21 Eylül 2017 Perşembe
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
18 Mayıs 2013 Cumartesi 14:59

Çözüm Mü Çözülme Mi?

Türkiye Kamu Sen İl Temsilcisi Ali Balaban, yaptığı açıklamada hükümet tarafından çözüm süreci diye telaffuz edilen süreci eleştirdi. Balaban, "Çözüm mü, çözülme mi?" diye sordu.
Çözüm Mü Çözülme Mi?

Balaban'ın açıklaması şöyle; "Sözde açılım adı altında başlayan çözülme sürecinde Türk milleti bölücü kuşatmaya alınmış, İmralı canisini AKP hükümeti kendisine muhatap kabul etmiş ve bölücü terör örgütünün talepleri doğrultusunda yeni bir anayasa hazırlamaya başlamıştır.

Barış düşmanla yapılır. Peki, bizim düşmanımız kimdir? Kürt halkı mı? Milletimizin ayrılmaz bir parçası olan Kürtlerle Türkler arasında bir savaş mı vardır ki, Kürtlerle barış yapılsın.

Bizler “Bayrak inmesin, Ezan dinmesin” diyerek mücadele eden, “ilkemiz, önce ülkemiz” düsturuyla hareket eden bir sivil toplumunun temsilcisiyiz.
Ülkemizde barışı herkesten çok biz istiyoruz. Türk milleti olarak barışı istemeyen birilerinin olacağını tahmin etmiyoruz.

Ancak, “Bayrak inmesin, Ezan dinmesin” diyenlerle bu memleketi etnik olarak bölmek, parçalamak isteyenleri aynı kefeye koymamak lazım. Terörist ile Mehmetçik aynı terazide tartılamaz. Hainlerle şehitleri bir tutanlar da Türk olamaz.
Habur hafızamızda, Aktütün hafızamızda, PKK’nın katlettiği bebekler aklımızda. Siz Çanakkale’de yatan şehitlere baktınız mı? O tertemiz alınlarında herhangi bir köken yazıyor mu?

Bizim kürt sorunumuz yoktur. Olsaydı yıllar önce doğu ve güneydoğudan gelmiş ilimize yerleşmiş insanları milletvekili, belediye başkanı, işadamı yapmazdık. Onlar da bizim bir parçamızdır. Bizim sorunumuz terör sorunudur. Bunu böyle anlamak gerekir. Teröristler kürt kardeşlerimizin hakkını arayan, onların özgürlüğü için mücadele eden halk savaşçıları değildir. Onlar, bu ülkeyi bölmeye çalışan, yıkmaya çalışan bebek katilleridir. Türk’üyle Kürt’üyle biz biriz, et ve tırnak misali.

Sizler barış derken terör örgütüyle anlaşmayı, huzur derken rejim değişikliğini, bölgesel güç derken bölünmeyi mi kastediyorsunuz? Üniter ve millî devlet yapımızın devamından yana tavır koymayı düşünüyor musunuz? Yoksa asıl göreviniz İmralı Ayrışma Sürecine halkı alıştırmak, federatif devlete ve bölünmeye kamuoyunu ikna etmek midir?

Hükümet bu süreçte terör örgütüne hangi taahhütlerde bulundu, biliyor musunuz? Bölücü örgüt ırkçılık yaparak etnik Kürt kimliğinin tanınmasını istiyor, sizler de istiyor musunuz?

AKP hükümeti anayasada hep bölücü örgütün liderlerinin taleplerine uygun değişiklikler yapmaya çalışıyor. Anayasası terör örgütü tarafından yazılan bir ülkede hukuk kuralları işleyebilir mi?

Diyelim ki sizin dedikleriniz oldu ve ülkeye barış geldi. Devletin şekli ne olacak, bayrağı ne olacak, milli marşı ne olacak?

Gezilerinizin sonucunda Türk halkının size olan uyarılarını Başbakan’a iletecek misiniz? Başbakan’a verdiğiniz bu raporlar ciddiye alınmaz ise tepkiniz ne olacaktır?

Katiller gelir, silahıyla birlikte yüce Türk adaletine teslim olur, suçu olanlar cezasını çeker, olmayanlar da ülkesinde rahatça yaşayabilir. Barış ancak böyle sağlanır.

Analar ağlamasın diyerek, teröristin annesi ile Mehmetçiğin annesini aynı kefeye koyamayız. Analar ağlamayacaksa gelip teslim olacaklar.
Hükümet, “Barış gelecek, silahlar susacak, akan kan duracak, analar ağlamayacak” diyerek milleti kandırmaktadır.

Daha detaylı görüşlerimizi yapılacak toplantıda dile getireceğiz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Kaynak:
* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere 1 yorum yapıldı.
    YAZARLAR