23 Eylül 2017 Cumartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
25 Mart 2011 Cuma 21:58

Aydınlık Geleceğe Yürümeye Çalışıyoruz

12 Haziran’da yapılacak milletvekili genel seçimleri için aday adaylığını açıklayan Abdülkadir Çeşmebaşı, "24 yıllık bürokratik tecrübemi partim ve Isparta lehine kullanmak istiyorum. Bu gerekçelerle; Türk milletini, Milliyetçi Hareket'in tek başına iktid
Aydınlık Geleceğe Yürümeye Çalışıyoruz

12 Haziran’da yapılacak milletvekili genel seçimleri için aday adaylığını açıklayan Abdülkadir Çeşmebaşı, "24 yıllık bürokratik tecrübemi partim ve Isparta lehine kullanmak istiyorum. Bu gerekçelerle; Türk milletini, Milliyetçi Hareket'in tek başına iktidarında aydınlık geleceğe birlikte yürümeye çağırıyoruz" dedi.

MHP İl binasında bugün saat: 11.00’da düzenlenen basın toplantısına MHP İl Başkanı İsa Yalçın, Merkez İlçe Başkanı Ramazan Pala ve çok sayıda parti mensupları katıldı.

MHP’den aday adaylığını açıklayan Abdülkadir Başdeğirmen, “12 Haziran 2011 tarihinde yapılacak olan 24. dönem milletvekili seçimlerinde MHP’den aday adayı olarak karşınızdayım. Bütün aday adayı arkadaşlarıma da bu kutlu yolda başarılar diliyorum.
Emperyalist yurt dışı nakliyat devletlerce 88 yıl önce öldü-bitti gözüyle bakılan Müslüman milletimiz, başta Mustafa Kemal Atatürk ve yakın silah arkadaşları olmak üzere bütün yokluk, kıtlık hastalık ve dağıtılmış ordularına rağmen önce bağımsızlık ve vatan diyerek yedi düveli dize getirip Türkiye Cumhuriyetini kurmuş, bu kuruluşta "Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk' dür" denilerek bu milletin adı konmuştur.

Bir üst kimlik olan Türk kavramı AKP’nin iktidara geldiği 20002 yılı Kasım ayından itibaren sanki 1000-2000 nüfusluk bir alt kimlik gibi gösterilmek suretiyle millet kavramı parçalanmaya çalışılmaktadır.

Türkiye AKP iktidarından itibaren milli kimliği sorgulanır hale gelmiştir. Bunun çok örnekleri var. Ama 19 Ekim 2009 milat oluştur. Bildiğiniz üzere bu tarihte PKK teröristleri Türkiye 'ye giriş yapmış ve özellikle askeri kıyafetlerle gelmişler, yargı hunların ayaklarına gitmiş, teröristler pişman olmadıkları halde pişmanlık yasasından faydalandırılmıştır Bilahare çok büyük tepkiler üzerine bazıları tutuklanmıştır.

Birkaç gün önce Silopi’de yaşanan olay, TÜSİAD’ın açıklamaları gelinen noktada Türkiye’nin kırmızı çizgilerinin kalmadığını göstermektedir.

Devlete, Başbakan'a hakaret eden Diyarbakır Belediye Başkanı hakkında ciddi hiçbir işlem yapılmamıştır. Bu olay başka bir ilde olsa o an derhal görevden alınırdı.
Milletimiz bugün itibarıyla cinnet geçirmektedir. 2005 yılından itibaren uygulanan 5237 saydı TCK'nun AKP’nin 8 yıllık uygulama döneminde;

a- Mala karşı suçlar (hırsızlık, yağma, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık vb...)
b- Cana (hayata) ve vücut dokunulmazlığına karşı suçlar (öldürme, intihar, yaralama, organ doku ticareti)
c- Genel ahlaka karşı suçlar (fuhuş, ırza geçme, dilencilik, kumar oynatılması: 
d- Aile düzenine karşı suçlar (Çocuk kaçırma, kötü muamele, birden çok evlilik)
e- Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar (cinsel taciz, saırı, reşit olmayanla cinsel ilişki)
f- Çevreye karşı suçlar (gürültü, imar kirliliği, çevre kirletilmesi)
g- Hürriyete karşı suçlar (tehdit, şantaj, cebir, konut dokunulmazlığı, ayrımcılık, haberleşmenin engellenmesi, haksız arama)
h- Kamu idaresinin güvenirliliğine ve işleyişine karşı suçlar (Zimmet, irtikap, rüşvet, görevi kötüye kullanma)

Suçlarında, yıllara göre değişmekle birlikte % 28’den % 300' varan oranlarda artış olmuştur. Yani yapanın yanına kar kaldığı bir hukuk düzeni kurulmuştur. Caydırıcı olması gereken hukuk kuralları ne yazık ki bunu sağlayamamaktadır. Bunun en bariz
örneği çek yasası olup buna göre, yasa alacaklıyı değil borçluyu korumaktadır.
Kamuda yolsuzluk, ülkede yoksulluk, milli-manevi değerlerde yozlaşma had safhaya varmıştır. AKP tarafından toplum medyasıyla basınıyla adeta uyutularak
milletin milli refleksleri kırılmaya çalışılmakta, kömür ve makarnayla oy avcılığı yapılmaktadır. Bunda AKP’nin topluma verdiği korku ve işsizlik yoksulluk ana faktör olmuştur. Bugün yolsuzluğa karışan AKP’nin elindeki yüzlerce belediye başkanı ile bürokratlar hakkında soruşturma izni verilmemektedir. Bankaların yarıdan fazlası ve sermayenin yaklaşık %604’ı yabancıların elindedir. 14 bankada yerli sermaye yoktur. Yabancı sermaye, hisse senetlerinin % 70, sigortacılık sektörünün % 45 ne sahiptir. Yabancı sermayeli bankalar Ege de ve Marmara' da çiftçinin malını haciz sonucu tapulamışlardır.

AKP döneminde tarım adeta bilinçli olarak çökertilmiştir. 5488 sayılı tarım kanununda tarımsal desteklerin GSMH'nın % 1’den az olamaz denmesine rağmen bunun yansı oranında desteklenmektedir. 8 yıllık AKP döneminde çiftçinin sadece buğdaydan kaybı 12 milyar TL’dir.

Tarımsal desteklerde toplamda Isparta'mız komşumuz Burdur, Amasya, Erzincan, Kırşehir ve Çankırı'dan daha azdır. Isparta’dan giden kırsal kalkınma yatırım projelerinin kabul ortanı % 50’dir. 8 yılda resmi enflasyon % 65, gerçek enflasyon % 100 olmasına rağmen girdilerdeki artış %150’dir. Bu dönemde küçükbaş hayvan sayısı azalmış, kaçak hayvan girişi önlenememiş, hatta kulak küpeleri takılmış hayvan kaçakçılığı başlamıştır. Bu büyük oranda PKK’nın eliyle yapılmaktadır. Et ve süt fiyatlan tam anlamıyla üreticiyi mağdur etmiş, çiftçimizi yokluğa sürüklemiştir. Yeni hal yasası ile elma hallerde alıp satılan bir ürüne dönüşecektir. Isparta’mızda tarımsal ve hayvansal organize sanayi bölgesi kurulmalıdır. Genç nüfusta işsizlik %23,5 dur. Resmi işsiz insan sayısı 2.811.000, gerçekte ise 4,5 milvondur. Türkiye’de yoksulluk %17,11’dir. En çok yoksulluk da tarımda yaşanmaktadır. Türkiye’nin iç ve dış borcu toplam 510 milyar doları aşmıştır. Protestolu senet sayısı 3 milyonu. Karşılıksız çek sayısı 1 milyonu geçmiştir. Geliriyle geçinemediği için Kredi kartı ve tüketici kredilerinde çok ciddi patlama yaşanmaktadır.
Nüfusta 16, ekonomik büyüklükte 17. olan Türkiye, yolsuzlukta dünyada 146 ülke arasında 77. İsrafta 1. trafik kazasında ve kumarda 2, içkide 3. ve sigarada 4, işsizlikte 5’dir. İşte bu tabloya milletimize anlatmak, yolsuzlularla nasıl garip-gureba ve devletin hakkının yendiğini göstermek. Isparta’mızın alamadığı tarımsal destekleri alması için, 10-15 yıl sonra çocuk ve torunlarımızın " baba-dede ülke bölünürken, Milletin adı Türk’lükten çıkarılırken siz yarım ton kömüre ve 2 kilo makarna için mi ülkeyi bu hale getirdiniz', dememek için Genel başkanımızın Ses Ver Türkiye sesine uyarak bu milletin son kalesi olan MHP’den Isparta aday adayı oldum. Ben bürokrasiyi, devleti ve milletimizi tanıyorum. 24 yıllık bürokratik tecrübemi partim ve Isparta lehine kullanmak istiyorum. Bu gerekçelerle; Türk milletini, Milliyetçi Hareket'in tek başına iktidarında aydınlık geleceğe birlikte yürümeye çağırıyoruz. Çağrımız; gelecek nesillere onurlu ve güçlü bir Türkiye bırakmak isteyenleredir.

Çağrımız; Türkiye’nin birliğine, dirliğine ve geleceğine duyarlı bütün vatanseverleredir. Çağrımız; "tek vatan, tek bayrak, tek millet, tek devlet, tek dil" anlayışından asla taviz vermeyenleredir. Çağrımız; yolu Ahmet Yesevi'nin, Mevlana'nın, Yunus Emre'nin, Hacı Bektaşi Veli'nin yolu olanlaradır. Çağrımız; istismar edilmeksizin din ve vicdan özgürlüğünün tam manasıyla tesis edilmesini isteyenlere, inanan ve inandığı gibi yaşama arzusunda olanlaradır. Çağrımız; camide, okulda ve kışlada siyaset olmasın diyenleredir. Ben bu kutlu yolda var gücümle çalışacağımı,30 yıllık tecrübe ve birikimimi Isparta'mız için harcayacağıma şeref sözü veriyorum. Bu düşüncelerle hepinize saygılar sunuyorum, Allah yar ve yardımcımız olsun, Kendimi sizlere emanet ediyorum” diye konuştu.

ABDÜLKADİR ÇEŞME BAŞI’NIN ÖZGEÇMİŞİ
04.03.1959 tarihinde Isparta /Senirkent-Yassıören Köyünde doğdum. İlk ve Ortaokulu Yassıören'de okudum. 1976 yılında Senirkent Lisesinden mezun oldum.

1976-77 yılında Isparta Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilgiler Öğretmenliği bölümünde okudum, ancak burayı bırakarak 1977-78 yılında girdiğim Ankara İktisadi Ticari ilimler Akademisi Kamu Yönetimi Bölümünden 1981 yılında mezun oldum, bu arada okurken 1980 yılı Temmuz ayında DHMİ Afyon Meydan Müdürlüğünde memur olarak başladığım görevime, Antalya'daki yedek subay askerlik sonrası DHMİ Antalya Meydan Müdürlüğünde şef ve Nöbetçi Amiri (Meydan Müdürü) olarak çalıştıktan sonra 1988 yılında Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğüne Müfettiş Yardımcısı olarak geçtim.

Burada 1991 yılında müfettiş,1993 yılında Başmüfettiş oldum. Görevimde İyi (pekiyi) sicilden iki defa kademe ilerlemesi aldım. Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğünün kapatılmasından sonra 2005 yılı Nisan ayından itibaren Tarım ve Köy işleri Bakanlığında Bakanlık Başmüfettişi olarak görevime devam ederken Türk Milletinin son KALE'si olan MHP'de siyaset yapmak için görevimden istifa ettim.

Evli 2 çoçuk babasıyım. Görevim sırasında devletin bir kuruşunun peşinden koştum. Trilyonluk yolsuzlukların üzerine çeşitli baskılara rağmen sorumluları açığa alarak gittim. Bunda da çok başarılı olduğuma inanıyorum. Bu yolsuzluklara dair haberler yerel gazetelerin yanında genel büyük gazetelerde de yer aldı. Bunlara ilişkin belgeli özel bir arşivim mevcuttur. İnşallah bunları Isparta’mıza açıklama fırsatı sizlerin sayesinde olacağına inanıyorum. Lise yıllarından itibaren gönül verdiğim ve bugüne kadar çizgimden bir milim sapmadığım Müslüman Türk Milletinin milliyetçi -ülkücü davası kapsamında; 1977 yılında Ülkücü Köylüler Derneği Yassıören Şubesi kurucu üyeliği, sekreter ve yöneticiliğini yaptım.

Gerek Isparta Eğitim Enstitüsünde ve gerekse Ankara İ.T.Î.A' de ülkücü faaliyetlerin içerisinde bil fiil görev aldım. Memuriyet hayatımda da aynı ideallerime eğitici, öğretici sohbet ve seminerlerle devam ettim.

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere 2 yorum yapıldı.
    YAZARLAR