24 Eylül 2017 Pazar
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
31 Ocak 2012 Salı 15:23

Çok Sesli S.D.Ü. Artık Yok mu Oluyor!

SDÜ Öğrencisi ve Türkiye Gençlik Birliği (TGB) Isparta Şube Başkanı Serhat Çığla, SDÜ Batı Kampüsünde bulunan kafeteryada Ermeni tasarısını protesto etmek amaçlı bildiri okuduğundan dolayı hakkında disiplin soruşturması başlatıldı.
Çok Sesli S.D.Ü. Artık Yok mu Oluyor!

TGB Isparta Şube Başkanı Serhat Çığla konuyla ilgili bir basın açıklaması yaptı. Çığla açıklamasında “Bildiğiniz üzere, Fransız Parlamentosu 22 Aralık 2011 tarihinde, emperyalist bir yalan olan Ermeni Soykırımını İnkâr Yasası’nı kabul etmişti. Bu gelişmelerin üzerine, TGB adına üniversitemizde sözde soykırımı protesto eden ve AKP’nin ikiyüzlülüğünü anlatan duyurular ve açıklamalar yaptık. Bu eylemlerimiz nedeniyle hakkımda üniversite yönetimi tarafından disiplin soruşturması açılmıştır. Soruşturma açıldığı elden tebliğ edilmiş ve verilen tebligatta aynen şu ifadeler kullanılmıştır: Üniversitemiz batı yerleşkesinde bulunan kafetarya içinde öğrencilere hitaben izinsiz olarak Ermeni tasarısını protesto etmek amaçlı bildiri okuduğundan dolayı; hakkında disiplin soruşturması başlatılmıştır” dedi.

SDÜ ERİVAN’DA MI?
Çığla, “Buradan anlaşılıyor ki; SDÜ’ de Ermeni soykırımı yalanını protesto etmek disiplin suçu olarak görülmektedir. Yoksa SDÜ, Isparta’da değil de, Erivan’da bir üniversite midir?” diye sordu.SDÜ girş kapılarında yer alan bir yazıyı hatırlatan Çığla, “Bakınız: SDÜ giriş kapılarında bulunan yazıtta, şu cümle aynen yazmaktadır: ‘SDÜ, baskıcı, hapsedici bir üniversite modeli yerine, eşitlikçi, demokratik, tüm görüşlere açık olan, ayırıcı değil kucaklayıcı, bölücü değil birleştirici olan bir modelin öncüsüdür ve giriş kapıları bu modelin simgesidir.’ Soruyoruz! Hapsedici, baskıcı olmamak; eşitlikçi, demokratik olmak, Ermeni soykırımı yalanını protesto edenlere disiplin soruşturması açmak mıdır?” dedi.

AUDİ’Yİ HATIRLATTILAR
Çığla açıklamasında “Üniversitemiz o kadar demokratik, o kadar özgür bir üniversitedir ki, bizler kendi kantinlerimizde Ermeni soykırımı yalanını bile protesto edememekteyiz. Baskıcı zihniyet, özgürlük düşmanı zihniyet budur. Bu zihniyet özgürlüğü, üniversitede ‘özgür alan’ denilen daracık yere gömer, Teknoloji Fakültesi laboratuar ihtiyacı duyarken, 200 milyarlık Audi’ler alır, hesap sorulduğunda ise ‘Ben zencimiyim ki almayayım’ diye açıklamalar yapar. Esas, üniversitenin temel ihtiyaçlarını karşılamak yerine araba alarak siyahi insanları küçümseyenleri ve Ermeni Soykırımını protesto edenlere soruşturma açanları biz soruşturuyoruz. Kurumumuzdan özür dilenmesini talep ediyoruz. Üniversite içindeki bu anti-demokratik uygulamalara boyun eğmeyeceğiz. Sonucu ne olursa olsun mücadelemizde kararlıyız. Türkiye Gençlik Birliği, önümüzdeki dönemde de tüm bu özgürlük ve öğrenci düşmanlarına rağmen soykırım yalanına ve baskıcı zihniyete karşı net tavrını gösterecektir” diye konuştu.

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere 9 yorum yapıldı.
    YAZARLAR