25 Eylül 2017 Pazartesi

Kadir YAVUZ / Ajans32

Ankara Notlarım…

27 Aralık 2011 Salı 21:28

MECLİS BİR GECEDE ÇİFT KARARLA MAAŞLARI YÜKSELTTİ(BASIN’DAN)

Yine Ankara’ya yolum düştü. Uzun zaman olmuştu Ankara’ya gelmediğim. Basıma hazır, yayınlanacak eserlerimle ilgili Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğünde yapılacak birkaç işim vardı.

O işimi hallettim. “Şu Şehrin İnsanları” adlı eserimi Ankaralılara tanıtmak, Ankaralıyı yakından tanımak istedim. Ulus, Kızılay ve Dikmen’de tanışabildiğim kadarıyla; ilk günkü yağmurun ve ardından yağan karın müsaade ettiği nispette bir şeyler yapmaya çalıştım. Yağmurun yağdığı o ilk akşam sırılsıklam olmuş bir vaziyette eve girdim. Bugün sabah uyandığımda kar yağıyordu… yağacak gibiydi ve gerçektende ilerleyen saatlerde hızlanmaya başladı.

24 Aralık 2011 Cumartesi… Evden çıkamadım… Bugün hapis gibiyim. İnternet gazetelerine göz gezdiriyorum.  Ooo… O da ne? Bir gece de çift karar… Meclis nasıl maaş olunca hemen toplanıp karar verebiliyor, dersiniz? İşte, verilmiş karar! 2 yıl milletvekilliği yapmış olanın bile emekli olabileceği kanunda; önce kendi maaşlarını 19.000 TL’ye artırıyorlar ve sonra yetmez deniliyor, yeniden hesaplar filan yapılıyor ve 20.000 TL’ye çıkarılıyor. Gazetelerin yalancısıyım.

Bir tarihi vesikayla geçmişi hatırlayalım… Yıl 1923… “Paşam, vekil maaşlarını düzenleyeceğiz, ne kadar verelim?” M.Kemal Atatürk “Öğretmen maaşlarını geçmesin?”

Eh… İnsaf be kardeşlerim! Bana yılbaşında emekli maaşıma 20 veya 25 TL vereceksiniz, ama size gelince maaşlarınızın yetmediğini söyleyeceksiniz ve yüklüce artırıma gideceksiniz. Bizi açık açık, ölüme terk edeceksiniz.

İşte size tarihi bir vaka! İşte size gerçek bir lider! Atatürk’ün tüm yaptıklarını görmezden gelin ama şu olayı görmezden gelemezsiniz.

Biz nereye gidiyoruz. Nereye? Bir de nereye gittiğimizi daha eskilerimize bakarak gözden geçirelim mi? Ne dersiniz? Harun Reşit, Behlül Dana Hazretlerinin hızlı hızlı sarayın önünden geçtiğini görür… Pencereyi açar ve sorar: “Behlül, nereye gidiyorsun? Hayırdır, bu kadar hızlı ne işin var? Acelen ne?” Behlül şöyle bir cevap verir: “Cehennemdeki ateşin hikmetine tanık oldum. Sordum bu ateş nedir? Dediler ki, burada böyle bir ateş yoktur. Herkes dünyadan gelirken ateşini yanında getiriyor ve bu büyük ateş o nedenle hem dehşet verici ve hem de hiç sönmüyor, dediklerinde; bende, gezdim dolaştım bugün o ateşin nerelerde olup olmadığını araştırıyorum. Gördüm ki, götüreceğimiz ateş yaptığımız adaletsizliklerimizdir.” Diyor. Harun Reşit “Behlül, o zaman ne yapmalıyız?” der. Behlül Dana Hazretleri “Adaletli ol! Adaleti elden bırakma! Adil ol! Der.

Ateşlerimizi kendi elimizle hazırlıyoruz… Hem bu dünya da ateşler içinde kıvranıyoruz ve hem de ateşlerimizi cehenneme taşıyoruz.

Yeni bir yıla gireceğiz… 2011 geride kaldı. Ne oldu? Neler yaptınız? Neler yaptık, şu geride bıraktığımız yılda? Hep beraber sorgulayalım kendi kendimizi? Ateşimizi taşımayalım ötelere!

2012’ye o sorgulanmış halimizle girelim. 

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya 2 yorum yapıldı.
    YAZARLAR