26 Eylül 2017 Salı

Ziya ÖZTÜRK / Ajans32

CHP’de Yönetim Sorunsalı-II

05 Kasım 2010 Cuma 10:22

CHP’de Yönetim Sorunsalı-II

 

Bundan altı ay kadar önce CHP’yi yazmışız.. Biliyorum sanki o günlerden başıma neler geleceğini.. Demokrasi adıyla bize dikte edilen bu sistemde herkesi kucaklama, dinleme, hak ve hürriyetler vb kavramlarla yola çıkıldığında işlerin o kadar da kolay yürüyemeyeceği benzeri şeylerden hareketle BAYKAL’ın devrilme şekline dair, yeni başkan KILIÇDAROĞLU’nun seçilmesine dair görüşlerimizi yazmışız.

 

Sanırım her altı ayda bir CHP hakkında bir yazı yazmam gerekecek. CHP gelenekçi bir parti olarak, delegesi ile barışık ama halktan da ideal anlamında kopuk bir siyasi parti. Söylemleri ve tavırları ile öne çıkan sivri kişiler delege olarak seçilir ve genel merkez tarafından hep tutulurdu. Ama yine aynı delegeler parti politikalarını kendi seçmenlerine aktarma noktasında delege seçimleri sırasında gösterdikleri başarıyı-enerjiyi yakalayamamaktalar. Yani parti CHP olunca, Ankara’da pişirilen “laiklik, cumhuriyet, ordu” gibi temcit pilavları Anadolu’da veya  İstanbul gibi kentlerde sosyal demokrat kimlikli insanların midesini bozmaktadır. Çünkü bu kavramlar siyasetin ana esası olan “insana hizmet” noktasında üretilmiş çözümler değillerdir. Bunlar vatandaşa öncelikli olarak sunulması gerekli reçetelerden sonra gelmesi gereken ikincil konular olabilir. CHP bunu yapmadı yıllarca.. 53 senelik iktidar travması var bu partinin. Her seçimde % 20 civarında oy alan bir partinin genel başkanlarından bazıları iktidar yüzü göremeden göçecek gidecek. Enteresan bir şey. İnsan kendine sormaz mı, “nerede yanlış yapıyoruz” diye. İşin içine “çok seslilik, demokrasi, herkesi dinleyelim” teraneleri girince bir arpa boyu yol alamadı CHP son elli yıldır. Ama aynı partiden yolarını ayıran ve DSP’li Ecevit ve SHP bile az da olsa iktidar nimeti gördüler. Rahmetli Ecevit’in bile sanırım gözü açık gitmemiştir.

 

Hiç sola oy vermemiş biri olarak son çalkantıları ve tüzük krizini uzaktan sakin sakin izliyorum. Dünyada başka bir memlekette yaşasam kendime en yakın sosyal demokrat partiler gelirdi diye düşünürüm hep. Ama kendi ülkemde asla. Kendini ordu ile özdeş hale getirmiş, militarist ve jakoben rüzgarları ciğerlerinin en ücra köşesine kadar solumaya çekinmeyen, bence faşist hislerle dolu ve kendine “Kemalist” diyebilen tahammülsüz bir zihniyetin haline yeni genel başkanları KILIÇDAROĞLU bile tahammül edemedi. Kendi siyasi geleceğini düşünerek eski tüfeklere karşı şavaş açtı partide. Bence ilk raundu kazandı.. 1-0

 

Bekleyelim görelim.. Bu yazı serisi devam edecek.. Ama son bir tahminimi söyleyeyim. Solda yeni bir partiye hazırlanalım şimdiden. CHP kendini halka çevirdi. Yeni yönetim inşallah 2-3 yıl içerisinde eski yönetime benzemez. Zira işleri çok zor çooooookkkk… Tayyip bey hem içerde hem dışarıda koşturuyor. Bunların işi inan AKP’den bile zor. İktidara gelseler ne yaparlar inanın meraktan kuduruyorum.

 

NOT   : Cumhuriyet resepsiyonuna katılmayan/katılamayan tüm komutanlarımıza minnet ve şükranlarımı sunuyorum. Zira asker bu memlekette 4 (dört) kere darbe yaptı, hükümetler kurdu, hükümetler devirdi. Devlet protokolünü iyi bilirler. Gelmemişlerse ya da gelememişlerse bunda bir hikmet vardır diyorum. Protokolde bir başörtülü  bayanla yan yana nasıl gelsinler? Ancak şehit törenlerinde olur öyle şeyler. Cumhuriyet resepsiyonunda zinhar olmaz… Buraya kadar anladım da, yıllarca askeri yönetimlerle idare edilmiş bir memlekette asker, bu başörtüsü konusunu neden çözmemişler? Bence işi o zamanlar çözseler ne güzel olurmuş. İnanın kafam karıştı..

 

Ziya ÖZTÜRK

(05 Kasım 2010-ISPARTA)

 

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR