25 Eylül 2017 Pazartesi
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
21 Mart 2016 Pazartesi 15:26

Gözyaşı Dökmeye Alışmayağız

Gözyaşı Dökmeye Alışmayağız
Gözyaşı Dökmeye Alışmayağız

Son günlerde yaşanan terör saldırılarına Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği'nde de tepki geldi.

Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği Isparta Şube Başkanı Selma Gökkaya, yaptığı açıklamada "Sözcük olarak “bilinmeyen ve öngörülemeyen bir tehlike karşısında duyulan aşırı korku,kaygı, dehşet” şeklinde tanımlanan ve Latince “terror” kelimesinden türemiş bulunan “TERÖR” günümüzde “siyasal erki sarsmaya yönelik bir şiddet hareketi ve bu erkin toplum üzerinde uyguladığı şiddet olarak da tanımlanmaktadır.

Son günlerde Ülkemizde art arda yaşanan “terör” olayları, hiçbir suçu ve günahı olmayan, doğrudan hasım olarak görülmeyen masum halk kitlelerine karşı uygulanan şiddet hareketi olması açısından bir ölçüde, yapılan tanımlamaların da dışına çıkan cinayetler ve katliamlardır.

Doğrudan hasım olmayan sivil halka karşı, korku ve kaygı yaratmak için girişilen cinayet ve kıyımlar sadece Ülkemizi değil tüm dünyayı kasıp kavurmaktadır. Ancak, vahşi ve acımasız terör eylemlerinin, çok sık aralıklarla meydana geldiği Ülkemizde terör odaklı katliam ve kıyımları kanıksanma sürecine girildiğini ve bu korkunç cinayetleri önlemekle sorumlu olanların, ezberlerindeki “terörü lanet” söylemlerini tekrarlamakla yetindiklerini ibretle görmekteyiz.

İktidarın görevi terör saldırılarını kınamak değil engellemektir. Sık sık yaşadığımız vahşi cinayetlerin ve kıyımların eleştirilmesi, kınanması, ve lanetlenmesi onu önlemekle görevli iktidarın değil, halkın ve sivil toplum örgütlerinin başvuracağı yöntemlerdir.

Terörle mücadelenin kalıcı çözümünün teröristle savaşmak yerine, terörün kaynağını kurutmaktan geçtiğini, her saldırı sonrasında uygulanan yayın yasağı ile dayatılan zorunlu suskunluk sürecinin toplumun yüreğindeki acıyı daha da derinleştirdiğini, terör amaçlı şiddet ve intikam girişimlerinin günlük yaşamda karşılaşılan acı tesadüfler olduğu algısının yaratılmaya çalışıldığını, yaşadığımız acının ve vahşetin devletin baskı ve şiddet uygulamalarını daha da artırması için bahane yapılmaya çalışıldığını üzülerek gözlemliyoruz.
Terörle mücadelede başarılı olabilmek için, lanetleme ve kınama mesajları yayınlayarak toplumu yatıştırmak ve yaşanan krizleri yasaklarla savmaya çalışmak yerine, terörün ekonomik, sosyal, siyasal , kültürel ve psikolojik nedenleriyle birlikte bütüncül bir yaklaşımla sorgulanması, sonuç almaya dönük stratejiler geliştirilerek derhal yürürlüğe konulması, arkasındaki küresel ve ulusal odakların tespit edilip temizlenmesi, masum vatandaşlarımıza yönelik akıl ve vicdan yoksunu saldırıları gerçekleştiren kirli ellerin bulunup bir an önce cezalandırılması gerekmektedir.

5 ay içinde 3 toplu katliamın yaşandığı Ülkemizde, siyasi sorumlular, bundan böyle bizi terörle yaşamaya, kana, yani ölmeye, alışmaya davet ediyorlar. El ele tutuşup barbarların vahşetiyle can veren gencecik fidanlar için ağlamaya, annesinin karnında gün yüzü görmeden ölen bebek için yanmaya, ekmeğinin, işinin, okulunun peşinde otobüsle evine dönmeye çabalarken parça parça olan vatandaşlarımız için göz yaşı dökmeye, alışmayacağız, alışamayacağız" dedi.

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR