22 Eylül 2017 Cuma

Neriman CANBOLAT / Ajans32

Akrebin Kıskacındaki Gelinler

12 Temmuz 2015 Pazar 12:05
Günümüz dünyasında çok iyi kaynanalar olabildiği gibi egolarına mağlup olmuş kaynanalarda olabiliyor. Aynı şekilde çok iyi gelinler olduğu gibi yine adab-ı muaşeret kurallarını görmemiş gelinler ve damatlar da olabiliyor.Ben de yazımın başlığını gelinini ve damadını evladı gibi gören kaynanaları tenzih ederek bu başlığı koydum.
 
Kocaman bir ofla başlıyorum yazıma. Yakın bir geçmişte AŞK evliliği yaptıklarını zannettiğimiz genç bir kızımız ziyaretime geldi. Durgundu biraz. Kahvelerimizi yudumlarken evliliklerinin nasıl geçtiğini sordum. Sustu gözlerinden oluk oluk yaşlar akıyordu. Bir an sorduğuma pişman olmuştum. “Eşim beni evden attı. Oysa severek, anlaşarak evlenmiştik.” 
Dedi. “Neden, niçin? Diyebildim. Hem ağlıyor, hem yaşadıklarını anlatmaya devam ediyordu. Mübalağasız on beş dakika hüngür hüngür ağlamıştı. “biz boşandık, kayınvalidem sürekli beni dövdürüyordu, her şeye sabrettim ailem üzülmesin diyerek onlara da bir şey söyleyemedim ama eşim beni kayınvalidemle beraber evden attılar. ”Şu anda babamlardayım ve çalışmak zorundayım.
 
Abla hiç kimseye söyleyemedim sana itiraf ediyorum intihar etmeyi düşünüyorum.” Demişti. Beni birden ateş bastı. Zor konuşuyordum artık bende. “seni kızım gibi görüyorum ve seviyorum dinimizde umutsuzluk küfürdür. Hele intihar en büyük suçtur, günahtır kızım. 
 
Allah bir kapıyı açamadan, mevcut kapıyı kapatmaz. Lütfen kafandan bu zararlı düşünceleri çıkar. Hatta gel biraz bende kal” diyebildim. Belki yaşım, belki anlayışlı olmam, hayata farklı bakış açımın olması insanların yanımda rahat etmesini, beni bir abla bir anne olarak görmelerini sağlıyor ki her sıkıntılarını rahatça benimle paylaşabiliyorlar.
Biliyorlar ki onları doğru yönde yönlendirdiğimi. Yazımı okurken hiç merak ettiniz mi boşanmalar neden arttı diye? Bu köhne, bu berbat zihniyet ne zor, çok zor, pek zor işimiz. Hem dayak ye, hem evden atıl. İşte kadınsan ömür boyu ataerkil zihniyetin, geri kalmışlık, cahillik, önyargılar, töreler kurallarla mücadele etmek zorunda kalıyorsun. Kadınsan pek çok kere çaresizlik içinde başını ellerinin arasına alacak kahrolacak ağlayacaksın. Kadınsan bu ülkede, bu erkek odaklı düzende asla ama asla mutlu olamayacaksın. 
 
Hatta adın “MUTLU” olsa bile. Kadınsan ve devam etmeye kararlıysan kaba kuvvete, fiziksel psikolojik şiddetle tehditle durmaya devam edeceksin. Can yakmayı veya canınızın yanmasını istemiyorsanız üç MAYMUNU oynayacaksınız. KÖR SAGIR DİLSİZ olacaksınız. Evlilik her toplum ve her kültürde bulunana kutsal bir birlikteliktir. Evlilik her şeyden önce hayata iki kişilik bir başlangıç ve bir yaşam biçimidir. İnsanlar evlenerek yeni bir hayat, yeni bir yaşam tarzı ve yeni akrabalar elde ederler. 
 
Bu nedenle ki! Aileler evlilikte çok önemli bir yer teşkil ediyor. Aslında evlenilecek kişinin ailesini tanımak, eşinizi tanımaktan önce gelmeli. İstatistiklere göre yıkılan yuvaların birçoğunun nedeni aileler. Gelin kayınvalide çatışmaları örnekte olduğu gibi boşanmalara neden oluyor. Bu şekilde akreplerin kıskacında acaba kaç gelin imiz var. Gelinleri oğullarına değildi sanki kendilerine köle alıyorlar. Ama kız istemeye gittiklerinde durum hiçte öğle olmuyor nedense. Hatta gelinleri kraliçe ilan edecekler neredeyse. Ama daha sonrası malum... 
 
Aşk evliliklerinde kişi karşısındakinin her şeyini hoş görüyor. Fakat aşkın kör olan gözü, aynı evde kalmaya başlayınca kör olan göz açılmaya başlayınca karı koca birbirine yanlış davranıyorsa AŞK TA çabuk bitiyor. Artık bir yastıkta yaşlanılmıyor. Samanlıklarda seyran olmuyor. Zaten ilk başta “ Olmazsa boşanırım” mantığı ile evlilikler yapılıyor. Kimse kendini değiştirmek istemiyor. İşin kolayını seçiyor. Aile bağları zayıfladı. Adliyeler bir hiç yüzünden yıkılan yuvaların dosyalarıyla dolu. İnternette tanışıyor bugün yarın boşanıyor. Gerçi boşanmalar çoğalsa da taraflar evlilik deneyimlerine devam ediyorlar. Ancak sorun karşısındakinde aranıp, çiftleri olumsuz sonuca vardıran nedenler çözülmedikçe aynı sonuç tekrar edip duruyor. 
 
Mutlu bir yuva düşüncesiyle kurulan evliliklerin hepsi tozpembe bir tablo çizemiyor ne yazık ki. Günümüz insanı bencil “Benmerkezci” maddi çıkarları ön planda tutan, iş kariyer para gibi maddesel gereçler, yeni neslin olmazsa olmazlarında. Dolayısıyla sevgi saygı aşk hoşgörü sadakat gibi manevi kavramların içi boş kalıyor. Bu yüzdendir ki günümüz insanı doyumsuz ve mutsuz. Herkes birbirine saygıyla sevgiyle davransa huzursuzluklar önlenebilir. Birbirimizin haklarına saygı göstermeliyiz. Ancak bu şekilde AİLE olunabilir. “ Kayınvalideler evlilikte mutsuzluğa neden olur “ gibi bir genelleme yapamayız. 
 
Bende yedi yıllık bir kayınvalideyim. Nasıl bir kayınvalide olduğumu gelin kızıma sormak lazım diye düşünüyorum. Gelin Kayınvalide çatışmalarının en önemli etkenleri önyargı ve alınganlık olduğunu düşünüyorum. Bir söz veya davranış olduğunu farz edersek hemen “elkızı” “eloğlu” diye alınırız. Oysa aynı davranışı evladımızdan da yaşayabiliriz. O zaman güler geçeriz tabi ki. Fazilet sahibi kayın valide, gelinini asla azarlamaz, onu her fırsatta över, ona bir anne şefkati ile davranır. Gelinde bir gün kendisinin kayınvalide olacağını bilir. Nasıl davranılmasını istiyorsa kendisi de kayınvalidesine öğle davranır.
Gelin kayınvalidesine kaynana gözüyle değil eşinin sevdiğinin annesi olarak bakmalıdır. Şayet kayınvalidesini memnun ederse eşinin de memnun edeceğini, üzerse eşinin de üzüleceğini bilmelidir. 
 
Kayınvalidede her şeyden önce gelinini bir düşman gibi görmemelidir. Kayınvalidede gelinine kızım der ve kızı gibi davranırsa gelinde onu annesi gibi görecek ve ona göre hareket edecektir. Kayınvalide büyüklüğünü bilmeli, gelininin acemiliği ve gençlik hatalarını büyütmemelidir. 
Zamanında aynı hataları belki oda yapmıştır. En çok nefret ettiğim sözlerden biridir“ Bizim zamanımızda” Evet sizin zamanınızda şartlar öğleydi. Ama şimdi şartlar değişti. Başlangıçta oğlan anneleri oğlunun sanki elinden alınacağı, gelinlerde kayınvalidenin oğluna olan düşkünlüğünü sevgisini kıskanıyorlar. İşte burada görev erkeğe düşüyor. Anneleriyle eşleri arasında orkestra şefi gibi her ikisini de idare etmesi gerekir. Aslında her zaman mutluluğun anahtarının “ EMPATİ” olduğunubelirtirim. 
 
Önce kayınvalidelerimizin gelini, sonrada gelinlerimizin kayınvalidesi oluruz. Bu denklem böyle geldi böyle devam edecek. Sırası gelen o tahta geçecek. Bu yüzden işte biraz ılıman biraz sevecen olsak yuvalar yıkılmaz çocuklar boynu bükük kalmaz. Allah aşkına yapmayın anne babalar evlendirdiğiniz evlatlarınız artık birer birey aile reisi yönlendiremezsiniz. 
Çocuklarınızın arasına asla girmeyin onları serbest bırakın. Kayınvalide sevgisini göstermeli, fedakâr olmalı, çoğu şeyi görmezden gelerek anlayışlı davranmalıdır. Ben her zaman çekirdek aileden yanayım. Gelinlerde her şeyden önce bir gün kendinin de yaşlanacağınıdüşünmesi gerek. Anne babanla görüşmeyeceksin, sileceksin, evime adım atamazlar gibi üzücü sözlere uymamak her evladın ilahi vazifesidir. Tabi ki iki tarafta birlikte olmak koşuluyla aileleriyle görüşecek. Artık yeni modamızda Bayramlarda eşler ailelerine ayrı gidiyorlar. Ne kadar acı bir durum. Aslında insanlar kendilerine zorla dert ediniyorlar bu şekilde. Bahsetmiştim yedi yıllık kayınvalideyim diye. Allaha şükür hiç problem yaşamadık. Allah yaşatmasın.
 
Allah herkese maşallah SEDA’M gibi gelin kız nasip etsin, çocuklarım gibi evlat, benim gibide kayınvalidenasip etsin inşallah. Yeri gelir o kayınvalide olur ben gelin. Birbirimize isimlerimizle bile sesleniriz. Ben ona SEDOŞ derim O bana NEROŞ. Bir derdim olsa ilk önce SEDA’MLA paylaşırım. 
Evleri ayrı olmasına rağmen genellikle bende kalırlar. Yeri gelir kahvesini yapar beraber içeriz. O artık benim kızım. Oğlumun sevdiği. Uyku saatlerini bilirim aramam rahatsız etmek istemem. Emrivaki hiç konuşmama sadece rica ederim. Oda bana asla saygısızlık yapmaz. 
 
İşte bu yüzden ailece mutluyuz. Torunumla doyasıya zaman geçiriyorum. İşte her şey karşılıklı. Evet,yaşanmış toplumsal olarak hepimizin sorunu olan GELİN- Kayınvalide ilişkilerini ele aldığım yazım inşallah birilerine faydalı olur. Lütfen yıkılmasın yuvalar. Çocuklarımıza sahip çıkalım...
 
 
* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya 3 yorum yapıldı.
    YAZARLAR