18 Ocak 2018 Perşembe

Kadir YAVUZ / Ajans32

Doğu Bölünecek Olsaydı?

05 Nisan 2017 Çarşamba 15:08

Doğu bölünecek olsaydı, şimdiye kadar çoktan bölünmüştü. Oradaki inançlı, imanlı insanın istediği şey değildi bu! Orayı türlü hilelerle bölmek, bir Kürt devleti kurmak isteğinde olan dış odaklı terör örgütlerinin isteğiydi.

Bir hayli yol denediler. Nice hükümetler, terörle baş edemeyince, yıkıldı, gitti. Yeniler de, baş edemedi. Kimisi de, üç beş terörist, dedi. Hafife aldı. Kimisi de, halkın, o bölge insanının üstüne gitti. Onları hayatından bezdirdi. Bir yandan terör onları hedef almıştı. Sıkıştırıyordu. Göbekten kendilerine bağlamışlardı. Çocuğunu dağa çıkarmış, almış götürmüş, sonra geliyor, erzak istiyor. Ekmeğini, katığını alıp, gidiyor. Vermezsen canını acıtıyordu. Bir yandan da, o günkü sistem; erzak verdiği, onları beslediği, desteklediği için vatandaşının canını acıtıyordu. Her bir şekilde oradaki insanımızın canı acıyordu.

İlk defa terörle ciddi bir mücadele edildi. Bir kere terörün Kürt halkının yanında olmadığı, Kürt vatandaşlarımıza öğretildi. Çoluğu çocuğu acımasızca öldüren, hamile kadınları öldüren, yaşlıları öldüren, bu örgüt bizim davamızı savunamaz, bizden olamaz dedi, Kürtler! Bugün, devlet her şeyiyle Kürt halkının yanında ve bu ağırlığını hissettiriyor. Millet gerçeği anladı. Onlar da, devletinin yanında şimdi!

Peki, bu kadar şey başarılmışken, tam bir referandum zamanında ‘Evet! Hayır!’ seçimi arasında, neden bu slogan ortaya atıldı ‘Doğu bölünecek!’ Yeni anayasa bölecek olsa, terör yandaşları niye ‘Hayır’ kullandırmakta diretiyor. Oyun mu? Hatırlıyor musunuz? 15 Temmuz’a da, oyun bu demiştiniz.

Geçmiş zamanlarda terörle baş edemeyenler veya orada terörün durmamasından rahatsızlık duyanlar veya yurdun her yanına sıçramasın diye düşünenler ‘Canım! Doğu’yu verelim gitsin!’ diyorlardı. Doğu, Güneydoğu verilince ateş sönecek sanıyorlardı. Bazen bunların bizim ağzımızdan değil, dış düşmanların ağzından konuştuklarını düşünüyordum.

Böyle düşünenler bizden olamazdı. Değildi de zaten! Onlar bu ülke bölünsün istiyorlardı. Her yerden saldırıyorlardı. Medya kanadından, yargı kanadından, ordu kanadından ve aydınlar tarafından! Sözde aydınlar, sözde medya temsilcileri, onlara bağlı odalar, dernekler, localar… Hemen her şeyi de koz olarak kullanıyorlar, çare bu hükümet gitmeli ve hele başındaki lider Recep Tayyip Erdoğan gitmeli deniliyordu. Önceden tecrübelilerdi. Hükümet devirmeye, dilediklerine yeni hükümet kurdurmaya alışıklardı. Öyle sandılar. Yanıldılar.

Protestolar, protestolar, protestolar! Hiçbir şey o lideri yıldırmadı. Millet kimin haklı, kimin haksız olduğunu gözleriyle gördü. Bir gerçek vardı. Böyle bir lider bugüne kadar bu ülkenin başına gelmemişti. Buna sahip çıkılması gerekti. Şahsi bir mesele gibi gösteriliyordu. Sen, ben davasına dönüştürüyorlardı. Millet yutmadı.

15 Temmuz Darbe girişimi milleti yan yana getirdi. Bir lider doğdu, o gün! O gün fark ettik. Onurumuzu, şerefimizi, haysiyetimizi o gün; taçlandırdık, o gün şahlandırdık. O gün yine al yazmalı analarımızın, helal süt emmiş evlatları, bayrağımızı göndere çekmedi mi? O gün ilk defa camilerde ezan okundu, sala verildi sandım. Kalbim yerinden fırladı. Bir millet uyandı.

Şimdi daha güçlenmek istiyor musunuz? 16 Nisan 2017 tarihindeki referandumda ‘Evet’ diyeceksiniz. Zorlama yok! Demokrasi, sandık en güzel demokratik hakkını arama veya ders verme yeridir, diyor. Demokratik hakkını kullan. Ders ver? Sen, güçlü Türkiye istemiyor muydun? Tek bayrak, tek millet, tek din ve tek vatan… İstemiyor muydun?

Kürt, Türk, Laz, Çerkez, Alevi, Sünni ayrımı bize yakışır mı?

Ben, İsmail Türüt’ün dediği gibi… ‘Ayrım yapan kalleştir/Türk milleti kardeştir.’ diyorum. Her vatansever, her vicdan sahibi kişi, bu mısraa benimle birlikte atılır… Gönülden katılır. Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle, partili partisiz, hatta CHP’li, kardeşlerimizi, HDP’ye gönül veren kardeşlerimizi ‘Evet’ demeye bekliyoruz. Her ‘Evet’te, mutlaka bir hayır vardır.

Ben 16 Nisan’daki referandumda ‘Evet’ diyeceğim, ya siz?

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR