22 Eylül 2017 Cuma
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
29 Ocak 2015 Perşembe 15:34

Eleştirme İşinden Olursun Öv İşin Görülsün

ADD Gül Isparta Şube Başkanı Batuhan Güldiken, Kızılay Müdürü Kılınçel’in işine son verilmesini eleştirdi.
Eleştirme İşinden Olursun Öv İşin Görülsün

Atatürkçü Düşünce Derneği Gül Isparta Şubesi Başkanı Batuhan Güldiken, yaptığı açıklamada “Gün geçmiyor ki iktidar partisini, hükümeti eleştiren, yaptıklarına karşı çıkan işçi, memur, sanatçı, gazeteci afaroz edilmesin. İşçi iseniz, özel sektörde çalışıyorsanız, çalıştığınız yerin patronlarının iktidardan menfaati varsa, ekmeğinizden olmamak için ya sesinizi çıkaramıyorsunuz, ya da çıkarırsanız işinizden oluyorsunuz. Taşeron işçilerimizin, maden ocaklarında çalışan işçilerimizin, özellikle de Soma’da hayatını kaybeden işçilerimizin durumunu hepimiz çok iyi biliyoruz ve hatırlıyoruz” dedi.

Güldiken, “Sanatçı iseniz, sanat dünyasındansanız, muhalif tavrınız varsa, dünyaca ünlü biri de olsanız nafile. Konserleriniz, eserleriniz, oyunlarınız, heykelleriniz, çalışmalarınız ambargo yiyor. Hele bir de Gezi eylemi gibi çapulcu! Eylemlere destek verdiyseniz vay halinize. Örnek mi? Fazıl Say, Müjdat Gezen, Levent Kırca, Mehmet Ali Alabora, Barış Atay” diye konuştu.

İktidarı övenlerin madalyaları kaptığını ileri süren Güldiken, “Ancak iktidarı övüyorsanız, Akil adam oluyorsanız, halkı çözüm diye bölmeye alıştırmak için aracı oluyorsanız, tapusu milletimize ait olan arazilere yapılan ve kaçak olduğu bilinen binalara övgüler düzüyorsanız işleri, ekstraları, konserleri, reklam anlaşmalarını, devlet madalyalarını kapıyor, milletin sanatçısı ilan ediliyorsunuz. Örnek mi? Yavuz Bingöl, Kadir İnanır, Hülya Koçyiğit...

Memur iseniz, kamu göreviniz varsa, baskınız ve bağlılığınız da haliyle o kadar artıyor. Memur olup da bırakın konuşmayı, sosyal medyaya yazdığınız bir yazı, paylaştığınız bir karikatür sizi ücra köşelere sürdürebiliyor, işinizden el çektirebiliyor, çalışanlar arasında toplumsal baskıya maruz bırakabiliyor. Örneğimiz yakından, geçtiğimiz günlerde 2008 yılından beri Türk Kızılayı Isparta Kan Merkezi Müdürlüğünü yapan emekli Yarbay Şerafettin Kılınçel, sosyal medyada hayırsever! İşadamı Reza Zarrabı eleştirdiği, karikatür paylaştığı gerekçesiyle görevden alındı. 17-25 Aralık yolsuzluk dosyalarını yürüten polis, savcı ve hakimlerin durumları da hepimizin malumu.

Ancak yağdanlık vazifesi görürseniz, el-etek öpmek için eğilirseniz, hataları dahi görmez, her şeyi güllük gülistanlık gibi göstermeye çalışırsanız, odalarınızda bir terlik bir havlu bulundurursanız terfi, onur belgesi, ikramiye ödülleri sizi bekliyor olabilir. Örnek mi? Gezi eylemlerinde gencecik fidanları acımasızca döven, yaşamlarını elinden alan emniyet personeli, Alo Fatihler, fırıncı olduğu halde hamili kart yakınimdir olup hastane müdürü yapılanlar...

Elbette basın mensubu, gazeteci iseniz topun en ucunda her zaman yine sizler varsınız. Eğer tarafsızlık yapar, doğruları yazarsanız, iktidarın yanlışlarını açıklar, araştırır, ortaya çıkarırsanız sonunuz Nedim Şener, Bekir Coşkun, Uğur Dündar, Soner Yalçın gibi olabilir. Ancak siz basın ilkeleri gereği tarafsızlığa devam edersiniz, anlayan anlar...

İktidarların, kurmaylarının istediklerini yazarsanız, manşetlere övgüler döşerseniz, binaları, uçakları, lüksü itibar gösterir, yanlışları, hukuk katliamlarını ileri demokrasi gibi yutturmayı köşelerinize taşırsanız, iktidarların yurtdışı gezilerinde eşlik edersiniz, patronlarınız sizin sayenizde yol, enerji ihaleleri alırlar, dolgun maaşlar alırsınız. Örnek mi? Yiğit Bulut, Alo Fatih, Albülkadir Selvi, Nazlı Ilıcak, Nagehan Alçı...

2014 yılının verilerine göre Gazetecilik! Yapan 559 arkadaşımız işten çıkarılmış, 83 arkadaşımız istifa etmek zorunda kalmış, 217 arkadaşımız ise darp edilmiş!

Ne yazık ki ileri demokrasiye geçtik, basın dünyada en özgür bizde denilmesine karşın muhalif tavır gösteren çalışanlar, vatandaşlar ya işlerinden oluyor, ya iş bulamıyor, atanamıyor, ya gözaltına alınıyor, ya da yaşamı elinden alınıyor.

Övgüler düzen çalışanlar, vatandaşlar ihalelerle, terfilerle, ikramiyelerle, bütün yakınlarıyla birlikte ihya ediliyor.

Yolsuzluk dosyaları haber yapılamıyor, tüm delilleri ortada olan davalar Yüce Divan yerine komisyonda ve meclis çoğunluğuyla AK-lanıyor. Mahkeme kararları, verilen yürütmeyi durdurma kararları uygulanmıyor, güçleri yetiyorsa uygulasınlar deniyor, bunu söyleyenler ve hukuk çiğneyenler adalet istiyorum diyor. Böylelikle toplumumuzda çürüme başlıyor, muhalif olmak, eleştiri yapmak, yanlışları görüp çevresini uyarmak, hak-hukuk aramak gereksiz, korkutucu oluyor. Yolsuzluk yapmak, kul hakkı yemek, rüşvet almak, yalan söylemek, hukuku dinlememek, müteahhit olmak ve her şeye müsait olmak her geçen gün artıyor” dedi.

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere 1 yorum yapıldı.
    YAZARLAR