24 Eylül 2017 Pazar
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
17 Ocak 2011 Pazartesi 16:56

GÜLAR 'dan Yağ Gülü Araştırması

Süleyman Demirel Üniversitesi Gül ve Gül Ürünleri Araştırma ve Uygulama Merkezi (GÜLAR) tarafından yağ gülü ile ilgili bir araştırma yapıldı.
GÜLAR dan Yağ Gülü Araştırması

Süleyman Demirel Üniversitesi Gül ve Gül Ürünleri Araştırma ve Uygulama Merkezi (GÜLAR) tarafından yağ gülü ile ilgili bir araştırma yapıldı.

 

GÜLAR Müdürü Prof. Dr. Hasan Baydar konu ile ilgili olarak şunları kaydetti: Yağ gülü, Isparta’yı Türkiye’ye ve dünyaya tanıtan objedir ve yağ gülcülüğünün Isparta’daki serüveni İsmail Efendi (1840-1915) ile başlamıştır.


Bilindiği gibi İsmail Efendi 1888-1892 tarihleri arasında tek başına ve büyük özveriyle Isparta’da gülistan ve gülhane tesis ederek yağ gülü tarımının ve sanayinin başlamasına ve gelişmesine önderlik etmiş, bu nedenle son 120 yıldır Isparta tarihinin, kültürünün ve ekonomisinin gül ile şekillenmesinin de mimarı olmuştur.


Mithat Gülcü’nün Ün Isparta Halkevleri Mecmuası’nda 1942 yayınlanan yazısında İsmail Efendi ile ilgili şu satırlar çok anlamlıdır: “Yetmiş beş yıllık hayatı boyunca servet ve mesaisini hayırlı teşebbüslere hasreden İsmail Efendi, 1915 yılının Mayısında, tam da gül mevsiminde Isparta’daki evinde gözlerini hayata ebediyen kapamıştır. Öleceğini üç gün önce hissederek mezarının kendi bahçesine yaptırılmasını vasiyet etti. Merhum cennetten bir köşeyi andıracak kadar şirin bir bahçede taşına çelenk ören gül bahçelerine bürünmüş olarak ebedi uykusuna dalmıştır” dedi.


Evet, Mithat Gülcü tam 68 yıl önce onun hakkında bunları yazmış. Ancak ne yazıktır ki bugüne kadar bütün bu üstün hizmetlerinin karşılığında kendisine gereken vefa borcunu Isparta yeterince ödeyememiştir. Her ne kadar İsmail Efendi’nin yaşadığı mahalle olan Hacıayvaz Mahallesi’ne 1935’te Gülcü Mahallesi adı verilmiş, 2009’da Gülcü Mahallesindeki caddeye ismi verilmiş ve Valilik binası arkasına heykeli dikilmiş olsa da bütün bu yapılanlar eksik kalmıştır. Örneğin Gülcü Mezarlığı’ndaki merhumun mezar yeri çok sıradan ve bakımsız olup, Anıt Mezar olarak düzenlenmeye ihtiyacı vardır. Bu anıt mezarın düzenlenmesi işinde, İsmail Efendi’ye çok şey borçlu olan gül yağı fabrikalarının sahipleri sponsorluk yapmalıdırlar.


GÜLAR olarak kurulduğumuz 2005’den beridir, İsmail Efendi adına bütün bu yapılanlar için kamuoyu oluşturmada büyük çaba sarf ettik; yıllardır dillendirdiğimiz İsmail Efendi adına cadde ismi verilmesi ve heykel dikilmesinden büyük memnuniyet duyduk. Büyük Atatürk’ün 6 Mart 1930 tarihindeki Isparta ziyaretinde verdiği talimat ile 30 Eylül 1935 tarihinde işletmeye açılan Isparta’nın ilk gül yağı fabrikasının
2006’daki satış ihalesini iptal ettirerek GÜLBİRLİK’e kazandırılmasına vesile olduk.

Bir an önce “İsmail Efendi Gül Müzesi” adıyla artık Isparta’da bir müze kurulmasını ve bu müzede ilk gül yağı fabrikasındaki damıtma kazanlarının sergilenmesini umut ediyoruz. Maalesef Terminal Camii’nin isminin “Müftüzade İsmail Efendi Camii” olarak değiştirilmesiyle ilgili yaptığımız girişimler sonuçsuz kalmıştır.


İsmail Efendi’nin 122 yıl önce bugünkü Gülcü mahallesinde tesis ettiği ilk gül bahçesinin ve ilk gülhanenin yeri halen mevcuttur. Şu an harap vaziyette olan bu bahçe yerinin hak sahipliği henüz netleşmediğinden ne şanstır ki üzerinde yapılaşma olmamıştır. Halen bu arazinin bir köşesinde İsmail Efendi’nin torununun torunu olan Orhan Büyükvanlı ikamet etmektedir. Bu bahçenin konumu ve mevzuatı ile ilgili bilgiler Gülcü Mahallesi Muhtarı Hüseyin Eroğlu’nda vardır. Bu arazinin bir an önce Isparta Belediyesi tarafından kamulaştırılarak koruma altına alınması ve daha sonra yerine Isparta gülü, eski Anadolu gülleri, modern park-bahçe güllerinden oluşan ROSARYUM (İsmail Efendi Rosaryumu), eski damıtma imbiklerinin sergilendiği bir GÜLHANE ile İsmail Efendi’nin öldükten sonra yanan ahşap konağının bir benzeri yapılmalıdır. Üstelik vasiyeti gereği anıt mezarı da bu rosaryum içinde inşa edilmelidir. İşte bütün bunlar yapıldığında, Isparta’nın gülüne sahip çıktığının ve merhum İsmail Efendi’ye olan vefa borcunu tam olarak ödediğinin de en belirgin göstergesi olacaktır.

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR