26 Eylül 2017 Salı
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
09 Aralık 2010 Perşembe 19:29

Elektrikte Özelleştirmeye Tepki

Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin 1 milyar 165 milyon dolara özelleştirilmesine ilk tepki Elektrik Mühendisleri Odası’ndan geldi.
Elektrikte Özelleştirmeye Tepki

Antalya, Isparta ve Burdur’un elektrik dağıtımını yapan Akdeniz A.Ş.’nin özelleştirilmesi ile bakım ve onarım çalışmalarının aksayacağını ileri süren Elektrik Mühendisleri Odası Isparta İl Temsilcisi Altan Nakiboğlu,”Her bölge kendi elektrik fiyatını belirleme hakkına sahip olacak ve bu durum elektrik faturalarına zam olarak yansıyacaktır” dedi.

Özelleştirmelerin kamuoyunda zam şeklinde algılanmaya başlandığını belirten Nakiboğlu, hükümeti başta enerji olmak üzere tüm özelleştirmelerden vazgeçmeye davet etti.

Nakiboğlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Ülkemizde özelleştirme süreci olanca hızı ile devam etmektedir. SEK, SÜMERBANK, TÜPRAŞ, PETKİM TÜRK TELEKOM, Demir-Çelik Fabrikaları, Rafineriler vb birçok özelleştirme uygulamalarından sonra gelinen nokta ortadadır.
Aynı mantıkla yine aynı sonuçların yaşanacağı bilinmesine rağmen Tekel, Şeker Fabrikaları, Demiryolları, Elektrik Dağıtım Şirketleri hızla yeni bir özelleştirme dalgası ile kamunun elinden alınıp büyük firmalara, sermaye gruplarına devredilmektedir.
Bu dönemde enerji sektörünün 20 yıllık özelleştirme serüveni çok önemli bir aşamaya gelmiştir.

Son olarak Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından İstanbul Anadolu Yakası Elektrik Dağıtım A.Ş.ve Toroslar EDAŞ’la birlikte; Antalya Burdur Isparta illerini kapsayan Akdeniz EDAŞ’ta özelleştirme ilanıyla satışa çıkarılıp ve satılmıştır. Elektrik Piyasası Düzenleme Kurulu‘nun (EPDK) kurulmasıyla, elektrik sektörünün özelleştirilmesi süreci başlamış, sektörde kamusal yatırımlar kısılmış, personel alımları durdurulmuş, emekliye ayrılan personellerin yerleri doldurulmadığı gibi, abone sayısı artmasına rağmen personel sayısı azaltılmıştır.

İçinde bulunduğumuz dönemde taşeronlaştırmaya hız verilmiştir, Sayaç okuma, açma-kesme, arıza, bakım, işletme gibi hizmetler taşeronlar eliyle gerçekleştirilmektedir..
Bunların yansıması olarak hizmet kalitesinde meydana gelen düşüş enerji sektöründe özelleştirmelerin psikolojik gerekçesi haline getirilmiştir. Bu güne dek yapılan bütün özelleştirmelerden ortaya çıkan sonuç enerji özelleştirmelerinde de yaşanacaktır. Sadece kar etme güdüsüyle hareket edecek olan özel şirket, arıza, bakım, onarım ve tesisleşme çalışmalarını aksatacaktır.

Fiyat eşitleme mekanizmasının, özelleştirme sürecinin tamamlanmasından sonra devre dışı bırakılmasıyla birlikte her bölge kendi elektrik fiyatını belirleme hakkına sahip olacak ve bu durum elektrik faturalarına zam olarak yansıyacaktır. Bu güne dek özelleştirilen dağıtım şirketlerinin özelleştirme sonrası durumu değerlendirildiğinde; dağıtım bölgelerinden gelen şikayetlerin yoğunlaştığı, sokak aydınlatmaları, elektrik enerjisi kesinti süresi ve sıklığı ile yeni yerleşim bölgelerindeki konutlara elektrik enerjisi ulaştırılamaması gibi sorunların ortaya çıktığı görülmektedir.

Üretilen Enerjinin hemen tüketilmesi gerektiğinden enerji merkezi bir otorite tarafından yönetilmelidir. Parçalı hale getirilirse sağlıklı bir yönetim olmaz. Rekabet sonucu elektrik fiyatları ucuzlayacak istihdam artacak denilmektedir. Ancak bunların hiçbirisinin gerçekleşmediğini görüyoruz. Her dağıtım bölgesinin tek şebekesi vardır. O şebekeyi de bir firmanın alması halinde rekabetten söz etmek mümkün değildir. Ayrıca Elektrik enerjisi rekabet edilebilecek bir alan da değildir. Verimlilik adı altında çok çalıştırılan personelin yaptığı iş kazalarında ciddi artış olmakta ve buna bağlı olarak ta iş güvencesi azalmaktadır.

Özel sektörün tek düşündüğü az maliyetle çok para kazanmaktır. AKDENİZ EDAŞ‘ta mühendisinden işçisine ve memuruna kadar, çalışanlar çok değişik statülerde istihdam edilmektedir. Memurlar dışındaki diğer çalışanlar özelleşme sonrasında satın alan firmanın insafına terk edilecektir.

Özelleştirme sonucunda kurum seçme hakkı olmayan çalışanlar içinde yasal düzenleme bir türlü yapılamamış olup mağduriyetleri giderek artacaktır. Sonuç olarak, özelleştirme ihalelerinin tamamı kamuoyu nezdinde tartışmalı hale gelmiş ve özelleştirme adeta yabancılaştırma ve zam şeklinde algılanmaya başlamıştır. Ekonomik düzelme için çare olmadığı, halka “daha az hizmet, daha fazla külfet” olarak geri döneceği bilinen özelleştirme uygulamalarından ve başta enerji özelleştirmelerinden derhal vazgeçilmelidir.

Enerji herkes için en vazgeçilmez bir yaşam-insan hakkıdır. İnsanların enerjiye ulaşmasını temin etmek ise kamusal bir sorumluluktur.

Bu bilinçle; enerji alanındaki piyasacı yasaların yarattığı tahribat değerlendirilmeli, bu tahribatın giderilmesini sağlamak için derhal planlı, merkezi ve milli bir enerji sektörünün oluşturulması sağlanmalı; bunun için özelleştirilen yerler kamulaştırılmalı, planlama süreçlerine sektörde örgütlü emek ve meslek örgütlerinin, bilimsel kurumların katılımı sağlanmalıdır. Halka kesintisiz, kaliteli, ucuz enerji sağlamak temel yaklaşım haline getirilmelidir.”

Kaynak:
* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR