23 Eylül 2017 Cumartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
28 Ekim 2010 Perşembe 10:10

Azıcık aşım, kaygısız başım devri kapandı

ITSO Başkanı H. Hüseyin Kaçıkoç, KOSGEB Hibe ve Kredileri hakkında bilgilendirme seminerinde küreselleşmeye değindi. Kaçıkoç; “Azıcık aşım, kaygısız başım” devrinin kapandığını söyledi.
Azıcık aşım, kaygısız başım devri kapandı

 

Küreselleşme sadece TV’lerde değil, yaptığımız işler, yönettiğimiz şirketler dâhil hayatımızın her alanında bizi etkilemeye devam ediyor diyen Başkan Kaçıkoç; “Her şeyin birbirini etkilediği küresel bir dünyada, rekabetin şiddetinin acımasız boyutlara ulaştığı bir dünyada sanki sadece biz varmışız gibi, tek başımıza yaşıyormuşuz gibi yapmayız. “Benim yaptığım işle, dünyadaki gelişmelerin ne alakası var?” diyenler emin olun kaybetmeye mahkûmdurlar” diye konuştu

Kaçıkoç açıklamasında şöyle devam etti; “KOSGEB’in sağlamış olduğu destekler hakkında bilgilenmek için bir araya gelmiş bulunuyoruz. Konu gerçekten çok önemli ve hepimizi ilgilendiriyor. Biliyorsunuz TOBB tüm oda ve borsalarla birlikte odamızın da bağlı olduğu bir şemsiye kuruluş. TOBB her yıl açılan ve kapanan şirketlerin kaydını tutuyor. İşte TOBB’un elindeki verilere göre ülkemizde her yıl mevcut şirket sayısının yüzde 12’si kadar yeni şirket kuruluyor.  Çok daha önemlisi, bu oran Avrupa Birliği ortalamasının neredeyse 2 katı kadar. Buradan net bir şekilde şu ortaya çıkıyor ki şirket kurma konusunda oldukça başarılıyız. Zaten bugün Türkiye ekonomisinin en düşük oranda bile söylesek % 95’i KOBİ, yani küçük ve orta boy işletme.

Fakat çok önemli bir sorun var. Pek çok işte olduğu gibi, şirket kurmada da işe Türk gibi sıkı başlıyor, ama arkasını getirmeyi beceremiyoruz. Kurduğumuz şirketler ya büyüyüp gelişemiyor, ya da daha kötüsü, silinip gidiyorlar. Öyleyse nerede hata yapıyoruz? Atalarımızın çok güzel bir sözü var: eğri oturalım, doğru konuşalım. Yani bir yerde hata yapıyor olsak bile en azından doğrusunun ne olduğunu bilelim..

 

Özellikle KOBİ’ler olarak, yeterli büyüklüğe ulaşıp verimli çalışmak, artan dış rekabet karşısında ayakta kalabilmek için kendimizi değiştirme ve dönüştürme yeteneği kazanmamız gerekiyor. İşte tam da bu noktada KOSGEB’in sağlamış olduğu destekler önem kazanıyor.  Ben, KOSGEB tarafından verilen desteklere baktığımda esas itibariyle bir değişimin yansımasını görüyorum.

Destek anlayışı değişiyor her şeyden önce…

Artık destek demek, mali açıdan sıkıntıya düşenlerin sıkıntısını o an için giderecek bir katkı olmaktan çıktı. Bunun yerine artık değişene, dönüşene, yenilik yapana, verimli olmaya çalışana, rekabet etmek için çabalayana destek var. Elbette “ölen ölür, kalan sağlar bizimdir” şeklinde bir yaklaşım geliştirmek demek değildir bu. Ülkemizin zengin ülkeler kadar sınırsız kaynakları yok. Bu yüzden kıt kaynaklarımızı çok akıllıca dağıtmak ve adeta bir kara delik gibi, değişmeksizin devamlı yenisini isteyenlere kaynaklarımızı kaptırmamak zorundayız. Önemli gördüğüm bir noktaya daha değinerek sözlerimi bitireceğim. Malumunuz, seminerimizin başlığı “yeni dönem KOSGEB hibe ve kredileri”… “yeni dönem” kelimelerine dikkatinizi çekmek istiyorum.

Gelin hep beraber hatırlayalım; son on yılda bile kaç tane “yeni dönem” gördük.

2000–2001 krizi, ardından ihracata dayalı büyüme, tek hanelere inen enflasyon, artan cari açık, değerli Türk lirası, 2008’den sonra yaşanan küresel ekonomik kriz…

Bu saydıklarımın hepsi, olumlu ya da olumsuz, hep bir “yeni dönem” olarak karşımıza çıktı. Velhasıl, bugüne kadar nice yeni dönemlerle karşılaştık, bundan sonra da karşılaşmaya devam edeceğiz. Fakat esas mesele şurada: biz, Isparta olarak, bundan önceki yeni dönemlerde nerede durduk, bu ve bundan sonraki “yeni dönemlerde” nerede duracağız? Yani kısacası, Isparta olarak, yeni dönemlerin zararlarından nasıl kaçınacağız ve fırsatlarından nasıl yararlanacağız? KOSGEB destekleri işte böyle bir altın fırsatı yakalamak için hepimize çok güzel bir başlangıç sunuyor“

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR