19 Eylül 2017 Salı
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
02 Mart 2012 Cuma 06:47

Apoletli Medyada İç Hesaplaşma Başladı

28 Şubat sürecinde Turizm Bakanı Yücel'in 'dosyalı şantaj' ile istifa ettirildiği iddiası, apoletli medyada iç hesaplaşma başlattı.
Apoletli Medyada İç Hesaplaşma Başladı

28 Şubat sürecinde Turizm Bakanı Yücel'in 'dosyalı şantaj' ile istifa ettirildiği iddiası, apoletli medyada iç hesaplaşma başlattı.

O dönem, "Gerekirse Silah Kullanırız" tehdidini manşete taşıyan Hürriyet'in sahibi Aydın Doğan, 15 yıl sonra farklı konuştu: "Eğer Ertuğrul Özkök söylemişse şerefsizlik yapmıştır. Erbakan, tankları durdursaydı yayınlardık."

28 Şubat sürecinde, hükümet yıkıp, hükümet kuran medyanın oynadığı rol, darbenin üzerinden 15 yıl sonra hâlâ tartışılırken, dönemin aktörlerinin de hesaplaşmasına sahne oluyor.

"Gerekirse silah kullanırız" manşeti atan Hürriyet'in sahibi Aydın Doğan, dönemin Turizm Bakanı Bahattin Yücel'in şantajla istifa ettirildiği iddiasını yalanlarken "Ertuğrul Özkök böyle bir şey yapmışsa şerefsizdir" dedi. O dönemde Refahyol yerine kurulan Anasol-D'nin Başbakanını pijamalarla karşılayan Doğan, 28 Şubat'a çanak tutan yayınları 'habercilik refleksi'yle savunarak "Erbakan Sincan'da tankları yürütenleri görevden alsaydı, onu da yayınlardık" diye konuştu.

APOLETLİ MEDYA İTİRAFI
11 Haziran 1997'de asker yargıya brifing verirken, ertesi gün Aydın Doğan'ın Hürriyet'i "Gerekirse silâh bile kullanırız" manşetiyle çıktı. Milliyet ise "Ordudan son uyarı" başlığını kullandı. Doğan'ın 'liberal sesi' Radikal bile 'Gerekirse silâhla' başlığını atmaktan çekinmedi. Doğan medya grubu, 28 Şubat sürecinde benzer manşetlerle milli iradeye karşı darbecilerin yanında yer aldı. Hürriyet'in o dönemdeki Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök 15 yıl sonra 'silahlı' manşetin perde arkasını anlatarak, apoletli habercilik yapıldığını adeta doğruladı. Özkök, CNN Türk'te yayınlanan 28 Şubat Belgeseli'nde manşetin Emin Çölaşan'la dönemin Genelkurmay İkinci Başkanı Orgeneral Çevik Bir'le yaptıkları görüşmeden çıktığını açıkladı.

BİRBİRLERİNE DÜŞTÜLER
Özkök, Çölaşan'ın Çevik Bir'e, "Siz onu bırakın... Darbe yapacak mısınız, yapmayacak mısınız?" diye sorduğunu, Bir'in de "Ne diyorsunuz Emin Bey siz!" dediğini anlattı. Emin Çölaşan ise Sözcü Gazetesi'ndeki köşesinden Özkök'ü yalanladı. Çölaşan, Çevik Bir'e "Gerekirse silah kullanır mısınız" diye sorduğunu savundu. Çölaşan, polemikte Özkök'e şu satırlarla yüklendi: "Geçmişte birlikte çalıştığımız dönemlerde, özellikle AKP döneminde tir tir titrer, patronunun ve kendisinin çıkarlarına zarar gelmesin diye yazılarımı sansür eder, tepki gösterince özür dilerdi!"

BAKAN İSTİFA ETTİRDİLER İDDİASI
Vatan gazetesi yazarı Can Ataklı'nın Refahyol'un Turizm Bakanı Bahattin Yücel'in istifasıyla ilgili iddiası ise gündeme bomba gibi düştü. Ataklı "Yücel, Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök ve Sabah Gazetesi yazarı Zafer Mutlu'nun şantajıyla istifaya zorlandı" dedi. Yücel'in yakın arkadaşı olduğunu belirten Ataklı "İstifa etmezse hakkında asılsız bir yolsuzluk dosyasını yayınlayacaklarını anlattım. Ailesini topladı, durumu anlattı ve istifa kararı aldı" dedi.

DOĞAN: YAPMIŞSA ŞEREFSİZDİR
Önceki gün CNN Türk ve Beyaz TV'deki tartışma programlarında konu gündeme gelince Aydın Doğan, telefonla canlı yayınlara katılarak iddiayı yalanladı. Doğan, "Ertuğrul Özkök eğer böyle bir şey söylemişse şerefsizlik, ahlaksızlık yapmıştır. Eğer böyle bir şey yapılmışsa yarın Özkök'ü hepimiz idam edelim" dedi. Doğan, Ataklı'nın iddiasını yalanlarken 28 Şubat'a çanak tutan haberciliği de savundu. "28 Şubat'ta siviller görevini yapmamış" diyen Doğan şöyle konuştu: "Basın da haber peşinde koşmuş, bazen de hatalar yapmış. Sincan'da tankları yürütenler görevden alındı mı ki biz suçlanıyoruz. Bana kalırsa Ataklı, hezeyan halinde konuşuyor. Kahraman olmak istiyor, ama aslında mesleğe zarar veriyor. Beyaz kağıt gibiyiz ama bize çok laf atıyorlar. Çünkü en kolayı medyayı suçlamak... Kim kartel kurdu da başkalarını kovdurmak öldürmek için çalıştı." Doğan, Sincan'da yürütülen tankların manşete çekilmesini de "Erbakan Sincan'da tankları yürütenleri görevden alsaydı, onu da yayınlardık" diye savundu.

TANIK OLDUĞUM OLAYI ANLATTIM
Kahraman olmak gibi bir niyetinin olmadığını söyleyen Ataklı ise Doğan'ın sözlerine karşılık 'hezeyan' sözünün üzüntü verici olduğunu söyledi. Ataklı, "Ben tanık olduğum şeyi anlattım. Meslek hayatımın son günü olabilir. Ertuğrul da mesaj atıp duruyor ben öyle bir şey söylemedim diye. Böyle şeylerin belgesi de olmaz zaten" dedi.

Özkök'ten açık istifa dilekçesi
Hürriyet Gazetesi köşe yazarı Ertuğrul Özkök dünkü yazısını Aydın Doğan'a ithafen yazdı. Yazısında, "Benim elimde eski Turizm Bakanı Bahattin Yücel'le ilgili bir yolsuzluk dosyası yoktu. Olsaydı derhal yayınlardım. Bahattin Yücel'e böyle bir şeyi söylemedim. Zafer Mutlu ile aramda böyle bir konuşma geçmedi. Ama Bahattin Yücel "Evet Ertuğrul Özkök bana böyle bir şey söyledi" derse, bu istifa mektubumu o an yürürlüğe koyunuz" diyerek açık tarihli bir istifa dilekçesi sundu.

İki farklı açıklama
Dönemin Turizm Bakanı Bahattin Yücel, şantajla istifa edip etmediğine ilişkin iddiaları daha önce Kanal A katıldığı bir TV programında anlatmıştı. O dönemde Sabah Gazetesi'nde çalışan Can Ataklı'nın kendisine gelerek arazi tahsislerinde yolsuzluk yaptığına dair rakip basın kuruluşunun elinde belgeler olduğunu söylediğini belirten Yücel, "Ataklı'nın sözleri üzerine bu haberi gönderen arkadaşımızı çağırdık. Geldi, yolsuzluk yaptığıma dair ellerinde belgeler olduğunu ve bunu kullanacaklarını söylediler" demişti.

Dün yeniden gümdeme gelen iddia ile ilgili Yeni Şafak'a konuşan Yücel, Can Ataklı'ya böyle bir girişimden bahsetmediğini söyledi. Yücel, "Böyle bir şey kesinlikle söz konusu olmamıştır. Ne Ertuğrul Özkök'ün ne de onun şahsında Hürriyet Gazetesi'nden herhangi bir kişinin beni tehdit etmesi gibi bir durum söz konusu bile olmamıştır" dedi. Yücel yaptığı yazılı açıklamada ise Özkök'ün bu olayda en suçsuz kişi olduğunu belirterek Ataklı'nın iddialarını yalanladı.

Başbakan koruyan yönetmen
28 Şubat sürecine manşetleriyle destek veren dönemin Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ertuğrul Özkök'ün Refahyol'un yerine kurulan Anasol-D Hükümeti'nin Başbakanı Mesut Yılmaz için "Onu ben koruyorum" dediği ses kaydı da 'apoletli medya'nın siyasetteki etkisini gözler önüne sermişti. 'Devlet Bakanı ile yapılan 'Ulan'lı 1998 tarihli görüşmede Özkök, Aydın Doğan'ın karton fabrikasına devlet teşviki istemişti. Başbakan'ı kendisinin koruduğunu söyleyen Özkök, o görüşmede Taner'e, Başbakan'ı kasdederek, "Ulan yine ben koruyorum, hâlâ da ben koruyorum" demişti.

Zafer Mutlu: Hatırlayamadım
İddialara cevap veren Zafer Mutlu ise 'şantaj' iddiasını kesin bir dille yalanlamak yerine 'tam olarak ne olduğunu hatırlamıyorum' cevabını verdi. Mutlu, "Ben böyle bir şey hatırlamıyorum, böyle bir şey de olmadı. Aradan 15 yıl geçmiş Can karıştırıyor da olabilir" dedi.

Aydın Doğan evinde tehdit etti
ANAP'lı Diyarbakır eski Milletvekili Sebgetullah Seydaoğlu, 28 Şubat sürecinde Aydın Doğan'ın evinde, bizzat Doğan tarafından tehdit edildiğini iddia etti. Seydaoğlu şunları söyledi: "Askerin o dönemdeki tavrını her fırsatta eleştirdim. 'Darbenin geçirtmek istediği önerilere her zaman ret oyu verdim, İmam hatipleri savundum. Bunun için Doğan grubu TV ve gazetelerinden beni vuruyordu... Kanal D'yi mahkemeye verdim. Mahkeme Kanal D'ye 2 gün kapatma cezası verdi. Davamdan vazgeçmem için Tuncay Özkan'ın üstü kapalı tehdidiyle karşılaştım. Daha sonra Aydın Doğan ile evinde biraraya geldik. Doğan, davamdan vazgeçmemi istedi, ben de vazgeçmeyeceğimi söyledim. O güne hakkımda çıkan yalan haberlerin hepsini Doğan'ın önüne koydum. 'Benden ne istiyorsun' dedim. Doğan da bana, 'Sen Türk ordusundan ne istiyorsun?' dedi. 'Ben halkımın yanındayım' cevabını verirken, Doğan da 'Ben Türk ordusunun yanındayım' cevabını verdi. Mesut Yılmaz da 'davadan vazgeç' deki kabul etmedim...

Aydın Doğan ise telefonla katıldığı bir TV programında Seydaoğlu'nu tanımadığını aralarında böyle bir diyalog yaşanmadığını kaydetti.

Pijamayla karşılama
28 Şubat sürecinde, Doğan grubunun apoletli habercilikle ulaştığı gücün siyaseti nasıl dizayn ettiği tartışılırken, Aydın Doğan, dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz'ı pijamalarıyla karşılamaktan çekinmemişti. Refahyol'un yerine kurulan Anasol-D'nin Başbakanı Mesut Yılmaz'ı evinde kabul eden Doğan spor kıyafetlerle Başbakan'ı ağırlamıştı.

(Yeni Şafak)

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR