21 Eylül 2017 Perşembe

Ziya ÖZTÜRK / Ajans32

Bütün Renkler Aynı Hızla Kirleniyordu. Birinciliği Beyaza Verdiler!

04 Ağustos 2011 Perşembe 14:56

Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu.

Birinciliği beyaza verdiler!

 

1981 yılında kaybetmişiz bu satırların yazarı Özdemir ASAF’ı. Ne kadar haklıymış. O zamandan anlamış kirliliğin boyutlarını. Bizde rahmetli ÖZAL’ı sevmeyenler ya da tencere dibin kara muhabbeti yapmak isteyenler kirlenmeyi ÖZAL’ın ikinci dönemiyle de başlatırlar. Ama ASAF’ın bu sözü söylemesi ve yazması için en azından bir insan olarak 20 yıl bu yolda izlenim sahibi olması gerekmektedir. 1960’lara geldik mi şimdi. Yeni darbe olmuş. Herkesin keyfi gıcır. Asılacaklar asılmış, sürgüne gidenler gitmiş, ağlayan ağlamış, yanan yanmış. Askeri cunta işin başına geçmiş ancak hesaplar birbirini tutmuyor. Askeri birlik yönetmekle ülke yönetmek çok farklı şeyler. 1974’de bir muhtıra. Derken 1980’de bir darbe daha. Yani ülkenin tüm kurumları süratle kirlenirken en çok kirlenme milletin peygamber ocağı dediği, kurbanlar kesilerek gidilen, kınalar sürülerek gidilen askerlikte başladı.  Diğer kurumlarda kirlenme yok muydu? Vardı tabii ki ama kirlilik en çok beyaza yakışıyordu. En güzel onunla kaim oluyordu. Bayındırlık, maliye, eğitim ve spordaki kirlilikler o kadar göze gelmiyordu.

 

Beyaz kendindeki kirliliği izale etme adına diğer renklerdeki duruma baktı ve kendine rakip olarak yeşil’i (din) seçti. İrtica yaygaraları, hizbullah benzeri yapılanmalar, tarikat içi ilişkiler, sahte şeyhler, müritler derken başardık zannettiler. Dini alt ettik, bu iş bitti dediler. Halbuki bu kirlilik maddi boyutta ele alındığında birilerinin önde olduğu aşikardı ve yine birileri “cambaza bak cambaza” türünden işi-gücü ile meşguldü. Bunu herkes biliyordu. Kamu (halk), sabrediyor ve doğru zamanı bekliyordu. Beyaz birinciliğe koşar adımlarla devam ediyor, önüne geleni deviriyordu. Heybetli, sakin, vakur, silahlı duruşu gözlere korku salıyor ve kendi yanında gördüğü mekanizmalar (yasama ve yargı) ile alabildiğine kirleniyordu. Beyazın yanında duran renkler de ondan nasibini almaya başlamışlardır. Beyazın kirlenmesi kimilerine göre normal, kimilerine göre tüm renklerdeki kirlilik kadar kaçınılmaz, az bir kimseye göre ise hiç yakışmayan bir şeydi.

 

Bu kirlilik yalnızca bir  kişiye yarayacaktı. Ma’şeri akıl, ortak akıl, kamu, halk, mağdurlar vs. Bunlar kirliliği görünce herkesin ne olduğunu, ne olmadığını anlamaya başladılar. Kendilerince siyasi anlamda çözümler buldular. Temiz olduğunu zannettikleri ya da daha az kirli dedikleri partileri iktidara taşıdılar halk. 2002 yılında emaneti verdiği AK PARTİ’ye aklığından dolayı, kirlenmede en gerilerde gördüğünden dolayı, sağlık, eğitim, bayındırlık gibi alanlarda başta olmak üzere yapılanları hatırlayarak hala destek veriyorlar.

 

Tayyip beyim omuzlarındaki yük ağırlaştıkça ilahi yardımlarla beraber bir bir meseleler çözülüyor. Ergenekon sanıkları, askeriyedeki emeklilik, anayasa çalışmaları hızla devam ederken arkada bıraktığı gölgesinde umut ve kararlılık gösteriyor Tayyip bey. Ateşten gömlek giyindiler herhalde. Doğru olanların yanındadır Yaratıcı. Ama zalimler için de Yaşasın Cehennem…!

 

NOT: Kirlilikten hiçbir kesim ve kurum ari değil. Bu tespitimiz bu yazı okunurken unutulmasın inşallah. Kendimde bile kirlilik var biliyorum. Allah affetsin. Kirliliğimi azaltmak için kendimce ibadet edip, iyi insan olma yolunda uğraşıyorum. Elimden gelen bu. Kalın sağlıcakla.

 

Ziya ÖZTÜRK

04.08.2011

ISPARTA

 

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya 5 yorum yapıldı.
    YAZARLAR