22 Eylül 2017 Cuma

Onur ERCAN (Sesli & Yazılı Makale) / Ajans32

En Büyük Hırsız

20 Ekim 2010 Çarşamba 21:59

  

 

   Piriefendi Sultan (Piri Mehmet Halife) Türbesi: Isparta’nın namazgâh yöresinde, şimdiki Halı Sarayı-Sümer Bank karşısındaki yerde bulunan türbe, yerinden kaldırılıp eski mezarlığa nakledilmiştir. Bir gün kendisine gönül verenlerden birsine rüyasında, oradan Gökçay mevkiinde metfun bulunduğu yere nakledilmesi söylemiştir. Daha sonra Isparta Valiliği çevre düzenlemesini yaparak, sevenlerinin ziyaret etmesini sağladı.  Piriefendi Sultan’ın asıl adı Piri Mehmet Halife’dir. Kendisi (Seyit Ahmet Buhari) halifelerinden olup, vatanı olan Isparta’da uzun süre oturmuş, 1554 yılında vefat etmiştir. Hakkında pek çok rivayet bulunmaktadır.

 Bunların en önemlisi hâlâ aramızda yaşadığı ve sağlığında Sarıdere’de dağın eteğinde abdest alacak su bulamadığından asasını vurduğu yerden su fışkırmasıdır.
Piriefendi’nin sağlığında, Manisa-Konya ve Kütahya Valiliklerinde bulunan ve bir ara Isparta’ya gelen Sultan II. Selim (Sarı Selim) Piriefendiyi ziyaret ettiğinde “Büyük Şehzade Mustafa’ya taht nasip olmayacağını, Kanuni’den sonra kendisinin padişah olacağını” söylediği 1556 yılında padişah olunca, kargir türbeyi yaptırdığı söylenir. Piriefendi Sultan Karaağaç Mahallesinde evine yakın bir yerde, dolma çeşme ile bir mescit ve bir de okul yaptırmıştır.

Piri Halife hazretlerine bir gün;
- En büyük nimet nedir? Diye sordular.
Cevabında;
- En büyük nimet, kalbin Allahü teala ile olması, bedenin de dinin emirlerini yapmakla süslenmesidir, buyurdu
- Emirlerin en mühimi nedir efendim?
- Beş vakit namaz kılmaktır. Ama bu zamanda insanların çoğu namaz kılmakta gevşek davranıyor. Kılanlar da tadil-i erkâna dikkat etmiyorlar.
- Doğru hocam, etmiyorlar
- Hâlbuki Peygamber Efendimiz, eshab-ı kirama karşı; En büyük hırsız, kendi namazından çalan kimsedir, buyurdu.
- Öyle mi?
- Evet. Eshab-ı kiram; Ya Resülallah! Bir kimse, kendi namazında nasıl çalar? Dediler.
Cevabında;
- Namazın rükûunu ve secdelerini tamam yapmamakla, buyurdu.
Bir defa da
Rükûda ve secdelerde, belini yerine yerleştirip biraz durmayan kimsenin namazını Allahü telala kabul etmez, buyurdu.
Tadil-i erkân mühimdir
Sordular:
- Tadil-i erkân çok mühim öyleyse.
- Tabii. Peygamberimiz, bir kimseyi namaz kılarken, rükû ve secdelerini tamam yapmadığını görünce
- Sen namazlarını böyle kıldığın için, Muhammed’in dininden başka bir dinde olarak ölmekten korkmuyor musun? Buyurdu.
Bir günde buyurdu ki;
- Sizlerden biriniz, namaz kılarken rükûdan sonra tamam kalkıp dik durmadıkça ce ayakta, her uzuv yerine yerleşip durmadıkça namazı tamam olmaz.
Bir kere de;
- İki secde arasında dik oturmadıkça, namazı tamam olmaz, buyurdu.
Eğer böyle kılarsan…
Bir günde eshabtan birini namaz kılarken, namazın erkânına riayet etmediğini, rükûdan kalkınca, dikilip durmadığını ve iki secde arasında oturmadığını görünce;
Eğer namazlarını böyle kılarak ölürsen kıyamet günü sana benim ümmetimden demezler, buyurdu.

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya 5 yorum yapıldı.
    YAZARLAR