21 Eylül 2017 Perşembe

Onur ERCAN (Sesli & Yazılı Makale) / Ajans32

En Büyük Düşmanımız

24 Ekim 2010 Pazar 12:00

İslâmiyyet nedir? Allahü teâlâ’nın emrlerine ve yasaklarına islâmiyyet denir. İslâmiyyeti kabul etmiyen, beğenmiyen, kâfir olur. Niçin islâmiyyeti kabul etmiyor? Nefsine tâbi oluyor da onun için.
 
Halbuki nefs, insanın düşmanıdır. İnsan düşmanına tâbi olur mu? Düşmana tâbi olmak ahmaklıkdır. Nefsine tâbi olan, islâmiyyeti beğenmez, kabul etmez, mâzallah kâfir olur. Küfrün sebebi bu işte.
 
Küfrün sebebi, nefs’dir. Herkesi aldatmak, içki içmek, zevk-i sefâ peşinde koşmak, çalgılar, oyunlar, nefsin istediği şeyler bunlar işte. Nefs, günahlardan zevk alıyor. Halbuki Allahü teâlâ bunları yasak ediyor.
 
“Size yasak ettiğim şeyleri yapmayın!” buyuruyor. İnsanın nefsi ise “Yap!” diyor, Allahü teâlâ “Yapma!” diyor. Ama o, nefsini tercih ediyor, onun sözüne peki diyor ve onun dediğini yapıyor.
 
Allahü teâlânın yasak etmesini kabul etmiyor. Neden? Çünki işine gelmiyor. Allahü teâlâ’nın emrettiği şeyleri beğenmiyor.  “Bunları yapmak hoşuma gitmiyor” diyor.
 
“İçki içmek hoşuma gidiyor, ama ayran içmek hoşuma gitmiyor” diyor. Demek ki îmân ne imiş? Âmentü’nün altı şartına inanmak, bir de Allahü teâlânın emrlerini ve yasaklarını beğenmek, kabul etmek.
Kur’ân-ı kerîmde; “Hulikal insâne helû’a” buyuruyor Allahü teâlâ. Helû’a denilen bir hayvan varmış, hiç doymazmış, doymak nedir bilmezmiş. İşte Allahü teâlâ diyor ki, “Sizin helû’a dediğiniz hayvan nasılsa, nefsiniz de öyledir işte”. Ver, ver, ver, yine doymaz.
 
En son ulûhiyyete, yâni İlâhlık dâvâ etmeye kadar gider, Allah korusun. Onun için şimdiki insanlar hep nefslerinin kulu, nefsinin kölesi kardeşim. Yâa, nefsleri ne isterse, onu yapıyorlar, nefslerine tapınıyorlar.
 
Allahü teâlâ hepimize selâmet versin. Hepimizi, nefsimizin şerrinden, düşmanların şerrinden ve bir de üçüncüsü, şeytanın şerrinden muhâfaza buyursun. Nefsin yardımcısı şeytandır. Şeytan, nefsin askeridir.
Îmân, Âmentü’nün altı şartına inanmak, bir de Allahü teâlânın emrlerini ve yasaklarını beğenmek, kabul etmektir. Ama bu altı şeye inanmak ve Allahü teâlâ’nın emrlerini, yasaklarını kabul etmek, bâzı insanların işine gelmiyor.
 
Kimlerin işine gelmiyor? Nefsine uyanların. Aklı olanlar, aklına uyanlar, Allahü teâlâ’nın emirlerini ve yasaklarını beğenir, kabul eder. Ama nefsine uyanlar kabul etmez. Bunlar, Allahın emrine uymayı değil de, nefsine uymayı, nefsine itâat etmeyi tercih eder.
 
Demek ki bu gibiler, Allahın kulu değil de, nefsinin kuludur, nefsinin kölesidir. Biz Allah’ın kuluyuz. Onlar, nefslerinin kulu. Çünki nefslerine tatlı geleni kabul ediyorlar, nefslerine güç geleni kabul etmiyorlar.
 
Biz, nefse tâbi değiliz. Nefsimize ister tatlı gelsin, ister acı gelsin. Çünki nefs bizim düşmanımız. Düşmana tatlı gelen şey hiç kabul edilir mi? En büyük düşmanımız, nefsimiz.  

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya 4 yorum yapıldı.
    YAZARLAR