20 Eylül 2017 Çarşamba

Onur ERCAN (Sesli & Yazılı Makale) / Ajans32

Dünya kadınlar günü

08 Mart 2013 Cuma 01:38

Kadınlar Gününün Tarihçesi


Her yıl 8 Mart’ın Kadınlar Günü olarak kutlanması aslında trajik bir öyküye dayanmaktadır. Bu günün adı tam olarak “Dünya Emekçi Kadınlar Günü”dür.


Amerika New York’ta 8 mart 1857 tarihinde gerçekleşen üzücü bir olay bu tarihin her yıl Kadınlar Günü olarak “anılmasına” neden olmuştur. zira 8 mart 1857 tarihinde New York’taki bir tekstil fabrikasının 40 bin işçisinin daha iyi koşullar için yaptıkları grev onların sonunu hazırlamıştır. grevi engellemek isteyen polislerin, işçileri fabrikaya kilitlemesi ve ardından fabrikada yangın çıkması işçilerin feci şekilde can vermesine sebep olmuştur. bu olayda ölen 129 işçinin birçoğunun kadın olması, 8 mart tarihinin anma günü olmasına neden olmuştur.

1910 yılında Almanya Sosyal Demokrat Partisi liderlerinden Clara Zetkin’in teklifi üzerine her yıl 8 mart tarihinde yangında ölen kadın işçilerin anılmasına karar verilmiştir. ancak anma törenleri 8 mart’ta değil, her yıl ilkbahar ayında herhangi bir tarihte yapılırken 1921 yılından itibaren 8 mart olmasına karar verilmiştir.


I. Dünya Savaşı sonrasından II. Dünya Savaşı’na kadar geçen sürede bir çok ülkede Dünya Kadınlar Günü’nün anılması yasaklansa da 1960′lı yıllardan itibaren tekrar anılmaya başlanmıştır. Nihayet 1977 yılında Birleşmiş Milletler tarafından 8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olarak anılması resmen kabul edilmiştir.

İslamiyet’ten önce kadının hiç değeri yoktu. Araplar, kız çocuklarını diri diri gömüyorlardı. Kâbe etrafında bile kadınlar çıplak dolaşırlardı. Müslümanlık gelince bu kötü âdetler son bulmuştur.


Bugün de dünyanın birçok yerinde kadınlar horlanmaktadır. Rusya’da da kadına zulmedildi. Zorla Kolhozlara sokuldu. Erkek gibi, en ağır işlerde, erkek şeflerin baskısı altında, insafsızca boğaz tokluğuna, hayvanlar gibi, en ağır işlerde zorla çalıştırıldı. Fakat zulüm payidar olmadı. Bilinen akıbete uğradı.

Hür dünya dedikleri Hıristiyan ülkelerde ve İslam ülkeleri denilen Arap ülkelerinde, (Hayat müşterektir) denilerek, kadınlar da, fabrikalarda, tarlalarda, ticarette, erkekler gibi çalışıyorlar. Çoğunun evlendiklerine pişman oldukları, mahkemelerin boşanma davaları ile dolu olduğu, günlük gazetelerde sık sık görülmektedir.

Bir kadın yazar da diyor ki:
(Ne zaman bir fuara gitsem, bacaklarını açıp son model arabaların üstüne oturmuş mini etekli mankenleri görsem içim kalkıyor, midem bulanıyor. Ve şaşıyorum: İyi kötü birer kişilikleri olan bu kadınlar, orada öylece durup o arabaların birer aksesuarı gibi pazarlanmayı nasıl içlerine sindiriyorlar? Hem, kadın cinsini bu kadar aşağılatan o kadınlara karşı, hem de onları oraya oturtup müşteriyi kandırarak mal satmaya çalışanlara karşı öfke doluyor içim.)

Kadınlar, İslam dininin kendilerine verdiği kıymeti, rahatı, huzuru, hürriyeti ve boşanma hakkına malik olduklarını bilmiş olsalar, bütün dünya kadınları, hemen Müslüman olurlardı.

Müslümanlıkta kadın sultandır. Dinimiz kadına çok değer vermiş, erkeğe de çok mesuliyet yüklemiştir. İslamiyet’te kadın ev içinde ve dışında çalışmak, para kazanmak zorunda değildir. Evli ise erkeği, evli değilse babası, babası da yoksa, en yakın akrabası çalışıp onun her ihtiyacını karşılamaya mecburdur. Kendisine bakacak hiç kimsesi bulunmayan kadına, devletin yardım sandığı bakar.

İslamiyet’te geçim yükü erkek ve kadın arasında paylaştırılmamıştır. Bir erkek, hanımını tarlada, fabrikada veya herhangi bir yerde çalışmaya zorlayamaz. Eğer kadın isterse ve erkek de razı olursa, kadın kendine uygun bir işte çalışabilir. Fakat, kadının kazancı kendisinindir.

Müslüman kadının ev işi yapması bir ihsandır, çok sevaptır. Yapmazsa, günaha girmez. Zorla yaptırılamaz. Resulullah efendimizin zamanından bugüne kadar, Müslüman kadınlar bu ihsanı yapmıştır.

Her kadın, bir erkeğin ya kızıdır, ya kardeşidir, yahut hanımı veya annesidir. Kadınlara kötü şeyler reva görülmemeli, onlara layık olduğu değer verilmelidir. (R. Nasıhin)

Bu vesileyle bütün dünyada kadına gereken değerin verilmesi temennisiyle bu günlerini tebrik ederim...

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya 1 yorum yapıldı.
    YAZARLAR