22 Eylül 2017 Cuma

Kadir YAVUZ / Ajans32

Allah Sana Diş Vere, Tırnak Vermeye...

18 Ekim 2011 Salı 17:31

ALLAH SANA DİŞ VERE TIRNAK VERMEYE…

 

Eline fırsat geçtiğinde, ne kadar insafsız oluyorsun… Bu kadar ağır saldırılmaz ki? Bu yaptığın neyin nesi, bir türlü anlayamıyorum.

 

Kendime söylüyorum dostlar… Sözüm kendime! Bazen birilerine kızdığımda; onlardan alamadığım hıncımı, mütevazı bir dostumdan alıyorum. Ona baksan o kadar kırdığım insan vardır ki? Altından çıkmak mümkün değil! Hepsini bir bir bulacaksın, helâllik alacaksın. Onların haklarıyla öbür tarafa gitmek, zor gibi!

 

Ne yapmalıyız? Sen hatanı tespit ettin… Hatanı anladın. O kırdığın ve bilerek veya bilmeyerek haklarında konuştuğun; insanları, bulmak imkânsızsa, yapacağın şey en azından bugünden itibaren karşılaştıklarını kırmamaya çalış.

 

Hep saldıran olursan, yalnız kalırsın. Bir tek dostun olmaz, çevrende! Herkes senden kaçar. Bazen benim yaptığımı yanımdaki en yakın arkadaşım bana yapıyor. Allah Allah, diyorum. Bu ne, şimdi? “Yapma etme, bulursun dünyası…” Sanıyorum eden bulur misali, yaptıklarımın karşılığını görüyorum. Ben yaparken iyiydi de, şimdi arkadaşının sana yaptığı mı, kötü? Bak, ne güzel senden baş eden biri çıktı en azından!

 

Ben, birilerine yaptığımda bana söyleyemediklerini ben arkadaşıma söylüyorum… “Ya arkadaşım, Allah sana diş vere, tırnak vermeye! Benimle niye uğraşıyorsun? Nedir, senden çektiğim?” diyorum.

 

Bu sözü, söyletebiliyorsan birine; ya o senden o desteği alma cesaretini buluyordur, ya da saygısızlığından yapıyordur. Sen, birine ne kadar esnek davranırsan o da o derece senin karşında rahat hareket eder. Bu rahatsızlık, seviye düşüklüğüne zemin hazırlıyorsa o kötü! İlişkilerdeki boyutlar çok önemli! Ne kadar samimi olursan ol, yakayı ele verecek; davranışlarda bulunmayacaksın. Ama nerde? Biraz samimi olduğumuzda, yüz göz oluyoruz. Her sırrımız sele kapılıp gidiyor. Yani, her şeyimiz ortaya koyuluyor. Adeta sergileniyor.

 

Huyum kurusun. O ölçüyü ne koyabiliyor ve ne de koruyabiliyorum.

 

İnsanız! Hata yapmak bize mahsus! Yığınla hatamız ve bir o kadar günahlarımız var elbette! Ama en aza indirgemektir, esas olan! Ne kadar az yaparsan o kadar rahat edersin… O kadar huzurlu ve bir o kadar da mutlu olursun. Bunu da yaparken insanlardan kaçmayacaksın… Mesafe koyacaksın demek, resmi olacaksın veya şüpheci tavırlar sergileyeceksin, onlardan uzak duracaksın demek değil! Ne uzak duracaksın ve ne de çok yakın! Dünyayla, ahrete çalışma mesafesi gibi! Ah, bir de dediğimi yapabilsem!

 

Hatalarımı çok zaman fark ediyorum ama sıkıntıyı yaşamadan işin ciddiyetini anlayamıyorum. Bir arkadaşla tam samimi olmuşken, bazı şeyler olduğunda hemen ayrılıp, ilişkiyi kesemiyorsun. O da yanlış! Beklemeye koyuluyorum ben! Uzun bir zaman yavaşlatıyorum, ilişkimizi! Bazen, bir bahaneyle ondan kopuyorum, ondan uzaklaşıyorum ve belki yanlışını anlar, toparlar diye düşünüyorum. O bekleme süresi, birinden birinin hatalarını düzeltmesine sebep olur. Çünkü, her ilişkiyi, ufak tefek nedenlerle bozamayız. O zaman dünya da, senin aradığın mana da, tek bir kişi bulamaz, yalnız yaşamak zorunda kalırsın. Sonra, o kişiye bir zaman süresi kadar daha hak veriyorum. Yılların vermiş olduğu bendeki o kişinin hakkını bir çırpıda silip atmayacağımı bilirim. Eğer, yine karşımdaki inatla aynı hataları yapıyorsa son noktayı kor, ilişkimizi bitiririm.

 

Birileriyle ilişki kurmadan tek başına yaşayan insanlar var. Ne annesi babasıyla, ne kardeşleriyle ve ne de akraba yakın arkadaşlarıyla ilişkisi var. Yalnız! O, hep yalnız yaşıyor ve yalnız başına da ölüyor. Cenazesine bile gelen olmuyor. Bu ölüm içler acısı bir ölümdür, değil mi? Kim ister böyle bir ölümü?

 

Arkadaşımızı, dostumuzu yalnız bırakmayalım.  Bazen çetin cevizler olacak. Senle uğraşacak. O da mutlaka sevdiğinden sana takılıyordur, takılacak.

 

Sende, ona “Ya arkadaşım, neden bana bu kadar takılıyorsun? Allah, sana diş vere tırnak vermeye?” de! O, samimiyetinden söylüyorsa sende o samimiyetine karşılık, şakacıktan cevap ver.

 

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya 3 yorum yapıldı.
    YAZARLAR