismi, Zeki Alasya nın aramızdan ebediyete kaydığı gündü. Ertesi günün kelebeği, ihtilal reisi Kenan Evren i alıp gitti, zamanında sudan sebeplerle canını aldırdığı insanların yanına.

 7 haziran sayıldığımız, fikrimizin alındığı, kararımızın uygulandığı önemli bir gündü. Yüreklerimizdekilerle gidip, bileklerimizle; dileklerimizde olanlara ulaştıracakları mühürleyip geldik. Ne var ki bazı kafalar sabite bağlamış olduklarıyla, bazı cahiller sağlamış oldukları menfaatlerle, bazı hevesliler uçuk hayallerle, hareket edince, net bir sonuç çıkaramadık sandıklardan. Amma sağlam bir istikrarsızlık ve karmaşalık startını aldı. Kaos ölçüsüzdür. Sınır tanımaz.

 20 temmuz kelebeği kan doğurdu Suruç ta. 32 can uçtu gitti.

 Dünya büyük bir devin blendırında karıştırılıyor durmadan. 2 eylül sabahı Eğlence ve keyfin başşehri Bodrum sahillerinde masum bir bebeğin sahile vuran cesedine odaklandık. Bu asrın ayıbıydı. Vatanlarında, huzurları yıllar süren ilmi araştırmalarla, teknik olarak bozulan milyonlarca Suriyeli nin göçü, azabı, ızdırabıydı.

 6 eylülde 16 askerimiz Hakkari’ de, 8 Eylülde 14 polisimiz Iğdır’ da, sevdiklerini ebedi hasrete boğarak şehadet tahtına oturdu.

11 eylül kelebeği Kabe de 107 canı uçurdu.

 24 eylül kelebeği, 24 saatlik ömrüne bin hacının emanetini toparlayıp gitmeyi sığdırdı.

 10 ekim kelebeği de kan kokuyordu, genizlere, sinelere sindi o koku. Başkentin göbeğinde 102 can el ele uçuştular semaya.

12 ekim kelebeği aykırı insan, gülen güldüren adam, Levent Kırca yı götürdü.

 Gelenler oldu, gidenler oldu. Dünya 2015 senedir, her Ocak ayının 1 inde 365 kelebek dolu bir çuvalı emanet alıyor. İçinde sevinçler, heyecanlar, umutlar dolu rengarenk 365 kelebek. 24 saatlik ömürleri olan bu kelebekleri, içlerimizde büyüttüğümüz duygularla renklendiriyor veya solduruyoruz. Bir de bakıyoruz hiç kelebeğimiz kalmamış.

 Ömür çuvalları da sayılı, sayamadığımız için sayılamayacak kadar çok sanıyoruz. Oysa sayıları sabit, değişmiyor. Sadece aklımızla biliyoruz ki,  her mevcut hızla tükeniyor. Yalnızca elindeki, avucundaki senin.

Umut başının üzerinde bir bulut, ya sıkı sıkı tut, veya gelecekte gülmeyi unut.

Gün güzelliği ve tadıyla andan ibaret, uçan her kelebek sona işaret.

Ya tadını çıkar ömrün, doya doya, ya da her gün durmadan şikayet et.

Adeti bozmayalım, yeni çuvalı almaya iki gün kala dileyelim 2016 dan keyif alacağımız ne varsa, sağlık, huzur, mutluluk…

Kansız, terörsüz, karmaşasız, yeniliklerin sevinçlerin rengarenk doluştuğu bir yıl olsun, MUTLU YILLAR TÜRKİYEMMM

 

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR