23 Eylül 2017 Cumartesi

Neriman CANBOLAT / Ajans32

Dert + Dert + Dert = Feryat

23 Ağustos 2012 Perşembe 18:10

         Öğretmenlerimizin feryadı dinmek bilmiyor

    Son iki makalemde konu aldığım 4+4+4'le alakalı yazımın ilgi duyulacağını biliyordum ama bu kadar ilgi duyacağını beklemiyordum. Makaleme yapılan yorumları okurken duygularıma hakim olamadım bende onlarla beraber ağladım. Velilerin sıkıntıları, okula başlayan çocukların sıkıntıları, öğretmenlerin açıkta kalma sıkıntıları, eşlerin farklı yerlerde görev yapma sıkıntıları bir anda yüzlerce yorumların arasında beliriverdi. Yazık ama değil mi? Üzerimizde bu kadar emeği olan öğretmenlere... Milli Eğitim Camiası tarihinde böyle bir kargaşayla karşılaşmadı.
 
Yetkililere bakıyoruz sanki ortalıkta hiç sıkıntı yokmuş gibi olanlara hala sessiz kalıyor, bu insanların derdine çareyi kim bulacak. Bunca ağlayan, eşinden, çocuğundan ayrı kalan, psikolojisi bozulmuş öğretmenler, hesabı yapılmayan sisteminin eseridir.
Evet, sistemin getirileri sizlere göre belki çok fazla olacaktır ama plan-program yapmadan deneme yanılma usulüyle uygulanan bu sistemin şu anda açtığı yaralar bu sistemin olabilecek getirilerini şimdiden örtmüş durumda. Artık bu psikolojiyle görevini yapmaya çalışacak bir öğretmenden ne verim beklenebilir.

Başvuru tarihini iple çeken öğretmenler dün itibari ile büyük bir ümitle başvuru ekranına girdi ve çoğunluğunu sınıf öğretmenlerinin oluşturduğu 10 binlerce öğretmen karşısında şu yazıyı gördü:”İLDE ALANINIZDA BOŞ KONTENJAN BULUNMADIĞINDAN BAŞVURU YAPAMAZSINIZ.” Bırakın tercihlerini yapıp acaba çıkar mı diye beklemeyi, artık kesin olarak eşlerinden ve çocuklarından ayrı kaldıkları kesinleşti.

İşte bu durum sonrasında okurlarımın ve mağdur öğretmenlerin feryatlarını sizinle paylaşıyorum.

Deryada-katre: Ne yapacağımı ne düşüneceğimi bilmiyorum. 2 aylık evliyken ayrıldım eşimden. Şimdi ilde "bir tek okul" bile yok. Beynim nutkum durdu. Koca bir sene daha nasıl göğüs gericeğiz. İzne de ayrılamıyorum. Kardeşlerime bakmam lazım. Ama hayatım..evliliğim. Şimdiden evimi, eşimi çok özledim.

Nefi35: Ahhh arkadaşım ah... Sen 2 aylık evlisin ama biz 11 yıllık evliyiz. 15. senemizi çalıştık. 9 yaşında oğlumuz var ve ben İstanbul'da iken eşim sınıfçı ve Samsun'da kaldı. Biz ne yapalım? Dizlerimiz tutmuyor hala...

Yalnz: 1 yılımı tamamlamıştım geçen şubatta. Yapmayacağız dedi yıkıldım. Sonra yapıyoruz dediler umutlandım, sevincim 1 gün sürmedi. Dediler ki: “Aralıkta 1 yılı dolanlar” benim şubatta doluyordu 1 ayla kaçırdım. Yarım dönem bekliyim dedim yaza gelirim dedim deprem oldu bu arada Van’da. Şimdi sayfaya bakıyorum ilinizde kontenjan yok diyorlar kahretsin ya ağlamaktan gözlerim şişti. Eşime evime doyamadım. 1 yıl daha ayrı kalmak mı, dayanamam kahrolurum. Yalvarırım yetkililer bir şey yapsın. Bitsin bu çile, ne olur.

İmt-teacher: Anneden babadan ayrı nasıl büyür çocuk dediğin? Dahası ayrı gayrı yaşanırsa nerede kaldı aile kavramı? En merak ettiğimde MEB ayırdığı öğretmenlerden nasıl performans umuyor? Kendi çocuğuna kavuşamayan ve aklı her an onda olan bir öğretmen, başkalarının çocuğuna nasıl ders anlatacak? Profesyonellik de bir yere kadar. Evlat bu...

Öğrt özlem: Allah bunları bildiği gibi yapsın. Iğdır’dan Antep’e gelemiyorum. Kızım ben babamdan ayrılamam diye ağlıyor oğlum daha 1,5 yaşında. Ne yapacağımı bilemiyorum.

Esrakupcu: 1,5 sene 2 bebeğimle güneydoğuda yalnız kaldım. Her gün ağladım, her gün dua ettim. Allahın izniyle ben kavuşacağım yuvama, ilimde çok açık var.(okulöncesi-İstanbul) ama inanın şimdide sizler için dua edeceğim. Benim yaşadığım bu mutluluğun bin katını; eşinin, evladının, yuvasının, ana babasının hasretini çeken herkes yaşasın inşallah. Allah yardımcınız olsun, diyecek bir şey bulamıyorum, adınıza çok üzgünüm…

Külpisisi: Lanet olsun böyle bir sisteme. Bende yeni evliyim evimi barkımı kurdum eşimi nasıl bırakacağım... Dünden beri eşimle tartışıyorum ne olacak nasıl yapacağız diye... Ağlamaktan gözlerim şişti...

Funda24: Uyku bile uyuyamıyorum o kadar yorgun o kadar bitkinim ki, düşünmekten bıktım. Yeni evliyim, doğunun ücra bir köyünde öğretmenim, ücretsiz izne ayrılamam çünkü babamın sigortasını ödüyorum. Allah hepimize yardım etsin bizi bu duruma düşürenleri Allah a havale ediyorum.

Yazda: Ben 3 çocuğumla ortada kaldım üçü de küçük. Ne yapacağız şimdi? İkisi okula başlayacak. Annesiz nasıl olacak. Kaldığım yerde ev bile yok. Öğretmenevinde bekar hayatımı yaşayacağım? Borç içindeyiz. Nasıl ücretsiz izne ayrılalım? Geceyi hastanede geçirdik..

Sinem ozmen: Çok kötü durumdayız çok. Ben eşime ve çocuğuma bakıp ağlamaktan uyuyamıyorum. Bizi bu duruma düşürenler rahat uyuyabiliyor mu acaba?
Eminim sizler de yorumları okurken benim gibi gözyaşı döktünüz. Bizler sadece bu işi dışarıdan takip eden insanlarız. Ya bu ateşin ortasındaki öğretmenler daha neler hissediyordur hiç düşündünüz mü? Etrafımdaki birçok öğretmenin yanıma gelip dertleşirken seslerinin titremesi, umutsuzca bir çıkar yol aramaları, bir hafta sonra eşinden çocuğundan ayrılıp görev yerine dönecek olması beni derinden yaralıyor.

İL/İLÇE emrinin hemen geri verilip bunca mağdur öğretmenin yarasına merhem olmasını Sayın BAŞBAKANIMIZDAN arz ediyorum.

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya 90 yorum yapıldı.
    YAZARLAR