07 Aralık 2016 Çarşamba
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
26 Ekim 2016 Çarşamba 14:09

Dünya Bu Sanatı Görmeli

Dünya Bu Sanatı Görmeli
Dünya Bu Sanatı Görmeli


Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın, 29 Ekim’de Gökkubbe Fuar Merkezi’nde açılacak olan ‘Cumhuriyet Kadınlarımızın Geçmişten Günümüze Antik El İşi El İzi’ Sergisi’ne tüm Isparta halkını davet etti.

Isparta Belediyesi’nin el sanatları ve oymacılık alanında ustalar yetiştirdiğine dikkat çeken Günaydın, “Tüm dünya bunları görmeli. Bugün birçok değerimiz kaybolmuş. Makine ve otomatik sanayi bütün el işini yok etmiş. Artık ninelerimizin sandığında bile bir şey bulamıyoruz. Onun için bu Anadolu boyutunu aşan bir çalışma bu. Folklor denilince aklımıza oyun havası gelir. Ama esas folklor benim bahsettin konudur. Folkloru biz şuanda günümüze çağdaş olarak getirdik. Şuanda bu konuda 32 ustamız yetişti. İpek kumaş üzerinde çalışıyorlar. Bu kumaşlar natürel el dokuması kumaşlar. Ayrıca iplik kozasından yapılıyorlar. Bu konuda Isparta’da 1,5 yıldır çalışılıyor. Ayrıca ahşap alanında da çalımalar yapılıyor. Bunlar Gökkubbe’de sergilenecek” diye konuştu.

Isparta Belediye Başkanı Yusuf Ziya Günaydın, dün düzenlediği basın toplantısında 29 Ekim’de Gökkubbe Fuar Merkezi’nde açılacak olan ‘Cumhuriyet Kadınlarımızın Geçmişten Günümüze Antik El İşi El İzi’ Sergisi’ne tüm Isparta halkını davet etti. Belediyenin el sanatları ve ahşap oymacılığı konusunda eşsiz eserlere imza attığını belirten Günaydın, tüm dünyanın bu eserleri görmesi gerektiğini vurguladı.

ÖLÇÜ DEĞERİMİZİ İYİ ANLADIK

Oymacılık ve el sanatlarında zirve noktasına geldiklerini anlatan Günaydın, şunları söyledi: “O zirvede bir fuar düzenliyoruz.29 Ekim Cumartesi günü Gökkubbe’de fuar düzenleyeceğiz. Bunun mikrosunu TÜYAP Fuarı’nda denemiştik. Kafamızda bir hedef var. O hedefin ne derece olduğunu TÜYAP’ta göstererek, bir ölçü değerimizi anlamak istedik. Ölçü değerimizi iyi anladık. Gökkubbe 9 bin m2, içerisinde 4 bin m2’de çalışmamız var. Türkiye’de buna benzer çalışma oluyor. Ama 1200 m2’yi geçen bir sergi yok Türkiye’de.

32 USTA YETİŞTİRDİK

Bugün birçok değerimiz kaybolmuş. Makine ve otomatik sanayi bütün el işini yok etmiş. Artık ninelerimizin sandığında bile bir şey bulamıyoruz. Onun için bu Anadolu boyutunu aşan bir çalışma bu. Folklor denilince aklımıza oyun havası gelir. Ama esas folklor benim bahsettin konudur. Folkloru biz şuanda günümüze çağdaş olarak getirdik. Şuanda bu konuda 32 ustamız yetişti. İpek kumaş üzerinde çalışıyorlar. Bu kumaşlar natürel el dokuması kumaşlar. Ayrıca iplik kozasından yapılıyorlar. Bu konuda Isparta’da 1,5 yıldır çalışılıyor.

ARTIK NİNELERİMİZİN SANDIĞINDAN ÇIKANI YAPIYORUZ VE ÇOK ÖNE GEÇMİŞ DURUMDAYIZ

Hesap işi diye bir işleme vardır, bunu geri getirdik. Bezeme şeklinde yaptık. Türk işi, Süzeni, Antep işi, Antika, Tohum İşi, Gölge İşi, Kanevice, Maraş ve Beyaz İş’i günümüze getirdik. Ninelerimizin sandığından çıkan bunları yapamaz hale geldik. Ama artık ninelerimizin sandığından çıkanı yapıyoruz ve çok öne geçmiş durumdayız.

TÜRKİYE FOLKLORUNU ORTAYA ÇIKARIYORUZ

Geçen hafta 5 günlük seyahat yaptım. Eşimi ve 2-3 ustamızı yanıma aldım. Alanya, Anamur, Mersin, Tarsus, Çamyayla’ya gittik. Bu konularda incelemeler yaptık. Gaziantep’te bu konuyla ilgili 1200 metrekare yerde açtığı bu çalışmalar görüldü. Bizim çalışmaların esamesi bile yok. Bizim açık arayla Türkiye’de önde olduğumuz ortaya çıktı. Biz Türkiye folklorunu ortaya çıkarıyoruz. Isparta’da Cumhuriyet kadınlarını bunu ortaya çıkarıyor.

10 TABLOMUZ YER ALACAK

7 yıl önce kurduğumuz oymacılık sanatı fuarımızda yer alacak. Dünyaca en meşhur tablolar ahşaptan yapılıyor. Bu da emsalsiz bir olay noktasına geldi. Bu konuda mütevazi olmaya hiç gerek yok. Hiç kimsenin erişemeyeceği ahşap üzerinde tablolara erişen tek yer haline geldik. 10 tane tablomuz yer alacak. Bunların hepsi dünya çapında tablolar. Birisi Japon ressamın ahşap üzerinde yaptığı bir tablo. 1832’de yapılan bir tablodur. Picasso’nun 1940’ta yapılan önemli bir tablosu var. O da bu sergiye katılacak. Meryem’i anlatan Dali ismi ile geçer bu da dünyaca ünlü çok meşhur tablodur. Bunun 3 boyutunu yaptık. Sanat değerinin yüksek olduğu söylenilen bir tablodur. 5. Tablo ise Van Gogh’un tablosu Yıldızlı Geceler eseridir. Birinci tablosu bitti. 2. Tablosu da bitmek üzere. Çığlık diye ünlüce bir tablo var bunu da tablo haline getireceğiz. Çok ünlü bir tablomuz daha var. Ozan Hamdi’nin yapmış olduğu ‘Kaplumbağa Terbiyecisi’ adlı bir tablo var. Çok yüksek bir ebatta başka bir benzeri olmayan eserdir. Bu eserler yeni yapacağım müzeye koyacağım. Sadece oymacılık sanat eserlerinin sergilendiği bir müzeden bahsediyoruz ve herhangi bir kar amacı düşünmüyoruz. Bir tabloyu bir kere yapma gibi bir düşüncemiz var. İkinci bir kopyasını yapma gibi bir düşüncemiz yok. Belini’nin bir tablosu var. Halktan yetişme bir ressam olan Bedri Rahmi’nin da bir tablosu var. 10. ve son olarak da ‘Gül Hayat Isparta’ tablomuz var. 10 tane tablo ile bu fuara katılıyoruz. Dünya tablolarını güzel bir şekilde yapan bir kişi kendi de düşünceleri ile bir tablo tasarlayabilir diye düşünerek kendi eserlerimizi yapmaya hazırlanıyoruz. Isparta ile ilgili çok büyük bir tablo yapmak için düğmeye bastık. Bu yapılan tablolar Isparta ile ilgili olmasına rağmen evrensellikte de yer alma şartı var. 2-3 sene sonra kendi tablolarımızla da ayrı bir gün sergi yapacağız.

ISPARTA’NIN BU DEĞERLERİNİ ULUSAL KANALLARA ÇIKARMAMIZ GEREKİYOR

İstanbul fuarına katıldığımızda çok şaşırdılar. Isparta Belediyesi bu türlü bir çalışmayı nasıl yaptılar gibisinden sorulara maruz kaldık. Tablolarımızın hepsini satın almak isteyenler bile oldu. Satmayacağımızı söylediğimizde de ticarette amatör olduğumuzu belirttiler. Şu ana kadar ticari olarak hiç düşünmedik ama bundan sonra ticari olarak satış yapmayı düşünüyoruz. Paris’te gerçekleştirilecek fuarda satışa çıkaracağımızı düşünüyorum. Burada bin lira yapan tablo Paris’te 20 bin liraya kadar çıkacaktır. Koca bir tablo sadece bir ağaçtan yapabiliyoruz. Ahşapta boyama sanatında dünyada bir numarayız. Edremit’ten rica ederek bir boyama sanat ustasını getirttik. Bu sanatı uygulayan kişi profesör. Bir haftalığına gelmesine rağmen üç hafta kaldı kendi isteği ile. Giderken de neden üç hafta kaldığını söyledi. Ben çok bir şey öğrettiğimi sanmıyorum. Asın ben öğrenerek gidiyorum demişti. Türkiye’nin en iyi boyama sanat ustası olarak görülen profesör Isparta’ya geldiğinde bizden çok şey öğrendiğini söylüyor. Isparta’nın bu değerlerini ulusal kanallara çıkarmamız gerekiyor. Bu yaptıklarımızı göstermek için sergi yapmak lazım. Bu yaptıklarımızı çamaşır ipine asar gibi asmıyoruz.”

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR