23 Eylül 2017 Cumartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
27 Ağustos 2016 Cumartesi 09:43

Eğirdir Kerevitinde Pazar Sıkıntısı

Eğirdir Kerevitinde Pazar Sıkıntısı
Eğirdir Kerevitinde Pazar Sıkıntısı

Eğirdir Gölü'nden çıkarılan ve dünyanın en kaliteli tatlı su ıstakozları arasında gösterilen kerevitte bu yıl pazar sorunu yaşanıyor. Az sayıda ihracatçı firmanın gelmesi nedeniyle kerevitin kilosu 16 liradan 8.5 liraya kadar düştü.

Eğirdir Gölü çevresi için bir zamanların bacasız fabrikası kabul edilen kerevitte, son 4- 5 yıldır kıpırdanma yaşanıyor. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Isparta Valiliği'nin aldığı tedbirler ve radikal kararlar sonrasında yeniden popülasyon artışının yaşandığı kerevitte, 2016 sezonu başladı. 1 Temmuz'dan itibaren göle inmeye başlayan balıkçılar, Rusya, Çin ve İsveç pazarı için bu sezon 65 ton kerevit avlayabilecek. Eğirdir Gölü çevresinde su ürünleri kooperatiflerinin uhdesinde sürdürülen kerevit av sezonunda en büyük sıkıntı ürünün değeri kadar para etmemesi. Beklenildiği kadar ihracatçı firmanın gelmediği Eğirdir'de kooperatifler üzerinden talepte bulunan sınırlı sayıdaki firma tekel konumunda. Geçen yıl kilosu 16 liradan alınan kerevit bu yıl 8.5 liradan alınıyor.

TÜCCARLAR GELMİYOR
Eğirdir Merkez Su Ürünleri Kooperatifi Yöneticisi Kerem Aydemir, "Sezonumuz 1 Temmuz itibariyle açıldı. Şu anda kerevit avımız devam etmekte. 1980-85'li yıllarda vebadan ötürü azalma olmuştu, firmalar dağıldı. Eğirdir'i unuttular. 4- 5 yıldır yeterli derecede kerevitimiz çıkıyor. Diğer firmaların da gelip, görüp, pazara dahil olmasını istiyoruz. Biz üyelerimizden alıp, pazarlamasını yapıyoruz. Firmalarla bağlantıyı yapıyoruz. Bu sezon 8.5 TL'den satılıyor. Değerinde değil. Bizim beklentilerimiz çok daha yüksek. Alıcı firmaların bize daha olumlu ve sıcak yaklaşmasını bekliyoruz. Bizim 65 ton kerevit kotamız var. Bu kota yeterli değil. Kota olarak beklentimiz 90 ton civarında" dedi.

'ÜRETİM MİKTARI 15- 20 TONLARA DÜŞTÜ'
Su ürünleri ihracatçısı, ITSO Meclis Başkanı Osman Şahlan, Isparta'nın kerevitte yaşadığı soruna yönelik çözüm odaklı yaklaşım sundu. Kerevitte Isparta'nın kendi işinin patronu olması gerektiğini belirten Şahlan, "İsveç nüfusu 8 milyon. Bir aileyi 4 kişi sayarsan 2 milyon aile yapar. 2 milyon aile 1 kilo kerevit alsa 2 bin ton. Gençler de 1000 ton tüketiyor. Yıllık 3 bin ton tüketim. 1985'li yıllarda Türkiye olarak 3 bin tonu rahatlıkla karşılıyorduk. Ama hastalık gelmesinden sonra bu üretim miktarı 15- 20 tonlara düştü. O gün bugündür İsveç'le bağlar kopmadı. Hastalıktan ari kerevitler İsveç'e ihraç edildi. Yüzde 100 Türk malı olarak iç sularımızdan temin edilen bir ürün. Döviz girdisi sağlayan bir ürün. Enerji üretimi için bir takım barajlar, göletler yapıldı. Zaman geçirmeden gölet ve barajlarda kerevit üretimi gündeme getirilmelidir" diye konuştu.

'PAZARA GİRMEMİZ ENGELLENDİ'
Ürünün olmamasından dolayı İsveç ve diğer pazarlara istenildiği gibi arz yapılamadığını anlatan Osman Şanlan, şöyle dedi: "Pazarda daralma meydana geldi. İsveç, Türkiye'deki 3 bin ton ihtiyacını temin edemeyince. Başka ülkelere gitti. Çin'e kadar gitti. Onlarda da tüketim artışı olduğu için mal satamıyor. Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı'na Çin'den kerevit talebi oldu. Firmalarla bizleri görüştürdüler. Bizimle mutabakat sağlandı. İsveç'e konserve olarak ihraç yapan arkadaşlarımız bizim devreye girmemiz nedeniyle fiyat yükseltti. Günlük olarak fiyat yükseltme yaptılar. Bizim pazara girmemizi engellemek için fiyat yükseltme yaptılar. Benim bu soruna yönelik şöyle bir önerim var; bu ürünün temeli avcılar. Kooperatiflere diyorum ki fabrika kurmanıza gerek yok. Gelin ben size yardımcı olayım. Bu işi fason yapma ücreti alayım. Siz işinizin patronu olun. Biz de yardımcı oluruz pazarlamayı da yaparsınız."

HEDEF 10 MİLYON TL
Eğirdir Kaymakamı Abdullah Akdaş, ilçenin su ürünleri potansiyelinin önemli olduğunu söyledi. Kerevit ve sazan popülasyonunu artırıp yılda 10 milyon TL'lik bir ekonomi hedeflediklerini belirten Akdaş, "Eğirdir, balıkçılık itibariyle zengin bir göl. 1980'li yıllarda kerevit üretimi son derece yaygın ve yüksek kapasitedeymiş. 1985 yılından itibaren gölde meydana gelen bazı hastalıklar nedeniyle üretim ciddi şekilde azalmış. 8 bin ton civarında olan rekolte 60- 70 tona kadar düşmüş. Son zamanlarda hem kirliliğin azaltılması hem de su ürünlerinin artırılması yönünde ciddi çalışmalar var. En önemlilerinden bir tanesi Su Ürünleri Araştırma Enstitü'müzün yapmış olduğu Kerevit Üretim İstasyonu'dur. Türkiye'de bir ilk. Göldeki kerevit popülasyonunu artırmak ve sorunların nedenini bulmak amacıyla böyle bir istasyon kuruldu. Kerevitin zararlısını ve hastalıkları tespit etmek, dirençli türler yetiştirmek için ciddi çalışmalar yapılıyor. Bu projeye önem veriyoruz. Bunun dışındaki çalışmalarımız da var. Tüm hepsi dahil edildiğinde senede gölden 10 milyon TL'lik katma değerin Eğirdir ve ülke ekonomisine kazandırılacağını düşünüyoruz" diye konuştu.

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR