19 Eylül 2017 Salı

Onur ERCAN (Sesli & Yazılı Makale) / Ajans32

Bir Vahşete Daha Şahit Olduk...

16 Şubat 2015 Pazartesi 15:18

Bir vahşete daha şahit olduk.

İnsanlığın geldiği noktaya baktığımızda içler acısı bir hal aldığını görmekteyiz.

Cahiliye devrinde insanların diri diri toprağa verildiğini ve Muhammed Aleyhisselamın peygamberliği bildirilmesinden sonra, insanlık içinde bulunduğu garabet durumdan kurtuldu.

İslamiyet’in kadına verdiği değeri hiçbir literatürün veremediğini görmekteyiz. Son yıllarda kadın cinayetlerinin artması kanunun bu noktada caydırıcı hükümlerinin yeterli olmaması, yetersiz eğitimler olayların bitmesine yardımcı olamıyor.

Bu noktada ortaya çıkan bir gerçek inkâr edilmemeli. Tarih boyunca kadın ve erkek her zaman ateşle barut olmuştur. Bilişim, iletişim teknolojisinin ve Sosyal medyanın hızla dünyamıza girmesinin ardından insanlar arasında oluşan elektrik biri biri ardınca baruta giden fitilleri ateşler oldu. Sonuç her zaman ki gibi hüsranla bitti. Kadın erkek arasındaki bu ilişkiyi yönetemiyoruz.

İnsanlar sokaklara çıkıp idamdan bahseder oldu… Bununla alakalı eğitimler, kamu spotları, filmlerde ve sinemalarda sosyal mesajlarla desteklenmeli. İletişim, bilişim ve sosyal medyanın önüne geçmek imkânsız. İnsanların bunları kullanarak hadiseleri geliştirmesinin de önüne geçmek mümkün değil. Topluma baktığımızda hala bastırılmış duyguları taşıyan ve ilk fırsatta bunu değerlendiren insanlar var.

Zira nefis, Allahü Teâlâ’nın en büyük düşmanı. Hep istiyor. İsterken de o bedeni taşıyan kişinin sonra ne olacağı umurunda değil. İşte nefis bütün bunları isterken korkması gerektiği üç olgu vardır. Eğitimine göre, ya Allahü Teâlâ’dan, ya kanunlardan, ya da toplumdan korkar. Bu üçünden korkmayandan korkmak lazım.

Son yıllarda eğitim noktasında geldiğimiz nokta ise içler acısı. İnsanları etik kuralları bilmesi için mutlaka Din ve Ahlak eğitimi görmesi gerekmektedir. Okullarda ise bu dersleri öcü gören insanları sanki bu gün sokaklarda eylem yaparken görür gibi oluyoruz. Doğanın ekolojik dengesinde bir canlıyı yok edersek bu zincirin halkası çok pahalıya mal olmaktadır.

Aynı dengeyi sağlayan en önemli kavram ise “Din” olmaktadır. Kavimlerin helakı, hep dinlerin sapıtması ve insanların delalete düşmesi sonrasında olmaktadır. Şu an da yaşanan hadisede hemen hemen aynı. Ahlak değerleri her zaman dinin içinde olmaktadır, dolayısıyla İslam’ın içinde. Bunu başka bir yerde arayarak bulamayız bulamadık da. Buna çare de eğitimdir. Bu da kolektif bir mücadele ile olur. Bunu da yapacaklar yine sokağa çıkan yanlış zamanda eylem yapan kadınlardır. Ne zaman ki doğru zamanda eylem yapmayı ne zaman öğrendik belki o zaman olaylara pansuman olabiliriz. Diğer türlü daha çoook vahşetlere şahit olacağız.

Doğru zaman: olaylar olmadan çareler için yapılan eylemlerdir. Tıp ki: hasta olmadan önce tedbir almak gibi.

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR