20 Eylül 2017 Çarşamba

Kadir YAVUZ / Ajans32

Amerika ve Festival...

09 Haziran 2012 Cumartesi 17:26

AMERİKA’DA YAPILAN BİR FESTİVALİN ARDINDAN, HATIRIMDA KALANLAR…

Amerika’da bir festival yapılıyor… Türkiye’nin tanıtımının yapıldığı, illerin yöresel yemeklerinin ikram edildiği, firmaların ürettikleri ürünlerinin tanıtıldığı çok güzel bir organizasyon olmuş.

Festivale, Türkiye’den katılım çok olduğu gibi Amerika’dan da çok sayıda; oraya yerleşmiş Müslüman Türkler, Gayri Müslim Türkler yani Ermeniler filan katılmış. İstanbul’un tanıtıldığı standın önündeyken ezan okunmaya başlar. Çok içten bir ezanla her yer adeta sarsılır. O gurbet havasının oluşturduğu özlemden olsa gerek ve bir de yaşayamadığı inancının verdiği eziklikten olsa gerek ağlayanlar olur. Bu arada bir Ermeni Vatandaşın ağladığını gören Müslüman bir vatandaş “Sen niye ağlıyorsun?” diye sorar. O da: “Bende özledim… Çocukluğumuzda bu sesle büyüdük!” der.

“İnsan ne için yaşar?” diye sorarız ya… Cevap veremeyiz. İşte, Gayri Müslim’de olsa bir Ermeni vatandaş vermiş cevabı! Ağlayan bir gözün yaşıyla yazdığım bir satır oldu, bu satır!

Amerika’daki festivalde meydana gelen bu olayın insanlık tarihine kazandırdığı çok büyük bir ders var. Festival aslında budur. Festivallerden sonra geriye unutulmayacak anılar ve izler kalmalı! Bir sonraki festivale kadar o söz veya o anı söylenmeli, yazılmalı… O zaman festivalin bir anlamı olur… O zaman festival bir anlam kazanır. Yoksa, festival pamuklu şeker satılan, tavuk döner satılan veya normal pazarlara dökülen ucuz Çin mallarının satıldığı bir yer olarak silik bir görüntü olarak gelir, geçer.

Bir festival de, elbette yaptığın ürünlerin tanıtımı da olacak! Yöresel yemeklerin tanıtımı olacağı gibi teknolojik gelişmelerinizin sergilendiği, bir Pazar olacak. Kendini dünya ya tanıttığın bir Pazar! Kendini ispatladığın bir Pazar!

Isparta’nın yeterince tanıtılmadığı konusunu bazen söylerim. Şu şehir gerek Müslümanlar için yani yerli turistler için Üstad Bediüzzaman Said-i Nursî’nin yaşadığı ve sürgün olduğu yerler olarak ne doğru dürüst tanıtılıyor ve ne de Yalvaç turizminin 5000 yıllık geçmişe dayalı tarihsel kültürüyle ilgili olarak Hristiyan haç turizmi konusunda yabancı turisti çekecek bir inanç turizmini tanıtma kapasitesine sahip bir tanıtım yapamıyor.

Ben şahsım, üstadın şehir merkezindeki evinin yerini kaç yıl sonra Kepeci Mahallesine göçtükten sonra kendi kendime gördüm… Ankara’dan gelen bir misafirimin isteğiyle üstelik bulduğumu ve misafirimin sayesinde benimde gördüğümü söyleyebilirim.

Ancak, tanıtım kesin eksik! Ne o üstadın oturduğu sokağı, ne sürgünde yaşadığı zamanki kaldığı Barla’yı, ne de dostlarını ziyarete gittiği Sav Kasabasını, tanıtan bir broşür var ve ne de bir tabela var. Isparta’da yapılacak tanıtım çalışmalarının yanında, bu tanıtımlar, burnumuzun dibindeki Antalya’da da rahatlıkla yapılabilir. Burada kuracağın şehir pazarı niteliğindeki festivali, Antalya’ya kurabilirsin. Turistin indiği an görebileceği yerlere; gerek havalimanlarına ve gerekse deniz limanlarına kurulabilir.

Davras Dağı’nı, Gölcük’ü, Yazılı Kalyon’u, Eğirdir Gölü’nü, Zindan Mağarası’nı, Kovada Baraj Gölü’nü, Sav Kasabası’nı, Barla’yı, Yalvaç’ı, Atabey Ertokuş Medresesi’ni, Kızıldağ’ı, Dedegül’ü ve daha nice yerleri tanıtabilirsiniz, bu festivaller aracılığıyla!

Arabistan Tur acentelerinin temsilcilerinin getirildiğini, tanıtım yapıldığını ve şehrin turistik yerlerini beğendiklerini mahalli gazetelerde okuyunca sevindim… Baka’yı yapmış olduğu bu çalışmasından dolayı kutluyorum.

Bu çalışmalar hızla artırılmalı… Dünya da, bir kriz var. Turizm konusunda, bir yarış var. Ne olur, ne getirir, ne götürür; yarını bilemeyiz. Akdeniz turizmi bir dönem bu konuda büyük bir yara aldı… Öyle ki, otellerimiz tamamen bir yaz mevsimini turistsiz geçirdi. Kendi insanına kapıları kapatan o oteller, ülkesinin insanına muhtaç oldu… Yerli turiste uzun vadeli kampanyalar yaparak, vatandaşına kapılarını açtı da, turizm sektörü biraz ferahladı.         

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR