25 Eylül 2017 Pazartesi

Ziya ÖZTÜRK / Ajans32

Altın Portakal ve Isparta

12 Ekim 2011 Çarşamba 17:08

ALTIN PORTAKAL ve ISPARTA

 

Belediyeye Altın Portakal Sanatçı ve jürilerinden bazıları gelince heyecanlandık ve gururlandık da diyebiliriz. Ancak Ahu TUĞBA hanımefendiyi görünce aklıma aşağıdaki satırlar geldi. Annem geldi. Eşim geldi. Kızlarım geldi aklıma. Belediye Başkanımızın eşi ve Antalya Büyükşehir belediye başkanımızın eşi geldi zihinlerimize. Artist kadınlarımız (Ahu Tuğba haricindekiler) geldi aklıma. Asr-ı saadet denilen islamın ilk dönem kadınları geldi. Peygamber eşleri geldi. İşte o anonim söz:

 

“Hayatınız seçtiğiniz kadındır….
Zevkli bir kadına rastlarsanız, ZEVKİNİZ,
Bilgili bir kadına rastlarsanız BİLGİNİZ,
Zeki bir kadına rastlarsanız ZEKANIZ gelişir.
Hayat kat kattır.
Babil'in Asma Bahçeleri gibi teraslar halinde yükselir ve bir terastan bir terasa sizi kadınlar götürür.
Ve bugün durduğunuz teras ,
seyrettiğiniz manzara, gördüğünüz hayat
yanınızdaki kadının terası, manzarası ve hayatıdır.
Hayatınız seçtiğiniz kadındır.”

 

Sinema büyük sanatlardan belki de en önde geleni. İnsanları eğlendirdiği kadar düşündürerek, geçmiş ve geleceklerine ışık tutmaya çalışan en görsel sanat belki de.

Yukarıdaki güzel sözden hareketle kadına, dünyanın sonu geldiğinde sorulacak sorulara verilecek güzel cevaplarımız olsun diye önem verip, kadınla olan ilişkilerimizi gözden geçirmeliyiz yeniden.

Kendim başta olmak üzere nefsine yenik düşen biz erkekler, tüm dünya kadınlarının, tüm dünyadaki hemcinsimiz biz erkeklerin akrabaları, bir anlamda kendi akrabalarımız olduğunu unutmasak ne olur ki? Öldürülür mü hunharca eşlerinden ayrılıp da tekrar birleşme yolunda konuşulurken öldürülen kadınlar? Kötü yollara mı düşer, biz erkeklerin vahşi duygularını tatmin adına bize yarım saatliğine meze olan kadınlar?

Sinema ne zaman kadına gerçek kimliğine verecek? Sinema ne zaman gerçek kimliğine dönecek? Bir zamanlar eleştirdiğimiz ve kalite adına, sinema alın teri adına zerreler aradığımız ilk Yeşilçam filmleri dahi günümüz sinemasından önde geliyor benim kanaatime göre. Bir Muhterem Nur filmi, bir Kenan Pars filmi, bir Belgin Doruk filmi bu kadar aşağılamamıştır kadını. Hoş babamın bir sözüne göre, helal olmayan kadının olduğu yerde (haram) yasak çok yakındır, hatta yasağın (haramın) içindesinizdir. İçinde iken yasağa (harama) bulaşmamak nasıl olacak ki?

 

Galiba insana hele hela kadına en doğru değeri yüce dinimiz veriyor. Ayaklarının altına cenneti sererek. Ayakları altına cennetler serildiği düşünülen kadına (ben dahil) tüm erkekler ihanet ediyoruz. Haydi Yeşilçam, vakit özeleştiri vakti. Motoooorrrrrr…!

 

12 Ekim 2011/ISPARTA

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya 4 yorum yapıldı.
    YAZARLAR