21 Eylül 2017 Perşembe

Onur ERCAN (Sesli & Yazılı Makale) / Ajans32

Eğirdir Evliyası Şeyhülislam Berdei Hazretleri.

29 Temmuz 2012 Pazar 15:36

   Anadolu’yu aydınlatan meşhur velilerden 14. Yy da yaşamıştır. Osmanlı padişahı Kanunu Sultan Süleyman Han zamanında Hamidi’li Isparta valisi Hızır beyin davetiyle Horasan’dan Anadolu’ya gelmiş Eğirdir’de eğirdir gölünün kenarında Mezar-ı Şerif denilen yerde yerleşmiştir, Şeyhül İslam Berdei diye de tanınır kabri oradadır.

   Osmanlı Valilerinden o zamanki adıyla Hamidiye’li diye anılan Hızır bey Alimleri ve Velileri çok sever hürmetle himaye ederdi. Bir defasında hacca gitmişti. O sene evliyanın meşhurlarından Berdei Sultanda haç ibadetini yapmak için Mekke’ye gitmişti. Bu zat Kabeyi tavaf ederken Hızır bey onun büyük bir veli olduğunu anlayıp tanıştı. Sohbet sırasında kendisinin bir Osmanlı valisi olduğunu söyledi.

   Sonrada Vali olduğu yeri tanıtıp davet etti. ''Valisi bulunduğum diyarın havası suyu pek güzeldir. Beldeleri köyleri bağlık bahçelik bir memlekettir, fakat halkına İslamiyetli anlatıp rehberlik edecek bir Mürşidi Kamil yetişmiş ve yetiştirebilen bir rehber yoktur. Bu sebeple halk nefslerine uymuş ve bozuk bir haldedir. Acaba siz lütfedip o diyarın halkını irşat için oraya buyursanız olmaz mı? Büyük ve hesapsız sevaba kavuşacağınız şüphesizdir. Eğer lütfedip bu arzumuzu kabul buyurursanız ben köleniz, Sultanıma sizin için Eğirdir gölü civarında havası ve suyu güzel bir yerde size dergâh makam yapıp hayır duanızı almak istiyorum ''diyerek büyük bir arzu ve edep içinde gayet nazik ifadelerle davet etti.   

   Berdei sultan hazretleri, valinin bu samimi ve halis niyetle yaptığı davet üzerine istihare edelim buyurarak eğer gitmelerine manen bir izin ve işaret verilirse gitmeyi kabul ettiğini açıkladı. Birkaç gün sonra tekrar bir araya geldiklerinde valiye ’’ Rum diyarında Anadolu’ya yapılan daveti kabul etmem için işaret olundu. İnşeallah bu sene memleketimize dönelim. Gelecek sene Allahü tealanın izniyle Anadolu’ya dönelim!’’ Buyurdu. Hızır Bey bu sözleri üzerine son derece sevinip memnun oldu. Sonra Şeyhülislam Berdei ile vedalaşıp Eğirdir’e döndü.

   O sene Eğirdir’de göl kıyısında Mezar-ı Şerif denilen yerde bir dergah yaptırarak Berdei hazretlerinin gelmesini bekledi. Şeyhülislam Berdei hazretleri ise söyledikleri zaman gelince, memleketi Berde’den Anadolu’ya hicret etmek üzere ailesi, onaltı oğlu ve kırk talebesiyle yola çıktı. İran’ın Hoy şehrine geldikleri sırada sonradan talebelerinin en meşhuru ve damadı olacak olan Piri Halife Muhammed ile görüşüp tanıştı. Daha o Hoy şehrini teşrif etmeden Piri Halife, Peygamber efendimizi Aleyhisselam rüyasında görmüş, ona rüyasında ‘’benim evladımdan benim yolumda Kâmil ve Mükellim bir Mürşit yetişmiş ve yetiştirebilen rehber olan Şeyhülislam Berdei gelmektedir. Gafil olma onunla Rum diyarına Anadolu’ya git’’ diye emir buyurmuştur.

   Berdei hazretleri onun bulunduğu şehre uğrayıp onunla tanıştı. ''Ona oğlum Pir Muhammed, emre iteat eder misin?'' Diyerek daha o anlatmadan gördüğü rüyayı ve Peygamber efendimizin Aleyhisselam emrini hatırlattı ve ayrılıp gitti. Şehrin dışında bir yerde konakladı. Piri Halife’de hemen onunla birlikte gitmeyi arzuladı. Ancak annesi babası ve akrabaları şiddetle karşı çıkıp gitmesin istemediler. Hatta onu hapsedip zincire vurdular. Fakat kilitledikleri kapıların ve vurdukları zincirlerin kırıldığını görünce şaşırıp kaldılar. Sonra arayınca şehrin dışında Berdei hazretlerinin yanında buldular. Geri götürmek istediler bunun üzerine Berdei hazretleri’’ onu diyar-ı Ruma götürüp terbiye ve irşad etmemiz emir olundu’’dedi.

   Bu sözler üzerine annesi babası razı olup bıraktılar. Babası alim bir zatdı onu yanına alıp Eğirdir’e gittiler. Eğirdir’e varınca gölün kenarından karşı tarafa bakıp, bizim toprağımız şu makamdan alınmış diyerek tam hazırlanan dergâhın bulunduğu yeri işaret etti. Geldiklerini haber alan vali Hızır bey büyük bir memnuniyetle karşılayıp, yaptırdığı dergâha yerleştirdi. Berdei hazretleri bu işaret üzerine yanına alıp getirdiği Piri halifeyi altı ay kadar kısa zamanda tasavvufta yetiştirip Kemâl derecelerine ulaştırarak kızıyla evlendirip damat edindi. Bu evlilikte evliyanın meşhurlarından olan Muhammet Çelebi sultan doğdu. Berdei hazretleri o yöreye geldikten sonra tesirli sohbetleriyle ders ve vaazlarıyla halka doğru yolu anlatarak ehl-i sünnet itikadının yayılmasını ve insanların İslamiyetli öğrenmelerini ve öğrettiklerini doğru din bilgilerine göre yaşamalarını sağladı. Böylece onların dünya ve ahret saadetine vesile oldu.

    Bazı menkıbeler göre şöyle nakledilmiştir:

    Eğirdir’de camiye giderken pek çok kimseyle karşılaşmasına rağmen iki üç kişiye selam verir, başkalarına selam vermezdi. Talebelerinden biri neden herkese selam vermiyor diye merak edip sorduklarında; Berdei hazretleri eliyle o talebenin gözlerine elini sürdü ve dışarıya çıkmasını söyledi. Talebe, dışarı çıktığında insanların bazılarının maymun, bazılarının hınzır, bazılarını tiki, köpek ve çakal suretinde gördü. Sonra geri dönüp hocasına ‘’efendim bu işin hikmetini anlamadım’’ dedi ve hocası tekrar gözlerini eliyle sürdü ve eski haline döndü.

    Berdei hazretleri bir gün talebelerini toplayıp ‘’bu gece rüyamda Peygamber Efendimizi Aleyhisselam gördüm. Bana oğul bu dünyanın sıkıntısını çektiğin yeter artık bana gel buyurdular. Bende, ya Resulullah sana layık armağanım yok nasıl geleyim dedim, oğullarında birkaçıyla gel armağan olarak yeter buyurdular’’. Böyle söyler söylemez talebeler feryat ederek ağlaşmaya başladılar. Oğullarına hanginiz benimle gelmek istersiniz dedi, hepsi canı gölden ahret yolculuğunu istediler. O gün hepsinin tabutlarını hazırlattı akşama doğru kendisi ve oğulları vefat ettiler.

    Kendisinden sonra meşhur talebesi halifesi ve damadı Piri halife Muhammet hazretleri insanlara rehberlik edip çok kıymetli hizmetler yaptı. Bu zatın oğlu olan Muhammet Çelebi Sultan ve torunu Şeyh Burhaneddin hazretleri de orada yetişen velilerdendir.

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya 2 yorum yapıldı.
    YAZARLAR