21 Eylül 2017 Perşembe

Ziya ÖZTÜRK / Ajans32

3H, 1A (Gürbüz, İbicioğlu, Balaman ve Arınç)

22 Kasım 2011 Salı 09:49

3H, 1A

(Gürbüz, İbicioğlu, Balaman ve Arınç)

Süleyman Demirel Üniversitesi yıllar önce rahmetli kurucu rektörümüz Hasan GÜRBÜZ’ün çok büyük gayretleri ile kuruldu. O dönemdeki hummalı çalışmaları hala bazı arkadaşlarımız ile yadetmekteyiz. Mekanı cennet olsun Hasan Hoca, İstanbul’da edindiği büyük tecrübe ve birikimlerini memleketine aktararak kendinden sonra gelenlere ana hatlarıyla oturmuş bir üniversite bıraktı.

 

Tıp Fakültesinin de hayata geçmesi ile gerek bölgede, gerekse ülke içinde iyi bir yer edinen üniversitemiz fiziki ortamı ile de birçok üniversitemizden öndedir, ileridedir. İlmi seviyesini bir akademisyen olmadığım için tam olarak değerlendiremesem de ülke standartlarının ortalamasında olduğu aşikardır. Ama şunu kaydetmekte bir beis de yoktur ki, tüm üniversitelerimizin kendini pazarlama ve ispat sadedinde genel bir problemi vardır. Odtü de böyledir, İstanbul Üniversitesi de böyle, Yıldız da böyle, Hacettepe de.

 

2011 yılı itibariyle göreve gelen yeni rektörümüz Hasan İBİCİOĞLU, ilk defa öğretim üyelerinin çoğunluğu tarafından kabul görmüş ve seçilmiş biri olması hasebiyle koltuğuna rahat oturan rektörlerden belki de ilki. Bu gönül rahatlığı vermesi,ne karşın rektörümüze, aynı zamanda omuzlarına da ağır bir sorumluluk da yüklemekte. Biz hocamızın bunu başaracağı kanaatimizi burada yenilerken abartmış olmayız diyoruz. Bu enerji, bu görev bilinci kendilerinde var, yol arkadaşlarında da var. İbicioğlu beyin bu kararlılığını eski yol arkadaşı, eski rektör Hasan GÜRBÜZ beyden aldığı kanısındayım. SDÜ’nün açılış törenine, bu milletin siyasi yarınları için artık konuşma değil oturma zamanı gelmiş sayın eski cumhurbaşkanı DEMİREL’i çağırmaması bunun en güzel göstergesi. Bu kez bir başka siyasi, aktif siyasetçi, büyük usta Bülent ARINÇ bey geldi SDÜ’nün açılışına. İrticalen yaptığı ince ve müthiş konuşması ile hem gelmeyen/gelemeyen Demirel’e atıfta bulundu, hem de artık Demirel döneminin bittiği/bitmesi gerektiği imasında bulundu. Demirel için daha iyi olur, adam gibi dinlenir, oturur evinde. Doğanın kanunu da bu değil mi? Genç nesil günü geldiğinde yaşlıların tüm sorumluluklarını üstleniyor ve onlardan bayrağı devralıyor. Bu kural ARINÇ bey için de geçerlidir. Buna hepimizin zamanı geldiğinde hüsn-ü kabul göstermesi gerekiyor. Başka çare yok.

 

Bülent ARINÇ bey, açılış töreninin arkasından AK PARTİ İl başkanlığına geçti. Kadınlar Kolu ve tüm Isparta teşkilatı ile görüştü. Yerel seçimlerden sonraki son üç yıl içinde zaman zaman yerel gündemlerde gördüğümüz benim de eski arkadaşım Hasan BALAMAN hakkında da birkaç kelam etti Bülent Bey. Kendisine sufle edilen birtakım bilgilerin ışığında partisinin son yerel seçimlerdeki yenilgisini sorguladı. Balaman’ı işaret etti. Yanlış adaydı dedi. Genel merkez olarak biz hata ettik dedi. Kadirşinaslık yaptı. Aslında ortada bir yanlış ve günah varsa o yanlışlık ve günahı, Balaman aday olsun diyen eski üç vekile değil de genel merkeze çıkarttı. Zira genel merkez 81 ilin adayları hakkında milimetrik bir sorgulama yapmasına imkan sahibi değil. Hele başbakanın adayları belirlerken onca işin arasında Isparta ve Balaman hakkında 2-3 dakikadan fazla meşgul olacağı kanaatinde de değildir. Burada tüm hata ve sevap eski üç vekil ve Balaman’a aittir. Ancak genel başkan yardımcısı konumundaki bir siyasetçinin eski belediye başkanı hakkında böyle rahat kelimeler kullanması iki yere çıkar. Birincisi Balaman ismini partiden sildiklerine. Diğeri de teşkilatın seçim yenilgisinden sonra gazını almaya. Her iki durum da Balaman’ın aleyhine. Yine de ben, eski ama çalışkan bir belediye başkanı hakkında, her ne kadar olumsuz kanaatler olursa olsun bir genel başkan yardımcısının daha siyasi cümleler kurmasını beklerdim ki, olmadı. Bu da sanırım Balaman defterinin AKP tarafından kapatıldığına delildir. Bülent bey gibi kurt bir politikacıdan daha naif ve ılımlı bir söylem ne güzel olurdu. Üzüldüm eski arkadaşım adına. Ama siyaset bu işte. Güçlü iseniz varsınız. Düşmeye yeltenmeyin, hele hele hiç düşmeyin. Soruyorum yarının siyasetçilerine bulmaca mantığı ile: İstanbul’da bir semt, dört harfli… V E F A… Durmak yok, siyasete devam… Kalın sağlıcakla… J

 

Ziya ÖZTÜRK

Isparta - 22 Kasım 2011

 

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya 6 yorum yapıldı.
    YAZARLAR