23 Eylül 2017 Cumartesi

Kadir YAVUZ / Ajans32

“Dershaneler Kapatılamaz” Demiştim…

10 Ağustos 2015 Pazartesi 17:10

Bir yazımda, dile getirmiştim. Dershaneler kapatılamaz, demiştim. O günlerde, basında çıkan bütün medyatik yazarların ele aldıkları dershanelerle ilgili yazıları dosya edip; o günün Milli Eğitim Bakanına ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’e götürenler, benim yazımdan habersiz gibiydiler.

Oysa yazımdan Final Dergisi Dershanelerinin merkezine göndermiştim. Ayrıca yazım, gerek mahalli gazetedeki köşemde, gerekse internet gazetesi Ajans32’de yayımlanmıştı. Ben, o gün dershaneler kapatılamaz demiştim. Gerekçemde, öze bir teşebbüstür, vergisini veren, sigortasını ödeyen, öğretmen çalıştıran onlara ücret ödeyen bir kurum bu kadar devlete katkısı varken nasıl kapatılır, demiştim. Sonra devlet kurmamış ki, beğenmediği veya zararını gördüğü an kapatsın. Öyle ya, diyelim ki, Halk Eğitim Müdürlüğünün işlevi aklına yatmadı, size kimse engel olamaz. Kapatabilirsiniz. Yerine başka bir müdürlük kurarsınız, onu devreye sokarsınız. Gelelim Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gerekçesine… Aynen benim düşüncelerim doğrultusunda, bu gün Anayasa Mahkemesinin aldığı iptal kararı… Nedir o karar? Dershaneler bir özel teşebbüstür. O kadar öğretmen çalıştırıyor. Anayasaya göre kapatılması aykırıdır.

Dershaneler binlere varan sayısınca şubelerini kapattılar… Kimi Özel Okul oldu, kimi Temel Lise oldu, kimisi de tamamen kapattı.

Şimdi ne olacak? Geçici hükümet karara nasıl bakacak? Milli Eğitim Bakanının açıklaması, pek tatmin edici değildi. ‘Eğitim Camiasındaki aldığımız kararlar, dershanelere ihtiyaç duyulmayacağı yönünde’ deniliyordu.

Sonra dershaneler para makinesine dönmüştü, deniliyor. Özel okullar ve Temel Liseler paralı değil mi? Dershanelerin bin lira ile dört bin lira arasında verdiği hizmeti, özel okullar 8 bin lira ile 12 bin lira arasında yapıyor. Özel üniversite fiyatlarında, özel okulların olduğunu duyuyorum.

Dershanelerde, kontenjanlar vardı. Başarılı öğrenciler, üniversite sınavlarına ücretsiz hazırlanıyordu. Maddi durumu yerinde olmayan öğrencilere de, kontenjan tanınıyordu. Kimisi Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından herhangi bir dershaneye gönderiliyordu, kaydı yapılıyordu; kimisini de, velileri muhtarlıktan belge çıkarıp, dershaneye onaylatıyordu.

Orta direk ailelerin birçoğu hesaplı dershanelere çocuğunu kaydettiriyor, bir şekilde okumak isteyen öğrenciler, dershanelerden faydalanıyordu.

100 binlerce öğrenci, 10 binlerce öğretmen yani öğretim görevlisiyle, binlerce personeliyle, devlete ödedikleriyle, elektriği, suyu, reklam giderleriyle devlete vergi katkılarıyla, devletin büyük bir yükünü çeken dershaneler kapatıldı.

Onca insan boynu bükük kaldı.

Öğretmenler dershanelerinden oldu. Devlet tarafından belli bir kısmı alınacak diye bekleyenler ümit kapısının önünde sıradalar.

Dershanelerde, dişinden tırnağından kısarak biriktirdikleriyle dershaneye ortak olmuş bir sürü öğretmenin ortaklık hisseleri de gitti. Tüm birikimleri oydu. Bir kapı bulmuş çalışıyordu. Oraya yatırım yapmasının sebebi, devlete tayin yapamamış olmasındandı. Ekmek kapısıydı, dershanesi! Garantisiydi.

Çalışanların, 5’te 1’i ya alınacaktı, ya da alınmayacaktı. Henüz o bekleyenler bile sevinç yaşayamadılar. Ne olacakları belirsiz! Öyle bekliyorlar.

Şimdi ‘Dershaneler Kapatılamaz’ kararının sonucu nasıl bir yol kullanılacak. Bekleyelim görelim bakalım.

 

Bu arada, Ekim/2012’de yazdığım yazımı da, sizinle paylaşmak istiyorum.

Dershaneler Kapatılacak Mı? 18/Ekim/2012

Her ne kadar emekli oldumsa da, dershaneci olduğumu bilen birçok kimse; benimle karşılaştığında şu soruyu soruyor “Hoca’m, dershaneler kapatılacak mı?”

Ben de, kendi düşüncemi söylüyorum… Diyorum ki: “Yok kapatılmayacak” Sözümün hemen ardından “Hoca’m ama başbakan kapatılacak, dedi” diyor. Benim, başbakanın sözüne bir itirazım olmaz. Kendi inisiyatifindedir, haklı bir gerekçesi vardır ve dilerse kapatır. Haklı gerekçesi de şu sanki: “Dershaneler, Milli Eğitimin yapması gerekeni neden yapsınlar; okullarımız neden işlevini yapmasınlar? Dershaneleri kapatıp, okulları dershanelerin üstünde bir seviyeye getireceğiz.” Düşünce, çok güzel! Ben dâhil binlerce, on binlerce dershaneci o okullarda okuduk. O okullar ve o okullarda görev yapan öğretmenler bizleri yetiştirdi. Milli Eğitim’in, öğretim konusunda bir sıkıntısı yok aslında… Sıkıntı sadece sınav konusundaki eksiklikten kaynaklanıyor. Dershaneler bilgilendirmiyor, sınavlarda hızlı yani pratik soru çözme tekniğini veriyor. Sınav yerine okullarımızda öğrenme amaçlı eğitim verilse, kişisel becerilere göre de ilkokulda yetiştirmeye başlanılsa birçok problemleri çözeriz sanıyorum. Şu şartlarda ihtiyaçken, dershaneler neden kapatılsın?

Dershaneye giden gidemeyen ayrımını ortadan kaldıracak bir teşvik yöntemi getirilebilir. Bu olmadıkça o eksiklik Milli eğitimin sırtından hiç kalkmayacak ve yerine düşünülen her özel kavramı yeni bir ayrımcılığın adımı olacaktır.  

Sokak röportajlarından biriyle, konumuza açıklık getirmek istiyorum. Bir televizyon kanalında “Dershaneler kapatılacakmış, ne dersiniz kapatılsın mı?” sorusuna şöyle bir cevap verilmişti “Neden kapatılsın ki! Gerekçe ne? Dershaneler siyasi bir tercih sonucu alınan bir karar doğrultusunda açılmış değil ki, siyasi tercih sonucu da kapatılsın.” Haklı mı? Haklı. Dershaneler, bünyesinde on binlerce kişi çalıştırıyor. Bunların SGK’ya sigortasını ödüyor. Maliyeye vergisini ödüyor. Binaların kirasını ödüyor. Stopaj, Çevre Kirliliği Vergisi, Reklam, Elektrik, Su, telefon ve KDV gibi bir sürü ödemeler yapıyor. Bunların hiçbirisini devlet karşılamıyor ve üstelik devlet dershanelerin yaptıkları onca güzelliğe karşı vergi indirimi, sigorta muafiyeti veya teşvik vermesi gerekirken onu da yapmıyor. Bütün onca yükü çeken eğitim gönüllüsü dershane patronları, çok zaman birçok krize karşı sarsıntılar geçirdikleri, zarar ettikleri hâlde vergilerini verirler.

Devlete onca kârı olan dershaneleri kapattığınızda, bu açığı kim kapatacak? Okul öğretmenleri! Öğretmenler, evlerinde özel ders verecekler. Vergisiz, masrafsız kazanç elde edecekler. Gerçi bu özel ders verme olayı yeni mi? Yok! Dün vardı, bugünde var ve yarında olacak gibi! Yani, hızla artacak! Bir şeyi kapatırken bir başka şeyi destekleyici pozisyona düşeceksiniz. Ne okullar ve ne de mevcut öğretmenler, şu an ki dershanelerin yaptığı işi yapmaya hazır değiller. Milli Eğitim, şu an yıllardır tayin bekleyen öğretmenini bile istihdam edebilmiş değilken dershanelerin öğretmenlerinin durumu ne olacak? Personellerinin durumu ne olacak?

Yine sokak röportajıyla açıklık getirmek istiyorum, yukarıdaki konuya… Soruluyor, çocuğu olan bir kişiye “Dershaneler kapatılırsa ne yaparsınız? Çocuğunuzu nasıl yetiştirirsiniz?” Cevap “Özel öğretmen tutarım ama onun altından nasıl çıkarım bilemiyorum. Her branşta öğretmen nasıl ayarlayacaksın. Her öğretmen şehrin bir yerinde oturuyor sense bir başka yerinde! Onları yan yana nasıl getireceksin. Birinin evine giderken diğerine evine gelmesi teklifinde bulunacaksın ve bir de maddi boyutu var. Kaç kişi bütün dersler için öğretmen tutabilir. Ama dershaneler tüm dersler için bunu yapıyor. Bir ücretle, bütün bu dediklerimizi dershanelerden alıyoruz.” Demişti. Ne güzel özetlemişti. O yüzden bana “Dershaneler kapatılacakmış, Hoca’m! Hakikaten, kapatırlar mı?” dediklerinde “Kapatılmaz… Dershaneler kapanmaz!” diyorum.

Dershaneler yıllardır hizmet veriyor. Final Dergisi Dershanesinin ilk kuruluşunda emeği olan ben beni bildiğimden beri yani 20-25 yıldır, dershaneler kapatılacak denilmiştir: KAPANDI MI? Kapanmadı… Kapanmaz da! O kapılardan onca ekmek yiyen var… Öğretmen, idareci, halkla ilişkiler, hizmetliler, güvenlik görevlileri… Bu insanların ekmeğiyle kim oynamak ister. Hiç kimse istemez.

O nedenle bana bir daha sorsanız “Dershaneler kapatılacak mı?” ve ben üstüne basa basa “KAPATILMAYACAK” derim.

Meğer ne kadar haklıymışım! Ben demedim mi, dershaneler kapatılmayacak. Dershaneler özel okul olacak.

17 Ekim 2012 tarihli bir televizyon haberine takıldım. Dershanelerin 19 Ekim’e kadar cevaplamaları gereken bir talimatı bakanlığa sunmaları gerekiyormuş. O arada, dershanelerin kapatılması, özel okul olmasıyla ilgili düşüncelerine başvurulan bir kız öğrenci aynen şöyle bir cevap veriyor “Dershaneler kapatılacak denilirken özel okula dönüştürüldüğünde, dershanelerin oluşturduğu ayrımcılığı özel okullar oluşturmayacak mı? Ne değişecek?”

Düşündürücü değil mi?

Bakalım dershaneler ne şekilde cevap verecekler.

 

 

13 ay sonra bir yazı daha yazmışım… Başlık aynen şöyle:

“Tek Taraflı Kapatma Kararıyla Karşı Karşıya Dershaneler… 

                                                                         29 Kasım 2013

Dershanelerle ilgili çok şeyler söyleniyor bu ara! Herkes bir şeyler söylüyor sanki söylenenler eksik gibi. Yanlış demedim, eksik diyorum. Bazı karar mercilerini bilgilendirirken eksik bilgilendirdiğinizde yönetici mesabesindeki kişiler de, açıklamaları sonunda sıkıntı yaşarlar.

10 yıla yakın bir dershaneciliğim oldu. Kayıt yaptığım da, velilere ve öğrencilere hep şunu söyledim: “Dershanelerin elinde sihirli değnek yok! Çocuğunuza, sihirli değneğimizi değdirerek, üniversite sınavını kazanması için büyü filan yapmıyoruz. Çocuğun okuldan aldığı bilgilerini, sınav tekniğine dönüştürmede pratiklik kazandırmaya çalışıyoruz. Hep şunu savunmuşumdur, verdiğim örneğim okullarla ilgili şöyle olmuştur. Ben, dâhil şu dershanelerin tüm kurucuları ve sizler öğrendiğimiz her türlü bilgiyi okullarda, okul öğretmenlerimizden öğrendik. Ne yapıyoruz dershanede? Okullardan alınan bilgiye, sınav tekniğini ekleyerek; soruların, hızlı ve pratik çözülmesinin yollarını öğretiyoruz. Okullardan bir farklı şey sadece sınav tekniğidir. Yani test tekniği… Hep iddia etmişimdir: Ne öğrendimse o okullarda öğrendim… İnanıyorum ki, sizlerde öyle! Hiçbir zaman, okullardaki öğretmenler bir şey yapmıyor dememişimdir, bir tek kişinin de, böyle bir şey dediğine inanmam. Böylesi bir ifade eksiktir.” Dediğimi hatırlıyorum. Niye dediğimi hatırlıyorum dedim, o zaman dershanede çalışıyordum, şimdiyse emekliyim. Dershaneciden çok bir köşe yazarı olarak düşüncelerimi sizlere aktarmak zorundayım.

Bizim lise yıllarımız zamanında, dershane filan yoktu. Dershane, sadece Ankara’da Kızılay Dershanesi ve Büyük Başarı Dershanesi gibi birkaç dershane vardı. Çocuğunu, Anadolu’dan Ankara’ya gönderip, dershaneye yazdıran, üniversiteye hazırlattıranlar vardı. Ama mahduttu. Yani sayısı çok azdı. Anadolu’da, dershaneci zihniyetini düşünüp, geliştiren ve Ankara’ya çocuğunu gönderemeyen nice insanların umut kapısını ‘Anadolu dershaneciliği’ zihniyeti, ailelerin önlerine getirdi.

Türkiye’nin, en ücra köşelerine kadar, gerek dershane ve gerekse dergi yayıncılığıyla öğrencilere ulaşan ilk dershaneciliği Türkiye’ye yayan, yaygınlaştıran Final Dergisi Dershanesidir. Bu dershaneden sonra diğer dershaneler gelişti, cemaat dershanesi de öyle! Ama şimdiye kadar hiç ortada cemaat dershaneleri konusu yokken, ne oldu da birdenbire hükümetle cemaat dershaneleri arasında bir kavga varmış gibi bir ortam oluştu. Hiçbir zaman için böylesi bir kapatma arifesinde bu tip kavgalar fayda getirmez. Daha düne kadar cemaat iktidara, iktidarda cemaate çok yakınken aniden başlayan bu kavganın amacını anlayabilmiş değilim. Hem sonra cemaat dershaneleri zorla öğrenci kayıt etmiyor, öğrencilere sınav hazırlığı harici yanlış bir şey yapmıyor… Şunu herkes iyi bilir ki, Milli Eğitim Müdürlüğü veya daha üst kurum yani bakanlık müfettişleri, filan dershaneleri okullardan daha çok teftiş ederler. Yani sakıncalı bir şey yapmak çok zordur.

Diğer bir cepheden bakmaya çalışalım. Dershanelerin hepsine arsa verilmesi, tüm personelini devlete almak gibi şeylerin devlete getireceği yükünün altından nasıl çıkılacağını doğrusu çok merak ediyorum… Endişeyle sonucun hiçte hoş olmayacağını tahmin ediyorum.

Dershaneler özel olduğu için, öğrencilere, onların ailelerine yani velilere büyük maddi yükler getirdiğini söylerken; özel okulların velilere nasıl bir maddi yük getireceğinin altını çizmekte fayda var, sanırım. Devlete getireceği yükte ayrı… Şimdiden mevcut özel okulların öğrenci sayısına bakılıyor mu? Isparta’da, özel okullar tam kapasiteyle çalışmıyorlar yarın siz her dershaneyi özel okula dönüştürüp, ardından her sınıfındaki eksikliği +15’le tamamlayacağınızı söylüyorsunuz; bu kadar desteğin, getireceği külfeti hazineden mi, karşılayacaksınız? Eğer dershaneleri kapatma gibi kesin bir karar içindeyseniz, hani herhangi bir tehlikeli yönünden dolayı böyle bir gayeniz varsa ‘ki, durum onu gösteriyor’ özel okul olduğunda, tehlike daha büyümez mi?

Ayrıca, dershaneler velilere büyük bir yük deniyor, özel okulun altından bu insanlar nasıl çıkacaklar. Özel okulların yıllık ücretleri, dershane ücretlerinin en az 5-6 katı!

Dershaneler, size maddi yük getirmedikleri gibi ödedikleri vergi, stopaj, KDV, sigorta, belediye emlak, temizlik, su, reklam harç ve vergileriyle katkı sağlıyorken, bunların hepsi devlet kesesinden eksilmeyecek mi?

İlla ‘kapatacağım’ sözü bana şeyi hatırlatıyor… Savaşan iki devletten birinin tek taraflı ‘ateşkes’ ilan etmesi gibi bir şey olmuyor mu? Biri, ateşkes ilan ediyor, diğeri ateş etmeye devam ediyor… Ateşkes ilan edilmesine aldırış etmiyor bile!

Isparta Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Özcan Pınarcı, dershanelerin kapatılmasıyla ilgili “Dershanelerin kendiliğinden doğmayıp, arz-talep ilişkisi içinde doğduğunu” söylüyor. Özelleştireyim denilen şey, zaten özel teşebbüsün eseridir. Herhangi bir kanunla getirilmiş bir hüküm değil ki, çıkaracağın yeni bir kanunla da ‘eskinin hükmü kalmamıştır’ diyesin. Doğru mu? 

Hiç yoktan büyük kavgalara sebebiyet veren dershanelerin kapatılması fikrini gelin halka soralım… Acele etmeyelim.

Milletin sesine kulak verelim… O ne diyorsa, onu yapalım.

Bu hafta, meclise gelecek olan dershanelerin kapatılması veya kapatılmaması kararı umarım, dershane yöneticilerinin lehine tecelli eder. Binlerce gönüllü dershaneci, ekmek kazancının peşine düşmüş, dershanesine çeyrek asırdan fazla zaman harcamış… Emeğinin karşılığını almak için hükümetin kararını bekliyor. Tasarı kanunlaşmadan bunların göz ardı edilmemesi temennim… Ne diyorsunuz, haksız mıyım?

 

 

 

 

    

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR