20 Eylül 2017 Çarşamba
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
12 Nisan 2012 Perşembe 10:25

Ailelerin parçalanmasına göz yummak nerede görülmüş?

Türk Eğitim Sen Şube Başkanı Ali Balaban, Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in, özür grubu tayinlerini yılda bir defaya düşürmesiyle birlikte tayin bekleyen öğretmenlerin büyük bir mağduriyet yaşadığını söyledi.
Ailelerin parçalanmasına göz yummak nerede görülmüş?

Türk Eğitim Sen Şube Başkanı Ali Balaban, “Anlaşılan Bakan Dinçer; bir gün bile eşinden, çocuğundan ayrı kalmadığı için öğretmenlerin yürek yangınına ortak olamıyor” dedi

Türk Eğitim-Sen’in girişimleri ve Bakanlık önünde yaptığı etkili eylem neticesinde, Bakanlık bu yıla mahsus olmak üzere Şubat ayında özür grubu tayinlerinin bir kısmını yapmıştı.

Ancak Bakan Dinçer’in özür grubu tayinlerinin bir kısmını yapıp, diğer özür grubu mağdurlarına aynı hakkı vermemesinin, bu konuda verdiği sözü tutmamasının büyük eleştiri aldığını anımsatan Sendika Şube Başkanı Ali Balaban, “Göreve gelir gelmez Teşkilat Kanununu değiştiren Bakan Dinçer, özür grubu tayinlerini yılda bir defaya düşürerek, tüm feryatlara kulak tıkadı. Bakan, özür gurubu tayinlerini eskisi gibi yılda iki defaya çıkarmak yerine, yine aynı açıklamayı yapmayı tercih etti. Dinçer özür grubu tayinleri ile ilgili son yaptığı açıklamada, bu konuda öğretmenlerin fedakârlık yapmak durumunda kalacaklarını ifade etti. Daha önceleri yılda iki defa yapılan özür grubu tayinlerini bir anda yılda bir defaya düşüren Dinçer ne yazık ki fedakârlığın f’sinden haberdar değil. Ailelerin parçalanmasına göz yummak nerede görülmüştür doğrusu merak ediyoruz” dedi.

Balaban, bu ifadelerin ardından Bakan Dİnçer’e şu soruları yöneltti:
“Göreve geldiğiniz günden bugüne öğretmenlerin, eğitim çalışanlarının hayatını zorlaştırmaktan başka ne yaptınız? Öğretmenlerin ek ödemelerinde artış yapılmazken, öğretmenler kamuda en düşük ücret alan meslek grubu haline getirilirken siz neredeydiniz? Öğretmenlerin maddi ve özlük haklarının giderek geriye götürüldüğünü, ek ödeme adaletsizliği nedeniyle büyük moral bozukluğu yaşadıklarını, yaptığınız açıklamalar neticesinde itibarlarının yerlerde süründüğünü biliyor musunuz?

Anadolu’nun ücra yerlerinde büyük özveri ile çalışan öğretmenlerimiz size bir anlam ifade ediyor mu? Öğretmenlerimizin kuş uçmaz, kervan geçmez yerlerde öğrencilerine hem öğretmenlik hem analık-babalık yaptığını biliyor musunuz? Kendi paltosunu öğrencisine veren, maaşıyla öğrencisine defter kitap alan öğretmenlerin varlığından haberdar mısınız? Sayın Bakan, tüm fedakârlıkları öğretmenler ve eğitim çalışanları yapıyor da, niye siz yapmıyorsunuz? Hükümet olarak siz de fedakârlık yapsanız: Mesela; elektriğe, doğalgaza ve diğer girdilere yapılan fahiş zamları göz önüne alarak eğitim çalışanlarının ve memurların maaşlarına yüzde 20 zam yapsanız; Öğretmenler, akademisyenler ve diğer çalışanların ek ödemelerine artış yapsanız; Ya da ‘Milli Eğitim Bakanı olarak başarılı olamadım’ diyerek, koltuğunuzu bıraksanız nasıl olur? Hem bir öğretmenin ailesini geçindirmek için hangi fedakârlıkları yaptığını, hangi koşullarda çalıştığını bilmiyorsunuz, hem de öğretmenlerden fedakarlık bekliyorsunuz. “

Türk Eğitim-Sen olarak Bakan Dinçer’in Bakanlık yönetme anlayışını kınadıklarını belirten Balaban, “Sayın Dinçer aynada kendine dönüp bakmadığı gibi, öz eleştiri de yapmamaktadır. Bu durum, Bakan’ın büyük bir eksikliğidir. Bir Bakan; empati kurabilmeli, kendi personelinin yaşadığı sorunları yüreğinde hissedebilmelidir. Ancak Bakan Dinçer; bırakın personeline kulak vermeyi, onları görmezden gelmeyi tercih etmektedir. Anlaşılan Bakan Dinçer; bir gün bile eşinden, çocuğundan ayrı kalmadığı için öğretmenlerin yürek yangınına ortak olamıyor. Sağlık sorunu yaşamadığı için bırakın ayları, dakikaların bile ne kadar önemli olduğunun bilincine varamıyor.

Akademisyen olmasına rağmen, akademik yaşamın önemini kavrayamamış olacak ki, öğrenim özrünü özür grubu tayinleri arasından çıkarmak için taslak hazırlıyor. Bu haliyle direksiyon hakimiyeti olmayan bir şoföre benzeyen Dinçer, eğitimi icraatları ile tepe taklak etmiştir. Şayet Bakan Dinçer, özür grubu tayinlerini yılda iki kez yapmazsa, öğrenim özrünü özür grubu tayinleri arasından çıkarırsa, sendika olarak giderek şiddetini artıran eylemler yapacağız.

Bankacı eşlerinin kapsam dışı olduğunu iddia eden Bakan, sendikamız üyesi adına açılan davada, Batman İdare Mahkemesinin 2012/102 Esas sayılı ve 07.03.2012 tarihli kararı ile dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulduğunu bilmelidir. Bu karar, eş durumu atamalarına kısıtlama getiren Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’e ciddi bir ders olmalıdır. Sendika olarak yapılan her haksızlığı, her hukuksuzluğu dün ve bugün olduğu gibi, yarın da yargıya taşıyacağımız bilinmelidir” diye konuştu.

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR