19 Haziran 2018 Salı
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
27 Aralık 2017 Çarşamba 18:51

Besiciler Saman Bulamıyor

Besiciler Saman Bulamıyor
Besiciler Saman Bulamıyor

Et fiyatlarının yüksekliğinin tartışıldığı ve adeta ülke gündeminin birinci sırasına oturduğu bugünlerde Besiciler saman bulamamaktan ve yüksek yem fiyatlarından dertli.

Hayvan ithalatındaki değişimin besicileri doğrudan etkilediğini, zira, bu değişimden sonra tüccarın besicileri maliyeti altında ürünlerini almaya zorladığını ifade eden Besici Mehmet Soydemir, hükümetin uyguladığı yanlış tarım politikalarının  her alanda etkisinin yaşandığına  dikkat çekerek; “Ekonomi Bakanı Nihat  Zeybekçi  2017 yılının ilk dokuz ayında  63.865  baş  86.4 milyon  dolar canlı sığır, 1.966 ton  7.8 milyon dolar  karkas sığır eti ithal ettiğimizi açıkladı. 27 Haziran 2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Bakanlar Kurulu Kararı ile canlı hayvan ithalatında uygulanan gümrük vergisi  % 135’ten % 26 ya, Karkas sığır etinde  % 100’den % 40 düşürüldü. Bu değişim besicileri doğrudan etkiledi. Çünkü tüccar besicileri maliyeti altında ürünlerini almaya zorladı. 

“BİR ÇUVAL YEM 60 

LİRAYA YÜKSELDİ” 

Besiciler hayvan satmakta zorlanmaktadır. Ayrıca yem fiyatları ciddi tırmanış içinde. Bir yıl boyunca hayvanlar kapalı alanda kalıyor. Hayvanların yayılmaya gidecek mera azalınca  hayvan kapalı kalmakta ve tükettiği yem artmaktadır. Yemin çuvalı  60 liraya kadar çıkmış durumdadır. Yem girdi maliyetleri ile besicinin durumu oldukça zor duruma ermiş, kimi besici bu işe başladığına pişmandır. Mazota ve diğer girdilere gelen zamlarla besiciler doğrudan etkilenmektedir. Ayrıca Buzağı ölümleri de durmuyor. Devlet kurumunda buzağı ölümlerini engellesin ki besicilere alınan sonuçlara dayalı destek sağlansın. 

“ŞEKERPANCARI ALIP HAYVAN 

YEMİ OLARAK KULLANIYORUZ” 

Öte yandan, yaşadığımız bir başka sorun ise; Saman fiyatları ciddi miktarda yükseldi. Fakat piyasada saman bulamıyoruz. Şeker fabrikalarıyla kota sorunu yaşayan çiftçilerden tonu 80 liraya şekerpancarı satın alıp, hayvan yemi olarak kullanıyoruz. Bir torba yem 60 liraya çıktı. Bugün bir buzağının piyasa fiyatı 2 bin lira. Biz sadece ilaca buzağı fiyatının 4’te biri oranında fiyat ödüyoruz ama yine de ölümlerin önüne geçemiyoruz. Ölen buzağıya otopsi yaptırıyoruz. Yüzeysel olarak yapılan otopsiden bir sonuç alınamadı. Geçmiş yıllarda da aynı sorunu yaşadık” dedi.  

“GİRDİ MALİYETLERİ 

HER GEÇEN GÜN ARTIYOR” 

Ülkemizde tarım ve hayvancılığın samanı bile ithal edecek duruma geldiğini vurgulayan Soydemir; “Samanın tonunun 650 liraya çıkmasına rağmen hayvanlara yedirecek saman bulmakta zorlanıyoruz. Dolayısıyla, besicilerin girdi maliyetleri her geçen gün artıyor. Hayvancılıkta yem temininde sorun yaşanıyor. Bakım masrafı, veteriner masrafı ve diğer girdiler karşısında çaresiz kalan besicilerin sorununun, gelip alanda görülmesi ve bu sorunların çözümüne yönelik gerçek manada çareler üretilmesi gerekiyor.  Besici 3 litre süt için 1 kilo yem veriyor. Buzağı ölümlerinin engellenebilmesi halinde Türkiye’de et sorunu da sonlanacaktır. Besiciler buzağı ölümlerini engellemek için buzağı fiyatının 4’te biri fiyatına ilaç alıyor ama sorunu çözemiyor. Yapılan tahlil ve analizlerden de bir sonuç çıkmıyor. Kontrollü hayvanda dahi ölümler var. Bu soruna acil ve kalıcı çözüm üretilmesi gerekiyor. Önceki dönemlerde ineğe teşvik veriliyordu, şimdi ise teşvikler buzağına veriliyor. Buzağı ölünce destek de verilmiyor. Türkiye’de buzağı ölümleri engellenemiyor. Sırbistan gibi bir ülkeden et ithal ediyoruz. Vatandaşımız kaynağı belirsiz ete mahkûm kalıyor” şeklinde konuştu.

 
* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere 1 yorum yapıldı.
    YAZARLAR