19 Ekim 2017 Perşembe
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
08 Mart 2017 Çarşamba 21:41

CHP Atatürk'ü Tanısaydı Bugün Kitleyi Elinde Tutardı

CHP Atatürk'ü Tanısaydı Bugün Kitleyi Elinde Tutardı
CHP Atatürkü Tanısaydı Bugün Kitleyi Elinde Tutardı

CHP kanadından gelen ‘AK Parti ile MHP birleşsin’ görüşlerine yanıt veren MHP İl Başkan İsa Yalçın, “Bu partilerin ortak düşünceleri ülkenin geleceği ve devletin bekası ise CHP’yi neden rahatsız eder ki? Ben bunu anlamış değilim. CHP, gerçekten Atatürk’ü bilse, tanısa, laiklik ile demokrasiyi gerçek anlamda içine sindiren bir siyasi parti olsaydı, bence bugün Türkiye’de çoğunluğu sürekli elinde bulunduran bir parti olurdu” dedi.

Kanal32’de katıldığı Birebir programında 16 Nisan’daki Anayasa değişikliği referandumu ile ilgili görüşlerini aktaran MHP İl Başkanı İsa Yalçın, kaos mimarları ve siyasi kutuplaşmalardan medet umanların referandum sürecini bile savaş alanına çevirmeye çalıştıklarını belirtti. Yalçın, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bizim her görüşten arkadaşlarımız, işin başında AK Parti’ye değişik sebeplerle güven duymayan insanların, farklı dünya görüşlerine şiddetle karşı çıkıyorlardı. Ama sakin bir şekilde oturup, anlattığımız zaman ben çok şiddetli şekilde şöyle, böyle olacak diyenlere bu maddelerin önceki ve şimdiki hallerini anlattığım zaman ‘öyle olsun ama bu cumhurbaşkanı varken olmasın’ diyenler oluyor. Böyle bir şey olabilir mi? Anayasa uzun zaman var. Uzun zaman değişikliğe uğramadan toplumun her kesimini bir arada ve devletin kuruluş felsefesine bağlı olarak temsil edebilmesi lazım. Burada hükümetin 2 seçeneği olabilirdi. Genel Başkanımız ‘biz size bu kadar destek oldu, Anayasayı gidin yapabilirseniz, yapın’ deseydi, muhtemelen bir seçime gidilirdi. Seçimde de millet ‘biz ne kadar seçeceğiz’ diyebilirdi. Biz 20 ayda 4 seçim yapmışız ve değişik mesajlar verilmiş.

Hükümete 7 Haziran’dan sonra denilmiş ki; ‘senin bu çözüm süreci adı altında kendince başlattığın projeyi istemiyorum, koalisyon kur.’ Sonra çözüm süreci ve AK Parti’nin Türk usulü başkanlık sistemi dediği ya da Abant anayasası diyebileceğimiz riskleri olan bir anayasa da gündeme gelebilirdi. Bu sefer milletimiz ‘1 Kasım’da madem bu ülkede HDP ile ortak bir şeyin kalmamış, CHP ile bira raya gelemiyorsun, MHP de senin bu durumundan memnun değil, o zaman sana normal hükümet vereyim ama dikkat et’ dedi. O dönemde bir yakınlaşma oldu. 15 Temmuz dönemi, kamera arkası görüntülerin izlendiği bir dönem gibi çok net bir şekilde ortaya çıktı ki; Milliyetçi Hareket’in içinde olmadığı bir Türkiye’yi düşündüğünüz zaman kendi vatandaşlarına bomba atacak bir nesil yetiştirecek olumsuzluğun içinde olabiliyorlar. Bunlar bir daha olmasın diye sayın genel başkanımız millete gidelim, millet evet derse ki, ‘evet ben seçtim, seçtiğim cumhurbaşkanı  da bu yasalarla devam etmek istiyorum.’ Yok efendim hayır derse de siz yine cumhurbaşkanımızsınız, ama millet diyor ki mevcut anayasa ile devam etmeniz lazım diyor. Millete gitmekten daha güzel bir şey yok.


ÜLKÜCÜLERİ YÖNETMEK ÇOK ZORDUR
Burada altının çizilmesi gereken şey; milletin huzurunu kaçıracak yayınların ve açıklamaların yapılması. Sanki evet çıkarsa Türkiye bir kaos ortamı gibi düşünülüyor. Her hayırda bir şer, her şerde bir hayır ver denir. Ben buna çok inanan bir insanım. Ülkücüleri yönetmek çok zordur. Ülkücü özgürlüğüne çok düşkündür. Siz onu yönettiğinizi sanırsınız ama idare ederseniz. 1 Kasım’dan sonra milliyetçi ve ülkücü camianın içerisinde ama kendi kültürüne, örf ve adetine bağlı olarak bazı konuşmalar ve olumsuzluklar başladı. Uzun yıllardır bu camianın içerisinde görev yapan biri olarak arkadaşlarımızın farklı düşünmesine engel olmayalım ama farklı gruplar oluşmasına da müsaade etmeyelim dedim. Biraz insanlar düşünsün istedik. Milliyetçi Hareket Partisi, demokrasiyi içine en iyi sindirmiş ve demokratik yöntemlerin en çok çalıştığı bir siyasi partidir. Bu anlamda töreyi askıya almadık ama biraz layıklaştırarak, buyurun dedik; insanlar konuştu.


CHP ATATÜRK’Ü TANISA BUGÜN TÜRKİYE’DE ÇOĞUNLUĞU ELİNDE BULUNDURAN BİR PARTİ OLURDU

15 Temmuz’dan sonra tekrar seferberlik ilan edilmiş gibi tüm arkadaşlarımız partide toplandılar. Geçtiğimiz günlerde MHP’de hayır vereceklermiş denildi. Genel başkanımız ne derse, biz onun arkasından gideriz. Çünkü bugüne kadar öptüğümüz o el bize leke getirmedi. Devlet bey çok kibar ve değişik bir insan. İçindekilerin sandığa döküldüğü, hafızaların rahat rahat çalıştırılabildiği bir referandum olabilmesi için seçici cümleler kuruyor. Ama çıkıyorlar AK Parti ile MHP birleşsin diyorlar. Neden birleşsin ki? 2 siyasi parti var. Bu partilerin ortak düşünceleri bu ülkenin geleceği ve devletin bekası ise bu CHP’yi neden rahatsız eder ki? Ben bunu anlamış değilim. Cumhuriyet Halk Partisi, gerçekten Atatürk’ü bilse, tanısa, laiklik ile demokrasiyi gerçek anlamda içine sindiren bir siyasi parti olsaydı bence bugün Türkiye’de çoğunluğu sürekli elinde bulunduran bir parti olurdu.


MEVZUBAHİS VATANDAŞLARIMIZIN HAKKI İSE MHP’NİN TÜM İLKELERİNDEN VAZGEÇMEYE HAZIRIZ

Mevzubahis olan vatandaşlarımızın hakkı, hukuku ise biz gerekirse MHP’nin tüm ilkelerinden vazgeçmeye hazırız. Çünkü Türkiye ve bu millet yoksa MHP’nin olmasının anlamı yok. Ama MHP olmadan da görülüyor ki Türkiye’de anayasada bir maddenin bile değişikliği çok zor. MHP, millet ne dediyse onu yapmıştır. Millet 2007 yılında ne dedi? MHP’yi meclise ve muhalefet partisi olarak istiyoruz dedi. Sayın genel başkanımız o güne kadar olmayan bir 367’yi ortaya çıkardı. Mecliste siyasi pazarlıklarla meclis başkanlığı seçiminde PKK’nın uzantısı HDP ile beraber meclis başkanı seçecekmişiz ve  hükümet kuracakmışız. Bu Atatürk’ün CHP’sine değil ama Kılıçdardoğlu’nun CHP’sine yakışır. MHP olarak da bunu kabul etmemiz mümkün değildir.”
 

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere 3 yorum yapıldı.
    YAZARLAR