24 Eylül 2017 Pazar
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
07 Mart 2014 Cuma 16:44

Burada Bir Tarih Yatıyor

İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Müze Müdürlüğü ile SDÜ Sanat Tarihi hocalarıyla bir komisyon oluşturuldu.
Burada Bir Tarih Yatıyor

Komisyon tarafından yapılan çalışmalar kapsamında Gülcü Mezarlığı’nda bulunduğu söylenen tarihi değerler ve geçmişten kalan eserler araştırılıyor. Mahalle Muhtarı Hüseyin Eroğlu, tarihe ışık tutacak mezar taşlarının tahrip edildiğini ve korunmadığı için kaybolmak üzere olduğunu söyledi.



Isparta’nın en eski mahallelerinden biri olan Gülcü Mahallesi’ndeki mezarlıkta, oluşturulan komisyon tarafından 3 aydır araştırma yapılıyor. Eski adı Binti Emir olan Gülcü Mezarlığı’na ilk defin 1620’li yıllarda yapılmış. Geçmişten günümüze kadar gelen mezar taşları insanlar tarafından tahrip edilmiş, hatta kırılmış. Mezarlığın sahipsiz kaldığını, bu nedenle de tarihi ve kültürel değerlerin kaybolmak üzere olduğunu söyleyen Gülcü Mahallesi Muhtarı Hüseyin Eroğlu, “Geçtiğimiz aylarda yapılan bir toplantı sonucunda İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Müze Müdürlüğü ve SDÜ Sanat Tarihi hocaları ile birlikte komisyon oluşturuldu. Komisyon, mezarlıktaki tarihi değerler ve bırakılan eserleri araştırıyor. Defin yapıldıktan sonra mezarlıkta moloz yığını kalıyor. 2010 yılında buradan Belediye 70 kamyon taş çıkardı. Şuanda 100 kamyonluk bir taş yığını daha bulunuyor. Buradaki kültürel varlıkların korunması gerekiyor” diye konuştu.



EVLİYALAR BURADA YATIYOR
İlk definin 1620 yılında yapıldığını söyleyen Muhtar Hüseyin Eroğlu, “Burada 36 tane tarihi mezar ve iki evliya mezarı bulunuyor. Bu tarihi mezarlardan 9 tanesi Seyyid’dir. Gülcü Mezarlığı, tarihi ve kültürel varlıklar açısından çok zengindir. Umuma açık olduğu için, herkes kafasına göre mezar çeviriyor. Bizim talebimiz bu mezarlığın koruma altına alınmasıdır. Burada yatan tarih hepimizi ilgilendiriyor. Tarihine ve kültürüne sahip çıkamayan devletler yok olmuştur. Gelecek nesillere tarihimizi sunamazsak gelecek yok demektir.” ifadelerini kullandı.
Gülcü Mezarlığı’nda Hafız İbrahim Demiralay, Mütfüzade Gülcü İsmail Efendi gibi Isparta tarihi açısından önemli isimlerin de mezarları bulunuyor. Yine Gülcü Mezarlığı’nda bulunan Seyyidler’in isimleri ise şu şekilde; Mustafa Ağa (1824), Osman Ağa (1818), Osman Ağa (1820), Muhammed Emir, Ali (1776), Muhammed Ağa (1847), Ahmed Ağa, Ali Efendi (1811), Hüseyin Ağa (1798).

SAHİPSİZ MEZARLARIN KİME AİT OLDUĞU TESPİT EDİLECEK
Komisyon tarafından yapılan çalışmalar neticesinde sahipsiz mezarların kime ait olduğunun tespit edileceğini belirten Eroğlu, şöyle konuştu; "Sahipsiz mezarlar korumaya alınacak. Rastgele savrulmuş taşlardan mezarlığın arındırılması gerekiyor. Bu, Türk örf ve ananesine aykırıdır. Arazi temizliğinin ardından çevre düzenlemesi yapılacak. Amacımız, Gülcü Mezarlığı'nı gül bahçesine dönüştürmek."



ESKİ ADINI İSTİYORUZ
Mezarlığa defin işlemlerinin durdurulması yönünde görüşmeler yapıldığını aktaran Eroğlu, “Mezarların rastgele kazılmaması gerekiyor. Kişiler mezarlarını kazıyor, etrafını da çeviriyor. Burası benim aile mezarlığım diyor. Bu gibi davranışların önüne geçilmesi gerekiyor. Ayrıca mezarlığımızın eski adı olan Binti Emir Mezarlığı olarak kayıtlara geçmesini istiyoruz.” şeklinde konuştu.

ALDAN DEDE’NİN TÜRBESİ’DE BURADA
Isparta'nın Gülcü Mahallesi Binti Emir Mezarlığı veya halk arasındaki adıyla Alaeddin Efendi Mezarlığı'nın kuzeybatı köşesinde bulunan türbedir. Türbesi mezarlığın içindedir. Üstü çatılı türbenin içindeki Alaeddin Efendi'nin yeşil örtülü sandukası mevcuttur. Türbe namaz kılınabilecek derecede geniştir. Türbesi 1946 yılında hayır sahiplerince yaptırılmıştır. Alaeddin Efendi Erdebilî'ye tarikatının büyüklerindendir. Halife Sultan İle aynı dönemde tahsil yapmış ve Halife Sultan'a damat olmuştur.

Türbe zorda kalanların uğrak ve umut yeridir. Türbe genellikle cuma günleri kadınlar tarafından ziyaret edilir, türbede ziyaretçiler tarafından namaz kılınır, mevlit okunur, çeşitli dileklerde bulunduktan sonra türbenin yanına mum dikilir ve çaput bağlanır ve adak kurbanları kesilirmiş. Bugün mum yakma ve çaput bağlama adetleri yok denecek kadar azalmıştır. Kurban olarak küçükbaş hayvanlar kesilmekte ve fakirlere dağıtılmaktadır.

Osman Yılmaz / Gülses

Kaynak:
* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR