25 Eylül 2017 Pazartesi

Kadir YAVUZ / Ajans32

Benimkisi Bir Gezinti - II

13 Şubat 2016 Cumartesi 14:11

Gezmek, görmek güzel bir şey! Gönlünce eğlendiğinde gezintin dünyanın en iyi insanı yapar seni… Her şey o gezi sonrası başlar.

İyilikte, kötülükte yani zorluklar o geziden çıkar. Gönlün hoş tutuşu, memnuniyet verir; gezinin aktarılışı, eziyet verir. Yeni kazanımlar elde ettirir. Yeni bir uğraşı içine girersin. Tanıdın ya, tanıtmak istersin. Gördüklerini yazıya dökmek istersin. Zorluk burada başlar. Aktarırken, gönülden değilse aktardıkların, boşluk doldurmaktan öteye geçmez, yazdıkların. Doğru mu?

Böyle bir yazıyla başlamıştım, geçmiş zamanlardaki bir gezintimi aktarmaya çalışmıştım, bir yazımda! Olmamış dedi, Hoca’m ‘Gönülden değil, gönlünden bir şeyler katsaydın, daha başka olurdu. 6,5’dan, 7 veriyorum’ demişti. Gördüğünüz gibi benim sınavımda var. İmtihana tabii tutuluyorum bazen! Bazen sınıfta kaldığımda oluyor. Geziyi tam aktaramamış olmanın eksikliğiyle yine kaleme sarılıyorum. Bakalım, bu defa sınavı iyi bir puanla geçebilecek miyim?

Tabii her gün aynı motivasyon içinde olamıyorsun. Bir gün çok iyi, bir ertesi gün çok kötü olabiliyorsun. Aynı olmak belki de monotonluk demek! O da zor! Zaman belirleyici, iki saatten birinden biri bile değişkenlik gösteriyor, sen nasıl aynı ayarda olacaksın? İnsanın yaradılışı gereği, yorgun olacak, hasta olacak, dinç olacak, mutlu olacak, başarılı ve başarısız olacak, bazen ağlayacak, bazen de gülecek! Olaylar bazen onu derin düşünceler arasına sürükleyecek, bazen de gökyüzündeki yıldızlardan biri olacak… Bazen bir kelebek, bazen bir kuş olacak, uçacak! Bazen de, kanadı kırık bir kuş veya kelebek olacak, uçamayacak. Bir sürüngen gibi yerlerde sürünecek.

Benimkisi bir gezinti, dedim ya; bu işte gezintiden benim anladığım. Farklı yapılardaki, farklı görünüm veren insanla bir olup, onu yaşamak; onun yaşadıklarını, anlamak. Gönülden kavramak.

İnsan bir araç değil! Yakıt koyduğunda, giden bir otomobille eş tutamazsın insanı! Motive gerekli ama bu demek değil ki, sürekli gaz verecek biri yanında, önünde veya arkasında olacak… Sürekli onu uyaracak. Hatasında uyaracak, engel olacak. Doğrusunda tebrik edecek, taltif edecek, onurlandıracak, ödüllendirecek.

Gaza gelmeyebilir. Gaz olduğunu fark eder, tepki verebilir. Ne kadar ‘Gerçeği söylüyorum, yalanım yok!’ desen de, onu ikna edemezsin. Kalben kaybettin mi, bir daha gönlünü kazanamazsın. Gönlünden geldiği gibi davranacaksın. Olanını vereceksin. Olmayanı nasıl verebilirsin ki? Sonra karşılık beklemeden vereceksin. Bana da yapılmalı, benim de hakkım yok mu? Benim yaralarımı saracak bir gönüllü yok mu, demeyeceksin? Hesap yapmadan, bir şey beklemeden gönülden vereceksin. Gönlün ortaya koyacaksın. O gönül çeşmesi olur, ırmak olur, nehir olur, deniz olur; akar. Akar, akar, taşar. Gönüller oluşturursun. Gönüllere taht kurarsın. Gönül kazanırsın. Aşkın karşılığını bulmuş demektir. Sevdiğinin gönlünü kazanmak ne demek, bilir misin? Bir gezintinin en önemli ve en anlamlı yeridir, gönül kazanmak… Gönül kazandığını gezi anında keşfetmek.

İnsanı gönülden kazandığını gördüğünüz an, o an sizin için en anlamlı andır, düşüncesindeyim. Bir şeyleri elde etmenin sevinci… Bir uğraşı içinde oluyorsunuz ve onu zorda olsa elde ediyorsunuz. Zor olması, ardından mutluluğu getiriyor. Birincisinde yakalayamadığımı, ikinci gezimde yakalıyorum. Dün niye yakalayamamıştım? Gönlümü neden tam vermemiştim, vermeye çalıştıklarım neden gönülden değildi? Eksiklik neredeydi? Eksiklik, kendimi tam vermeyişimdeydi. Gönlümü ortaya koymayışım, isteksiz davranışım; alıcı hüviyetine girişimden, kendime isteyişimden kaynaklanıyor.

Her gönülden olan şeyde, mutluluk vermez? Gönül yangın yeridir. Aşkla başı hoş olmayanların içine düştüğü ve yandığı yerdir, gönül! Nice âşıkların ‘Aşkla yapılan bir muhabbete, bir bakışa neler vermezdim?’ dediğini bilirim.

Teste tabii tutulacaksan, arada bir gönlünü kontrol et! Gönülden mi, gönüllü mü, gönülsüz mü yaptıkların, kendinden ayırt edebilirsin. Yazdıklarının, gönülden olup olmadığına bakabilir ve hatta yalınlığı, saflığı, acılığı, tatlılığı teşhis edebilirsin. Onu yapabilirim elbette!

Kendimi verdiğimde, güzel şeyler ortaya koyduğumu fark ediyorum. Şuna dikkat etmeliyim. Gezintiye çıkmışsam, geziyorsam ve yanımda kimse yoksa dahi gönlümle birlikte dolaşmalıyım, onun elini tutmalıyım. Onsuz olduğum zaman ki, gezintimdi sanıyorum; geçen ki gezintim.

Ve o sebepledir ki, bugünkü geziye çıkmam gerekti. ‘Benimkisi bir gezinti!’ demeden önce, elini tuttuğumu hissetmeliyim, yalnız çıkmadığımdan emin olmalıyım. Onunla birlik olmam, başkalarına ihtiyaç duymamı da gerektirmez. Doğru mu?

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR