25 Eylül 2017 Pazartesi

Kadir YAVUZ / Ajans32

Genç Nüfusun Büyümesi Endişe Verici…

19 Ağustos 2013 Pazartesi 15:40

Hızla büyüyen bir gençlik nüfusumuz var. Biraz sevindirici, biraz da üzüntü verici! Kaygılanmamak, düşünmemek mümkün değil!

Olsun elbette genç nüfusumuzun olması, Avrupalı nüfusun yaşlandığı, uzak doğulu nüfusun hepten bir çocuktan fazlasına devlet yasağı koyduğu bir asırda, bizim devletimizin en az üç çocuk sloganıyla varlığını sürdürmesi güzel. Ama nereye gidiyor genç nüfus? Kontrol edemediğin bir gençliğin ne faydası var. Üretmeyen, ilim ve bilimle uğraşmayan, ülke gelişimine kafa yormayan bir gençliğin nüfusu fazla olsa ne olacak ki? Endişe verici deyişim o yüzden!

Birilerinin kontrolünde, düğmeye basıldığında sokağa dökülen, devletine, milletine, inancına, kültürüne karşı gelen bir gençlik, nüfus itibariyle fazla olsa ne olacak, olmasa ne olacak? Haklı endişem büyüme hızındaki bu gençliğin, bir şeylerinin eksik oluşu! Nedir onlar? İnanç, ahlak, kültür! Bunları öncelikle hazırlamalıyız, genç nüfusun önüne bir gelecek koymalıyız ki, endişemiz ortadan kalksın. Bu çalışmaların eksikliğinden ve yanlışlığından endişeliyim. Milli Eğitimin çalışmalarının yetersizliği, yasayla her şeyin halledilemeyeceğini, öncelikle insana değer verilmesiyle başlanılması gereğine inanıyorum.

İnsan, kendisine değer verildiğini gördüğünde, ülkesine yönelecektir. Ancak, birçok çalışmaların henüz başlamadan bittiğini görüyorum. Yasa sonra tasa getiriyor.

Metot peşindeyiz… Sürekli programlar yapıyoruz. Bu işler için komisyonlar oluşturuluyor ama üst komisyon kendi hayatını koruma altına alıyor gibi bir durum oluyor. Hep zıtlaştığımız yer veya işin yarıya gelindiğinde bitmesine neden olan şey, düşünenlerin üst kurulda olanların yüksek tabakadan olması saplantısı!

İlk başta iyi niyetle başlayan çalışma bir bakıyorsun tepedekilerin hakkını savunan bir mekanizmaya dönüşüyor.

Komisyonlar kurulurken, akademisyenlerin yanında; halkı temsil eden, bir köylü, bir din adamı, bir öğretmen, bir öğrenci, bir memur, bir işçi, bir ev kadını, bir iş kadını, bir küçük esnaf, bir muhtar, bir yazar, bir siyasetçi o kurul içinde yer almalı. Ama maalesef halkı temsil eden, halkını düşünen, onun için kafa yoranların uzaklaştırıldığı bir komisyon çalışmasına dönüyor. Çalışmalar başladığı gibi bitiyor. Bu ülkenin her türlü kaynağı varken, ülkemizin geçmişe dayalı bir kökü, o kökün üzerine kurulmuş devleti, o devleti yaşatan milleti, asırlardır bu milleti ayakta tutan inancı ve kültürü varken, batıya yanaşmamız, batmak üzere olan batıdan modeller almamız, bizi de onların batacağı batağa sürüklemez mi?
Bir Milli Eğitimin üzerinde bu kadar oynanmaz. Milli Eğitim Bakanı, bu kadar çok sık değişmez. Değişmemeli. Ve her gelen bakan kendi bildiğini okursa, komisyon çalışmalarından uzaklaşır, akademisyenliğine kenetlenir, benim dediğim dedik der, yanlış doğru bildiklerini uygulattırırsa vay halimize!

Genç nüfusun üzerinde bir deneme tahtası gibi oynanması beraberinde büyük sıkıntılar getirmekte! Bu belirsizlik, ya bunalımlı bir gençlik oluşturuyor, ya da gençliği ülkesinden kaçışa zorluyor.
Diplomalı işsiz bir gençlik ordusuyla yüz yüzeyiz. Bunu görmezden gelemeyiz. Hızla artışı büyüyen genç ve işsiz diplomalı nüfus, potansiyelini lüzumsuz akımların peşinde harcıyor. Kötü amaçlarca kullanılıyor ve sen onu engelleyemiyorsun. Denizlerdeki akıntıya kapılan, onun götürdüğü yere gitmek zorunda kalan, ona karşı koyamayan bir yüzücünün hâline dönüyor, gençliğin bilinmedik güçlerce kullanılışı ve sana faydası olmayan bir gençlik ki; o zaman başına bela oluyor, onun varlığı!

O nedenle, genç nüfusun artması beni endişelendiriyor. Bu endişe sadece benim endişem değil elbette! İnancına, kültürüne, tarihine, devletine ve milletine bağlı her kesimi bu gidiş endişelendiriyor.
Bu endişeyi ortadan kaldıracak idareciler, ehliyetli ve liyakatli kadrolar gerekli!

Bu kadrolar, gençliğin şuursuz yığınlar olmaktan öte, ülkesini yönetecek gençler olmasını sağlayacak etkin metotlar ortaya koymalı.

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya 1 yorum yapıldı.
    YAZARLAR