22 Eylül 2017 Cuma

Neriman CANBOLAT / Ajans32

Fast Food Yaşamlar..

06 Eylül 2011 Salı 21:09

Fastfood yemeklerin, ne kadar zararlı olduğunu, hepimiz biliriz. Etrafıma ve kendi yaşamıma baktığım zaman, yaşamlarımızın da artık fast food (ayaküstü) olduğunu görüyorum.
Her sabah işe yetişmek için erken kalkar ayaküstü kahvaltı yaparım. Lokmaları çiğnerken bir taraftan evi topluyor, tekrar bir yudum çay içip tekrar lokma alıyor çiğneme arasında da yine bir taraftan giyiniyor, farklı işlerimi yapmaya çalışırken fark ettim ki: çok kalitesiz bir yaşam sürüyor ve fast food yaşıyorum.

 Hiçbir eğlemimi lüks yaşayamadığımı fark ettim. İsterdim ki! Rahatça çayımı yudumlamak, alın terimle kazandığım paramla aldığım ekmeğimi hızlı değil de, yavaş yavaş içime sindirerek yutmak isterdim. Ayaklarımı uzatıp ta TV izlemek isterdim. Ama işte o” zaman” kavramı var ya; iki ayağımızı bir pabuca sığdıran, yetmiyor bir türlü. Acaba 24 saat değil de, daha fazla olsaydı günümüz, yinemi aynı olurdu?

Fastfood hayat uzun süreli, sürekli ve fazla miktarda stres, yorgunluğa ve verimin düşmesine neden olur, bedensel ve ruhsal sağlığı tehlikeye sokar. Bu bedenler, sadece bugüne değil, yarına da gerekli. Çünkü bedenimiz var olma aracımızdır. Gündelik yaşantımızda onu yanlış düzenlerle, gelecek zararlardan korumamız gerekir. Bence yaşamlarımız düzenli olmalı, gece uyuyup, gündüz çalışmalı. Tabi ki herkesin yaşamı kendine düzenli gelir. Düzenli yaşamın en önemli özelliklerinden biride; belirli rutinlere sahip olmaktır. İnsan mutluluğunun öncelik taşıyan bir öğesi de… DÜZENLİ YAŞAMDIR.
Sonucunu değiştiremeyeceğimiz şeylerle uğraşmak yerine, zamanı iyi değerlendirmek,” yapılacak işler listesi “ hazırlamak, zor işleri basamaklara ayırarak, bölümler halinde halletmek, yaşam enerjimizi artırır, kendimizi daha iyi hissetmemizi sağlar ve daha iyi görünürüz.

Ne kadar yoğun olursanız olun, günde birkaç defa 5–10 dakikanızı içinde bulunduğunuz zamanı yaşamak için kullanın. Sizin neyin keyiflendirdiğini keşfedin ve zaman zaman kendinizi şımartın. Mutluluğu gerçeğe dönüştürün. Yaşamımızın bir amacı ve anlamı olsun. Zamandaşlıklarınız olsun. Hayata nasıl bakarsak, hayatta bize öğle gelir. Örneğin moralimizin çok bozuk olduğu anda, denizin dalgaları bize; hırçın ve çok asi gelir, oysaki! Moralimizin iyi olduğu bir günde, denizin dalgaları; bize sanki! Dans ediyor gibi cıvıl cıvıl gelir.

Bireylerin daha sağlıklı ve kaliteli yaşamaları için, düzenli yaşamaya önem vermeleri ve bu yaşam sitilini benimseyerek alışkanlıklara sahip olmaları gerekmektedir. Özellikle anneler çocuklarının dağınık yaşamalarını, sorumsuzluklarını kısaca onların düzensiz yaşantılarını sık sık şikâyet ederler. Çocuğumuza düzenli olmak veya düzenli yaşamak adına öğreteceğimiz her şeyin kalıcı olmasını istiyorsanız, öncelikle kendi alışkanlıklarımıza ve yaşayış sitilimize dikkat etmemiz gerekli. Eğer sizde çok düzensiz yaşayan bireyseniz, çocuğumuza öğreteceğimiz çok şeyin havada kalacağına emin olun. Çünkü çocuğunuzun önündekiler en iyi model siz anne-babalarsınız…

Hayatınızın anlamını; ölümden dönen bir insana sorun. Ya da ölmeyi bekleyen birine. Yaşamdan hiçbir umudu olmayan bir insana sorun. O zaman düşünün! Bu güzelim hayatı doya doya yaşamak varken FASTFOOD YAŞAM neden?
Sevgiyle kalın…

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR