24 Eylül 2017 Pazar

Kadir YAVUZ / Ajans32

Çığlık Çığlığa Ses Getirdi…

25 Nisan 2015 Cumartesi 16:01

Hep şikâyet, hep şikâyet! Yaptığımın yanlışlığını geçte olsa fark ettim. Anladım ki, her çalışmanın semeresini sabredip, beklediğinizde alıyorsunuz.

Bir kitap, henüz yeni çıkmışken ve daha o kitabıma destek olanlara köşemde teşekkür edememişken, 13. Kitabıma destekler hızla artıyor.

Sözü uzatmadan ‘Çığlık Çığlığa’ kitabıma destek olanları bir yâd edeyim. Ne olur beni bağışlayın. ‘Hep kitapların, hep kitapların; başka bir derdin yok mu senin?’ demeyin, sakın. Bir insanın yaptığı işinden daha önemli bir şey olabilir mi? Elbette, çoğunlukla kitaplarımla ilgileneceğim, onlara zaman ayıracağım, onlara destek olanları da anacağım.

Yazıyorsam, yazdıklarımı koruyacağım… Kollayacağım. Yazmakla ilgili düşüncelerimi, kaygılarımı ortadan kaldıracak projeler üzerinde çalışacağım. Yazarken okuyorum diyorum ya, okuduklarımdan yazmakta ne kadar eksik, yetersiz olduğumu görüyorum, daha da bakayım ne kadar zamanda bu açığı kapatırım, o konu üzerine de eğilmek zorundayım… Eğileceğim.

Bazen eleştirilere gelemiyorum. Bilmeyenin eleştirmesinden hoşnut olmuyorum. Ancak şu kesin bir gerçek ki, her ne şekilde olursa olsun, eleştiren haklı; ben, tahammül etmeyi öğreneceğim. Şu da var yalnız, kendime çok yüklendiğim oluyor. Onda da, haksızlık ettiğime inanıyorum. Onun da, dozunu kaçırmamalıyım. Her şeyin ‘Azı karar, çoğu zarardır’ denilir ya, ona uymalıyım.

Bir ölçü ve bir ölçü birimi olmalı! Nasıl gıda ürünlerini aldığınızda, tartı cihazlarında tarttırıyorsunuz, kilosunu öğreniyorsunuz. Ölçü, ne kadar almanız gerektiğini belirler; satıcı açısından da, o aldığınız şeye ödemeniz gereken maddi değeri belirler. Karşılıklı alışverişlerde her ikisi de şarttır. Sonuçta, memnun ayrılmaktır, esas olan!

Çok yaptığım ve bundan böyle yapmayacağım şey; duyulmadığım, bilinmediğim, desteklenmediğimle ilgili şikâyet edişim.

Kendisiyle görüştüğüm hemen hemen her insan, az çok bir şekilde ilgilenmiştir. Destek olmaya çalışmıştır. Şimdiye kadar kaç kitap çıkardım ki, ne kadar ses getirsin. Ses getirmesi için, önüne bakman lazım. Yazman lazım. Bir ağaç dikiyorsun, bakım gerektiren bir sürü şeyi yapmak zorundasın. Gübre veriyorsun, su veriyorsun, toprağını kazıyorsun, budama zamanı, buduyorsun… Meyve alma zamanını bekliyorsun. Meyve toplamaysa ayrı bir sorumluluk istiyor. Bir ağaç, 5-6 yılda ancak meyve veriyor.

Onca emek veriyorsun, meyve bahçeni su basıyor, dalları börtü böcek sarıyor veya kuruyor. Sen yapman gerekeni yapacaksın, sonucu Allah’a bırakacaksın. Emeğinin karşılığını almak için bekleyeceksin. Yazmakta böyle bir şey işte! O da, emek ister.

Değerli ilim adamı, âlim, ulema, araştırmacı yazar Murat Yüksel ‘Çığlık Çığlığa’ kitabıma yazdığı sunuşunda yazmakla ilgili şöyle der: “Kadir yavuz yazmak için yazmaz. Yazmak onun için bir vasıta ve vesiledir.”

Ben, insanı yazıyorum; insanlığı yazıyorum, insan olmanın gereğini yazıyorum. İnsanlıktan uzak olanların yakınlarına çektirdiklerini yazıyorum. Elin derdiyle dertleniyorum, dert sahibi oluyorum. Onu duyuyorum, görüyorum, yazıyorum. O ağlıyor, onunla birlikte ben de ağlıyorum… O seviniyorsa, ben de seviniyorum. Ben, yazmanın bu yanından bakıyorum. Sanıyorum yeterince, ne demek istediğim anlaşılmıştır.

O halde, gelelim mi, takdiri hak edenlerin isimlerine…

“Emekli Isparta İl Müftüsü M. Emin Avcı’ya, ARC Açık Hava Reklam Ajans’ının Sahibi Remzi Ceylan’a, Av. Abbas T. Pirimoğlu’na, Yatbay Otelinin İşletmecisi Kemal Yatbay’a, Veteriner Hekim Hüseyin Antalyalı’ya, Ferah Kebap’ın Sahibi Nuri Parlar’a, Gülbirlik Genel Müdürü Hasan Çelik’e, Bayhanlar İnşaat’ın Sahibi Alper Bayhan’a, Final Dergisi Dershaneleri Genel Müdürü Şevket Ertem’e, İstanbul Final Okulları Yöneticisi Refik Koçak ve Vesim Güneş’e, Anadolu Eğitim, Kültür ve Bilim Vakfı Başkanı Hayrullah Başer ve Vakfın Genel Müdürü Ali Ay’a,

Avukat Ali Osman Altınbaşak’a, Mekke Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Halil İbrahim Ertuç’a, İhlas Pazarlama Eğitim Koordinatörü Onur Ercan’a ve Sav Kasabası Belediye Başkanı Mustafa Avşar’a” her ne kadar kitabımda maddi manevi teşekkürümü ettimse de, bir kez daha bu insanların teşekkürü hak ettiklerini düşünerek, katkılarından dolayı teşekkür ediyorum.

Bundan önceki eserlerime destek olanlar, tek başına iki kitabımı birden çıkaran, Katre Unlu mamullerinin Sahibi Hemşehrim Mehmet Kayaduran’a da, yürekten teşekkür ediyorum. Şunu da, hatırlatayım; iki kitabımın basımını üstlenip, isminin bahsedilmesini istemeyen ve sadece ‘Bir dost!’ dememi isteyen güzel insanlara da canı gönülden teşekkür ediyorum.

Hani kitaba rağbet yok, sponsorluğa yanaşan yok filan diyordum ya, ne kadar yanıldığımı şimdi anlıyorum. Daha ‘Çığlık Çığlığa’ kitabımı yeni bastırmışken, 13. Kitabım ‘İnsan Ne İçin Yaşar’ kitabıma destek olanların sayısı hızla artıyor.

Bu bir yarıştır ve bu yarış bir gönül işidir. Gönül mühendisi olan bendeniz, o gönüllüleri ortaya çıkarmayı becerecek… O da, bana düşüyor.

Ancak her ne yaparsak yapalım, yaptığımız işe Allah’ın müsaadesinin olması gerektiğini unutmayalım. O müsaade etmedikçe, bir yaprak dalından kopup, yere düşmez.

Şimdi ‘İnsan Ne İçin Yaşar’ kitabıma katkıda bulunmak için bana destek olanları nasıl yâd etmeyeyim… Kimlermiş o gönüllüler!

MERKO AVM Finans Müdürü Süleyman Lütfi Ergün, Gelendost Belediye Başkanı Mehmet Sezgin, Isparta Müftü Yardımcısı Veli Bilgiç, Emre Tekstil San. Tic. Ltd. Şti.’nin Sahibi Mustafa Emrem, Tertibim, gazeteci M. Ali Çelik, Sav Kasabası Belediye Başkanı Mustafa Avşar, Kiler Market’in Müdürü Rıza Kahraman, İhlas Pazarlama Eğitim Koordinatörü Onur Ercan, Metro Mühendislik’in Sahibi Mustafa Özaydın, Füruzan Konak’ın İşletmecisi Süleyman Kır, Gülbirlik Genel Müdürü Hasan Çelik, Gramofon Kafe’nin Sahipleri Hasan Büyükçam ve K. Cem Erdal… Ve daha kim bilir kimler dâhil olacak bu listeye!

Şimdiden kendilerine teşekkür ediyorum.

Demek ki, ‘Çığlık Çığlığa’ ses getirdi. Oh be! Şükürler olsun.

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya 1 yorum yapıldı.
    YAZARLAR