25 Eylül 2017 Pazartesi

Kadir YAVUZ / Ajans32

Dün 8 Şehit Verdik…

28 Ağustos 2015 Cuma 17:25

Dün 8 Şehit Verdik… 20 Ağustos 2015

Hemen her gün şehit haberleriyle sarsılıyoruz. Ülkemiz kan gölüne, milletimizin gözleri kan çanağına döndü.

Bir şehidimizin annesi ‘Bu nasıl Kürt davası? Ben Diyarbakırlıyım, ben bir Kürt’üm! Benim oğlumu vuranlarda Kürt! Anlayamıyorum.’ diyordu.

Bir baba feryat ediyordu ‘Oğlumun şehit edilmesinin sorumluları Demirtaş ve Erdoğan’dır. Ne yapın edin, susturun silahları?’

Daha ne feryat ve figanlar var, yurdun dört bir köşesinde! Güneydoğu’daki vatandaşlarımız adeta bir savaşın içinde… Evleri yıkık dökük! Ateş altındalar. Ne işyerlerini açabiliyorlar, ne de evlerinde durabiliyorlar.

Kalabalıkların arasına dalıp askere polise ateş eden teröristlerin mühimmatlarıyla ve rahat tavırlarıyla görüntülerini seyrediyorum. İrkiliyorum. Kalabalığın arasına girip ateş ediyorlar. Ve şunu çok iyi biliyorlar ki, asker veya polis kalabalığa ateş edemez. Onlar kalabalıkları ateşe atabilirler… Onlar acımasızdır. Mehmetçik veya polisimiz o acımasızlığı gösteremezler.

Bir gün Malatya’dan feryat figan sesleriyle uyanıyoruz… Bir gün Osmaniye’den! Bir gün Çorum’dan anaların ağlama sesleriyle uyanıyoruz… Bir başka gün Antalya’dan!

Şehit Mehmetçiklerin hikâyeleri içler acısı! Birinin bir ayı kalmış, terhis olmaya; bir diğeri, o gün terhis olduğu gün şehit düşüyor. Helikopterde vuruluyor.

Biri yeni nişanlanmış, biri bir ay sonra evlenecekmiş, birinin ne annesi var ne de babası, dede terhis haberini beklerken, şehit oldu haberini almış.

Bir baba bağırıyor ‘Bir oğlum daha var, onu da göndereceğim. Feda olsun vatan için çocuklarım.’

Ve cenazelerde, on binler, hep bir ağızdan ‘Şehitler ölmez, vatan bölünmez’ diye bağırıyorlar.

Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız, Enerji Bakanımız sonuna kadar gidileceğini, te terörist kalmayıncaya kadar mücadele edileceğini söylüyorlar.

Enerji bakanı Taner Yıldız ‘Ben şehit olmak istiyorum’ diyor. Nasıl bir duygu ve düşünce anındaysa, ülkesi ve milleti için kendisini feda etmeye hazır olduğunu söylüyordu. Yürekten kutluyorum bakanımı!

Van’da STK’ları ‘Barış’ yürüyüşü yapacakmış.

Silvan’da mıydı, neredeydi, bir çocuk Molotof kokteyli, el bombası, roket atar ve uzun namlulu tüfeklerin mermi seslerinin arasında çiçekli bir yazı yazmış, evin penceresine asmış ‘Barış istiyorum’ demiş. Gözlerim doldu.

Kaç defa yazdım. Susturun şu silahları dedim. Susturun ne olur?

Nasıl bir mantık anlamıyorum. Herkes Erdoğan’a karşı cephe almış. Korktukları bir şey var muhakkak! Bu kadar köşke saldırmanın bir gerekçesi olması gerekmez mi? bu milletin karşısına çıkın açıklayın.

Ne zararı var köşkün size? ‘Kaçak saray’ dediniz durdunuz? Pes doğrusu, yüzde 52 halk seçmiş, ne yapalım? Aynı seçime adaylarınızı seçilsin diye koymadınız mı? Seçim demokratik değil miydi? Sandıkta hile mi yapıldı? Senin adayın seçilseydi, o zaman seçim demokratik mi olmuş olacaktı? Küçülmeyin lütfen! Az bir şey size sevgisi olan insanların bile sevgilerini kaybetmek üzeresiniz?

Tanımadığım birçok kişiyle yani sıradan insanlarla bankta, bankada bir şekilde işlem sıramı beklerken konuşuyorum. ‘Seçim olacak ne yapacağız hocam?’ diye soruyor, o konuştuğum kişiler. Samimi gördüğünden açılıyor.

Bazı şeylerde Ak Parti geri durdu, onların vaatleri bizleri etkiledi. O nedenle bu defa Ak partiye vermedim, diyorlar. Ve bana soruyorlar. İnanın hiç tereddütsüz Ak Partiye vereceğiz ve büyük bir patlama yaparak tek başına iktidara getireceğiz. Onlar da hatalarını anladılar, bu defa işçi emeklisine de, çalışanına da; memur emeklisine ve çalışanına da verecekler,

sanıyorum. Hazineden bir küçük pay bulunamadı, işçiye memura, çalışana emeklilere vermedik, ne oldu? Terörün bilançosu ne kadar? Ülkemize kaç milyon dolarlık zarar açıldı? Devletin bu zararı, milletten çıkmayacak mı? Vermediğimiz, o cimri davrandığımız küçük meblağ, büyüdü… Hepimizin canını yakacak. Soruyorum şimdi, vermemekle iyi mi ettik, kötü mü ettik?

Son bir defa daha hep birlik olalım. Görüyorsunuz ülkenin halini… Piyasalar allak bullak… Döviz almış başını gidiyor. Tabii bankaları yabancılara sattık. Ne büyük bir keyif vermişti değil mi? yabancılar bankalarımıza talip olmuşlardı. O günlerde çokta ihtiyacımızın olduğu günlerde nice yaralarımıza merhem olmuşlardı. Sonra onlara savaş açtık. Onlarında elleri armut toplamıyor herhalde! Görevlerini yapıyorlar. Ne şekilde hareket etmeleri gerekiyorsa onu yapıyorlar. Ellerine verilen ev ödevlerini başarıyla yapıyorlar.

Şimdi yazıyı gazeteye verirken, yeni şehit haberleri olmaz inşallah diye dua ediyorum. Evet onlar şehittir, şehitler ölmez; ama yazık akan kana… Gencecik vatan evlatlarını ateşe atmayalım. Durdurun akan kanı, susturun silahları?

Dün 8 şehit verdik. Şehitlerimizden biride Burdur’dan… Burdurlu hemşehrilerimin acılarını paylaşıyor, şehide Allah’tan rahmet diliyor, mekânı cennet olsun diyor, yakınlarına baş sağlığı diliyorum.

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya 1 yorum yapıldı.
    YAZARLAR