Bağımlılıklar Aile Yapımızı Çatırdatıyor

Bağımlılıklar Aile Yapımızı Çatırdatıyor

Yayınlanma:
Güncelleme: 25 Eylül 2020 09:28
Bağımlılıklar Aile Yapımızı Çatırdatıyor

ISUBÜ Özel Kalem Müdürü Öğretim Görevlisi Sosyolog Ahmet Aydın, bağımlılığın her türlüsünün geleceğimizi kuşattığına dikkat çekerek, “Bağımlılıklar en başta aile yapımızı çatırdatıyor. Aile yapısı bozulduğu zaman toplumun genel yapısı da bozulur” dedi. Aydın, bağımlılıkla mücadelede özellikle ailelere büyük görevler düştüğünün altını çizdi. 

BLT Türk Televizyonunda hafta içi her sabah yayınlanan Bora Tüfekli Bu Sabah programına katılan Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Özel Kalem Müdürü Öğretim Görevlisi Sosyolog Ahmet Aydın, bağımlılık ve bağımlılıkla mücadele konusunda çarpıcı açıklamalar yaptı. 

Isparta’da okullarda ve çeşitli kurumlarda bağımlılık konusunda konferanslar veren aynı zamanda Yeşilay Derneği üyesi olan Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Rektörlüğü Özel Kalem Müdürü Öğretim Görevlisi Sosyolog Ahmet Aydın, Teknoloji Bağımlığı'nın en önemli nedeninin anne babanın kendi çocuğuyla nitelikli bir şekilde ilgilenmeyip çocuğunu tabletlerin, bilgisayarların eline bırakmış olması olduğunu kaydetti

Özellikle bizim ülkemizde maalesef annelerimiz, babalarımız, ebeveynlerimiz, tabletleri, akıllı telefonları, interneti, bilgisayarı, televizyonu bir nevi çocuklarına bakıcılık yaptırıyorlar. Özellikle çocuk eğitiminin 0-6 yaş dönemi çok önemli bizlerde  0-6 yaş dönemi es geçiliyor, iptal ediliyor insanlar buna çok fazla önem vermiyorlar.

AİLE YAPIMIZI ÇATIRDATIYOR

Bizler Türk toplum yapısı olarak aile yapısı olarak aslında en güçlü aile yapılarından birisiyiz ama son yıllarda Teknoloji Bağımlılığının etkisiyle bizim aile yapımızda çok ciddi oranda çatırdama başladı. Isparta boşanma oranında Türkiye’de ön sıralarda yer almakta, bunun en önemli sebeplerinden birisi de sosyal medyadır” dedi. 

HANGİ YAŞ GRUBUNDA NE KADAR İNTERNET KULANMALI 

Aydın, teknolojinin nasıl kullanılması gerektiğiyle ilgili de değerlendirmeler yaparak, “Teknolojiyi mutlaka kullanacağız. Bizler kullanacağız, çocuklarımız kullanacak, aile üyeleri kullanacak, diğer bireyler kullanacak, ama yeterli ve yeterince. Yapılan araştırmalara göre bugün okul öncesi çağda bir çocuğun günlük İnternette, teknolojiyle geçirebileceği 25 dakika, ilk ve orta okul çağındaki çocuklar bunu 35 dakika, lise düzeyindeki çocuklar 1 buçuk saat düzeyinde yapabilmeli. Bu süreler aşıldığı zaman ne yazık ki iş bağımlılık boyutuna gidiyor” şeklinde konuştu. 

BAĞIMLILIK BİR DAVRANIŞ BOZUKLUĞUDUR 

Teknoloji bağımlılığı maalesef günümüzün en önemli bağımlılık türlerinden birisi, aileler çocuklarını özellikle Teknoloji Bağımlılığı noktasında durduramıyorlar. Nedir Teknoloji Bağımlılığı bireyin neslin her türlü teknolojik bunun başında da internet bağımlılığı geliyor. Eskinden çocukların ellerinde tetris gibi oyuncaklar vardı ama günümüzde özellikle televizyonlar, cep telefonları özellikle bu akıllı telefonlar diye ifade ettiğimiz telefonlar günümüzün en önemli teknolojik aletleri arasına girdi. Teknoloji Bağımlılığı'nı genel manada tanımlamadan önce Bağımlılığı tanımlarsak bağımlılık bir döngüdür. Bütün bağımlılık türleri aynı eksende devam ediyor. Bağımlılık aslında bir davranış bozukluğudur. Peki, her davranış bozukluğu bir bağımlılık mıdır? Hayır, ama her bağımlılık bir davranış bozukluğundan meydana geliyor. Onun için bağımlılığı şöyle tanımlayabiliriz bireyin herhangi bir kullandığı nesnenin veya herhangi bir yediği içtiği yiyeceğin veya içeceğin yada yaptığı herhangi bir davranışın kendisine zararlı olduğunu bilmesine rağmen bile bile o maddeyi kullanmaya devam etmesine ve o nesneyi yiyip içmeye devam etmesine bizler bağımlılık diyoruz. Başına teknoloji koyduğumuz zaman bu Teknoloji Bağımlılığı oluyor. O zaman nedir Teknoloji Bağımlılığı; bireyin  kullanmış olduğu herhangi bir teknolojik aletin kendisine zararı olmasını bilmesine rağmen onu kullanmaya devam etmesi ve ona ulaşamadığı zaman yoksunluk hissi duymasıdır” diye konuştu.  

ÇOCUK EĞİTİMİNDE 0 – 6 YAŞ ÇOK ÖNEMLİ 

Özellikle çocuklarda bunu görüyoruz zaman zaman ulusal basında da yer alıyor çocuk cep telefonu elinden alındığı zaman, tablet elinden alındığı zaman bir nevi ortalığı yıkıyor. Kısacası bağımlılığın özü insanın ona ulaşamadığı zaman yoksunluk hissetmesi kendisinde bir takım eksiklikler hissetmesi ve onu normal hayattan uzaklaştırıp farklı bir boyuta getirmesi yani günlük işlerini yapmasını engellemesine genel manada bağımlılık özelinde de Teknoloji Bağımlılığı diyoruz.

Özellikle bizim ülkemizde maalesef annelerimiz, babalarımız, ebeveynlerimiz, tabletleri, akıllı telefonları, interneti, bilgisayarı, televizyonu bir nevi çocuklarına bakıcılık yaptırıyorlar. Özellikle çocuk eğitiminin 0-6 yaş dönemi çok önemli bizlerde o 0-6 yaş dönemi es geçiliyor iptal ediliyor insanlar buna çok fazla önem vermiyorlar. Çocuk ne yapıyor teknoloji bağımlılığında anne baba çocuğunun eline daha küçük yaştan itibaren cep telefonu, tableti, bilgisayarı bırakıyor ve çocuk onunla oyalanıyor. Anne baba bunun farkında değil. Anne baba diyor ki bu şimdi daha çocuk nasıl olsa bir şey anlamaz. Ama yarın çocuk büyüyor okul çağına geliyor bu defa siz çocuğun elinden cep telefonunu, tableti, bilgisayarı alamıyorsunuz. Çünkü çocuk onunla alışmış onunla yetişmiş” diye konuştu. 

ANNE BABA ÇOCUK ARASINDA NİTELİKLİ ZAMAN 

Çocuk eğitiminde 0-6 yaş diliminin önemine işaret eden Aydın, “Çocuk eğitiminde 0-6 yaş dilimi çok önemli. 0-6 yaşı atladığınız zaman bunun telafisi çok zor. 0-6 yaş eğitimi ileriki yaşlarda düzeltmek bizim epey bir zamanımızı alabiliyor. Anne babalar çocuklarını ne kadar cep telefonundan, tabletten, bilgisayardan uzak tutarlarsa çocuğun bunlara alışkanlığı yani davranış bozukluğu ve alışkanlığı düzeltmekte zor. Çünkü alışkanlıklar bulaşıcıdır, dolayısıyla çocuk yanlışı öğrenir artık onu telafi etmemiz zorlaşıyor. En önemli neden anne babanın kendi çocuğuyla nitelikli bir şekilde ilgilenmeyip çocuğunu tabletlerin, bilgisayarların eline bırakmış olması” dedi. 

ÇOCUK YETİŞTİRMEYE GEREK YOK SİZ DÜZGÜN OLUN YETER 

Maalesef bütün evlerde anne-babaların hemen hemen hepimizin yapmış olduğu bir hata ben hep söylerim çocuk eğitmek dünyanın en zor işi. Bakın bu olay çocuk bakmak değil çocuk eğitmek dünyanın en zor işi hele bireyin kendi çocuğunu eğitmesi çok daha zor. Araya annelik içgüdüsü giriyor, babalık duygusu giriyor, çocuğunuzun ağlamasına dayanamıyorsunuz, genelde bütün anne babaların mantığı nedir yeter ki çocuğum ağlamasın ne istiyorsa yapalım. Benim yoktu onun olsun gibi mantığı var. Birde sosyal medya aracılığıyla birbirimizin özelliklerini çok yakından takip eder hale geldik. Ahmet’in çocuğunda varsa benim çocuğumda da olsun veya benim çocuğumun ne eksiği var mantığıyla ilerliyoruz. Okullarda bugün velilerin en büyük şikayeti ise Teknoloji Bağımlılığı ve çocuğumuz sınıfta arkadaşlarının yanında mahcup mu olsun diyorlar. Ben almasam, sende almasan, şikayetçi olan aileler bu durumdan ortak karar alıp çocuklarına cep telefonu almasalar böylece çocuklar birbirlerinden etkilenmeyecekler. Ama bizler tam tersini yapıyoruz inadına alıyoruz ve çocuklarda birbirlerinden görüp etkileniyorlar. İşin özeti çocuk eğitmek çok zor özellikle kendi çocuğunu eğitmek sabır gerektiren bir iş bunu yapamadığımız zamanda beraberinde çocuğumuzu yanlış şeylere yönlendiriyoruz. Çocuğa olumsuz şeyleri alıştıranlar aslında biz anne-babalarız. Çocuklar bizlere Yaratıcı'nın bir emaneti, bizler çocuklarımızı kucağımıza aldığımız zaman ne diyoruz onlara hepimiz meleğim diye sesleniyoruz. Çünkü günahsız varlıklar olarak geliyorlar. Bizler de onları meleğim diye seviyoruz. Çocuk bizden gördüğünü yapıyor çocuk cep telefonunu ilk defa bizim elimizden alıyor. Bizler anne babalar olarak çocuklarımızın kahramanlarıyız onun için kahramanlar yanlış yapmaz. İbn-i Haldun’a soruyorlar diyorlar ki çocuk eğitimde ne yapalım oda diyor ki çocuklarınızı eğitmenize gerek yok siz önce kendinizi eğitin zaten çocuklarınız sizlerin yaptığı davranışı taklit edecekler. Öğrenme modeli içerisinde en önemli öğrenme türü modeli gözlemleyerek öğrenme ve çocuklarda anne babasını gözlemleyerek öğreniyorlar. Hatta bununla ilgili bir atasözü bile var “Kız anadan öğrenir sofra kurmayı, oğlan babadan öğrenir ata binmeyi” diye bizlerde bunları bilerek görerek yanlış yapmaya devam ediyoruz” diye konuştu. 

TÜRK AİLE YAPISI BOZULUYOR 

Sosyal Medyanın Türk aile yapısını bozduğuna işaret eden Aydın, “İnsanlar sosyal medyada en güzel fotoğraflarını en alımlı fotoğraflarını paylaşıyorlar ve buda beğenilme duygusu, takdir edilme, hoşlanılma, sevilme duygusu aslında bu bir davranış bozukluğu. Kocaeli’de Üniversite Öğrencileri fotoğraflarını paylaşıyorlar, fuhuş çetesi o fotoğraflar üzerinde oynama yapıyor ve kendilerini tehdit ediyorlar, bizim istediklerimizi yapmazsan senin fotoğraflarını sosyal medyaya yayarız diyorlar. Polis 17 kız öğrenciyi tespit ediyor ve 4 çete üyesini yakalıyor.  Bizler onun için diyoruz ki çok fazla sosyal medyayı kullanmayın ve sosyal medyada paylaşım yapmayın. Sosyal Medya çok fazla tehlikeli onun için Türk aile yapısını bozdu” ifadelerini kullandı.

HABERE YORUM KAT
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.