23 Eylül 2017 Cumartesi

Kadir YAVUZ / Ajans32

Bazen Birine Bağlanıyorum...

22 Kasım 2013 Cuma 11:35

Ve o bağlandığım birinden kolay kolay kopamıyorum. Çok aşırı birlikte oluyorum. İşyerine gidiyorum veya onun işyeri yoksa o benim işyerime geliyor.

Tabii işyerim olduğu zamanlardan bahsediyorum… Hani o eskilerde kaldı ya, şimdilerde işyerim yok ama şükür evim var, beni arayan evime kadar geliyor, bir şekilde beni buluyor veya çarşıda bir yerde görüşüyor, buluşuyoruz.

Her dönemimde böylesi bir arkadaşım mutlaka olmuştur. Epeyce zaman Mehmet Kayaduran’la birlikte oldum… Niyazi Can’la hemen hemen haftada bir gün birlikte oldum… Uzun zaman, Bekir Bayram’la birlikte oldum… Murat Yüksel’le vazgeçilmez bir birlikteliğim var ve hâlâ devam ediyor o birlikteliğimiz… Hakan Karaduman’la birlikte oldum… M. Ali Çelik’le birlikte oldum. Eczacı Şakir Bey’le birlikte oldum… Hasan Çelik kardeşim var, onunla da birlikte olmaya çalışıyorum… Ve şimdi de, Elektronikçi Bahri Bey’le birlikteyim… Onu göremediğim hafta bir eksiklik hissediyorum kendimde. Geçen gittiğimde yerinde yoktu diye şimdi en erken ne zaman Bahri Usta’ya giderim, düşüncesi sarmış durumda beni.


Böyle biriyim işte! Bazen ziyaretimin fazlalığından şikâyetçi oluyorum… Kendi kendime bir karar alıyorum, bu ara filana fazla gitmeyeceğim, diyorum. Mesela, Niyazi Can’la dostluğumu hemen hemen herkes bilir. Gizlim saklım yoktur. Neyim varsa sayfalarımdadır. O nedenle de, kimle samimiyim, kimle görüşüyorum sağır sultan bile bilir, benim birlikte olduklarımı!


Geçen bir yerde sohbet ediyorum… O ara, İstanbul Vali Yardımcısı olan, buradan yakın bir zamanda giden Niyazi Can’ın gidişinden sonra ‘Artık Isparta Valiliğine gidemiyorum… Gideceğimi de, sanmıyorum.’ Dedim. Orada bulunan bir arkadaşım ‘Niye gitmiyorsun ki? Bence gitmemen yanlış, o makamlar bir kişinin değil! Hâliyle o gidecek diğeri gelecek. Valiliğe gitmemek gibi bir hareketin senin gazeteciliğine de ters düşer.’ Dedi. Haklı mıydı? Aslında haklıydı. Ama ben buyum! Birine bağlandım mı, tam bağlanıyorum; bıraktım mı, tam bırakıyorum. O bırakış, onun görev yerini görmemeye kadar, götürüyor beni!


Arkadaş seçimindeki, çok çeşitliliği şöyle de yorumlamak hatırıma geldi… Diyorum ki, benim çok zengin bir arkadaş çevrem var, onlarda ‘benden’ bir şeyler buluyor, o yönünden aldığım enerjiyle ona bağlanıyorum. Bir diğer arkadaşta, başka bir yanımı keşfediyorum, ona da o yönünden bağlanıyorum. Yani, her arkadaşımda benim bir başka aradığım şeyi buluyorum. Tutulmayan, zapt edilmeyen, frenlenmeyen bir yanım var. Tek düzen bir arkadaşlık beni sarmıyor, sarmalamıyor. Tatmin olamadığım bir tatminsizlik yaşıyorum.  


Umduğumu bulamadığım o gibi durumlarda da, ilişkimi tam kesmiyorum. Küslük bilmem. Kırgınlık bilmem ama bazen üzen olur, onun üzerine üzülürüm, biraz uzaklaşma gereği duyarım… O arkadaştan. Hani, okullarda belli suçlara disiplin cezaları verilir ya: İlk disiplin cezası ihtardır, sonra bir daha hatırlatılır ki o da tekdirdir ve hâlâ uslanmamışsa ona ‘uzaklaştırma’ cezası verilir. Okuldan uzaklaştırma! Bir hafta okuldan uzaklaştırılır. Benim, kendi kendime uzaklaştırma cezası vermem gibi bir şey! O arkadaştan biraz uzaklaşıyorum, biraz ara veriyorum.


Bunu bazen çok aşırı hâle getiriyorum, bendeki bazı iç hesaplaşmalar ondan uzaklaşmamı dürtüyor gibi! Belki de, bendeki aşırı istek, isteksizliğe dönüşüyor. Çok istediğim, arzu ettiğim şey aslında; arkadaşlık, dostluk ve o arkadaşlığa, dostluğa verdiğim önem… Hayatımın en önemli şeyi, hem de çok değer verdiğim şey! O nedenle, o ilişkilerin zedelenmemesine, devamına özen gösteren biriyimdir. Her şeye rağmen kopuyorsa da, ona engel olunmuyor.


Ziyaret edeceğim arkadaşlarımın listesini yaparım. Her gün, birkaç kişiyi ziyaret vardır, o listemde! Listeme uyarak, ziyaretlerimi; belli bir düzenle, bir nizamla, bir intizamla yaparım. Aynı ilgiyi görmediğimde de, soğurum… İlişkimi koparırım. Birden kesip attığım ilişkilerim olduğu gibi bazen zamana bıraktığım ve yanıldığımı veya haklılığımı gördüğüm olayları yaşarım. Demek ‘yanılmışım!’ veya ‘haklıymışım!’ derim.


Benim birine bağlanmam, ardından haklı sebeplere dayalı arkadaşlığı koparmamın ana nedenleri bunlar! Eh yani kim bir arkadaşıyla ilişkisinin bitmesini ister… Bazen tatsız hadiseler istemediğin hâlde ilişkini bitiriyor.


O ‘bazen birine bağlanıyorum’ dediğim söz, o an hatırıma geliyor.

              

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya 1 yorum yapıldı.
    YAZARLAR