25 Eylül 2017 Pazartesi

Neriman CANBOLAT / Ajans32

Aşk, Sevgi, Mutluluk, Başarı..

06 Aralık 2011 Salı 22:26
Evet, sizlere bu kez de aşk, sevgi, mutluluk, başarı ile ilgili küçük bir kokteyli yazı hazırladım.
 
Sizlerle çok yazıp sıkmak değil, akıllarınızda iz bırakan yazılar paylaşmak istiyorum. Bu dört kavram zincirleme bir spiraldir. Sevgi aşkı getirir, aşk mutluluğu, mutlulukta başarıyı. Aslında hepimizin duygu eğitimine, gönül eğitimine ihtiyacımız var. Bu kültürlerden yoksun yaşıyoruz. Bence sevmek ayrıcalıklı bir sanattır.
Herkesin birbirine zulmettiği, hayatlarını sadece çıkar duyguları üzerine kuran sevmeyi, sevilmeyi bilmeyen küreselleşen dünyamızda insan ve hayvan sevgisinin azaldığı bir dönemde yaşıyoruz.

Tıpkı orman yangınına benzeyen bir felaket içindeyiz. Orman yangını nasıl dağı tepeyi o korkunç pençesi içinde yutarsa, sevgisizlikte insani değerlerimizi yok eder. Sanki bir maratonun güçlü koşucularıyız hepimiz. Düşmüşüz dünya telaşına, hiç kimseyi görmüyoruz. Çıkar ilişkilerimiz yoksa bakmıyoruz birbirimizin yüzüne. Sevmeyi ve seni seviyorum kelimesini unuttuk. Duygularımızı kaybettik. Nede çok şey unuttuk değil mi arkadaşlar. Organlarımız duygusuzlaştı. Sevgi çağımızın unutturmaya çalıştığı bir kavram haline geldi. Kaybolan ilk duygu minnet duygusu oldu. Yaşamımızdaki insanların değerini unutup, içimizdeki sevginin yerini küskünlük ve hayal kırıklığı alıveriyor. Sevgiler aşk bahçesinde yetişir. Aşk evet aşk derin bir duygu, tutku, mantığın alıp başını gittiği, bazen de saçmalıklar komedyası.

Aşk düğmeye basınca yaşanan bir duygu değildir. Aşk temizlik, dürüstlük ve sözünde durmak gibi özveri ister. Aşk kaçağı değil, aşk mahkûmu olmalıyız. Biliyor musunuz seven insanların kalpleri arasında gözle görülmeyen ipler olurmuş, insanlar uzaklaştıkça ipler gerilir ama kopmazlarmış. İnşallah hiç kimsenin aşk ipi kopmasın. Peki ya balıkların aşkına ne demeli. Birbirine dokunamasalar da aşklarını yüreklerinde taşırlarmış. Kelebek kanadında aşk yaşamamalıyız. Şimdiki aşklar öğle sanki.

Parasızlık kapıdan girince aşk pencereden uçar gidermiş. Anladım şimdiki aşklar neden iki günlük. Ekonomik kriz yüzünden olalı. Aşkımız bu kadar ucuz olmamalı. Mutluluk insanlık tarihi boyunca herkesin peşinde koştuğu, fakat çok az insanın kavuşabildiği bir kavramdır. Mutlu olan insanlar karşı tarafa mıknatıs etkisi yapar. Mutluluğu bekleyerek değil arayıp bularak yakalayabiliriz. Herkesin yüzü asık sanki mutluk bizlere dargın. Hangi yaşta olursak olalım bedenen, ruhen ve fikren sağlam isek ne mutlu bize. Ölmeden ölün kişi iseniz vay halinize. Mutluluk bizimi terk etti, biz mi mutluluğu terk ettik bilmiyorum.

Evet aşktan sevgiden mutluluktan bahsettik. Bütün bunlara sahipsek başarı elimizde demektir. Bırakalım her şeyden şikayet etmeyi, isyan etmeyi. Hayatı bir sinir küpü haline getirmeyi. İşte o zaman başarı elimizde. İnsanın en büyük serveti yine kendisidir. Her işi zamanında, sırasıyla ve özenli disiplin içinde yapmak başarının ilk şartıdır. Bunca yıl dolu dolu çalışma hayatım oldu, çok mutluyum çünkü Prensiplerim, değerlerim ve inandığım kendi doğrularım oldu. Bunlara ters gelen durumlar olduysa hemen uzaklaştım. Hayata bir gün önce başlamayı öğrendim.

Olağan şeylerdeki olağan üstülüğü aradım her zaman. Radikal oldum. Karşımdakilerin düşüncelerinin önünde hareket etmeye çalışıp pratik çözüm ürettim. Küçücük mutlulukları biriktirip kocaman çığ haline getirdim. ??Karanlığa küfredeceğine, bir mum yak?? sözü yaşam düsturum oldu. İnsanları kusurları açısından değil, faziletleri açısından baktım ve her insanda sevecek bir yön mutlaka buldum.

Hayata, insanlara, olaylara sakin tepki vermeyi örgendim. Her iş günümün arkasından kendimle yüzleştim. Sordum kendime, neleri iyi yaptığımdan çok, neleri iyi yapabilirdim diye. Bu benim iyi yönde gelişmemi sağladı. Atalarımdan devraldıklarımı layıkıyla sürdürmeye ve devretmeye çalıştım.
* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya 1 yorum yapıldı.
    YAZARLAR