26 Eylül 2017 Salı

Kadir YAVUZ / Ajans32

Güle Yolculuk…

02 Aralık 2014 Salı 11:40

Gül Kenti Güneykent’i ve Belediye Başkanı Fahretdin Gözgün’ü Ziyaretim… 12 Kasım 2014

Gecikilmiş ziyaretlerimden birini daha gerçekleştirdim nihayet! Hep aklımdaydı, bu gülkentini ziyaret. Nasılsa elimin altında hemen ‘De şurası!’ denilenden, nasılda şurasıymış anlamadım.

Ben hep Afyon-Ankara, Denizli veya Keçiborlu yolu üzerinde hemen anayolun kenarındaki köyü Güneykent olarak bilirdim. Meğer bir hayli içerideymiş, Güneykent! Nüfus sayımında kayıp veren gül vadisi Güneykent, neredeyse belediyelik olmaktan çıkıyor, muhtarlığa düşüyormuş. Alt mahalleyi kendilerine bağlatmışlar da, belediye olarak hizmete devam ediyor.

Genç, Azimli, çalışkan bir Mühendis olan Belediye Başkanı Fahretdin Gözgün’ün belediye başkanlığındaki 3. Dönemi bu dönem! Kendisini telefonla aradım, yerinde olduğunu öğrendikten sonra Güneykent’e gittim. Ankara yolcusuymuş, gitmeden yakaladım.

Şehre 38 kilometre uzaklıkta olan Güneykent’e yabancı değilim; tanıştığım Güneykentliler var, ancak gül vadisine ilk defa geliyorum. Mevsim itibariyle şu an gül yok evet ama gül bahçelerini görüyorum.

Yoğun bir tempoyla çalışan belediye başkanı Fahretdin Gözgün, geldiler. Tam bir saat sohbet ettik. Güneykent’i ben sadece Baka’nın Genel Sekreteri Tuncay Engin Bey’in kasabası olarak biliyordum. Belediye’de başkanla ve daha sonrası belediyenin inşaat mühendisi Gül hanımla konuştukça tanıdığım nice yakın dostlarımın buralı olduğunu öğrendim. Gülses Gazetesinin eski sahibi Ali Çokyaşa buradan evliymiş, onu öğrendim. Gül Hanımın yanındayken tanıştığım Güneykentli bir yazar Veli Mutlu Ağabeyle güzel bir muhabbetimiz oldu. Beni misafir etmek istedi. Birbirimize kitap hediye ettik. Aslında Güneykentli olduğunu bildiğim halde o ana kadar hatırlayamadığım şair dostum Durmuş Kaya’yı sağ olsunlar, aradılar. Isparta’da olduğunu öğrendim. Hatta ‘Neden bir gün önce kasabaya geliyorum’ diye arayıp söylemedin ‘Bak şimdi üzüldüm!’ dedi.

Ben, başkanla görüşeceğim diye odaklanmışım, çevreyi araştırmayı hepten unutmuşum. Diğer belediyeleri dolaşmaya çıkmadan önce oralardaki tanıdıklarımın listesini yapar, zaman bulduğum an onları da ziyaret ederim. Hazırlıksız çıktığımın yeni farkına vardım. Neyse, Allah nasip ederse gül zamanı geleceğim Güneykent’e…

Başkanım araçları yenileyecekmiş, onların çalışması içindeydi. Ve gerek kendisine gerekse ailesine karşı yapılmış bir molotoflu saldırı hadisesi vardı. Onlarla ilgili biri için geçmiş olsun, diğeri için hayırlı olsun dileklerimi ilettim. Gülü sordum kendilerine ve o da zaten hep gül üzerinde duruyordu. Bir ifadesinde ‘Dünya gül üretiminin yüzde altmışını Isparta, bunun yaklaşık yüzde on beşle, on sekiz arasındaki kısmını da kasabamız karşılamaktadır’ demişti. Baka’nın destekleriyle, gülü tanıtan kitap, ayrıca gül zamanı turist getirme gibi çalışmaları da, gayretli çalışmalarıyla gerçekleşmiş.

Kitaba olan bu bağından dolayı benim 10 ve 11. Kitaplarımla ilgili bir çalışma yapma teklifinde bulundum. ‘Güncele Yakın’ ve ‘Sen Büyük Bir Limansın.’ Netice de, biri gülü inceliyor, diğeri yani benim kitaplarımda insanı inceliyordu. Hele deneme tadında insanı işleyen, ona değer vererek ele alan, onun bir gül kadar değerli olduğunu ortaya koyan eserlere ve o eserlerin yazarlarına sahip çıkmak gereği üzerinde durdum, durdum, durdum.

Güneykent’i gül zamanı ziyaret etmek üzere ayrıldım. Sonbaharın tüm renkleri tabiata hâkim olmuş… Yol boyunca, ağaçları hâlâ bırakmamış ama sararmış, kızıllaşmış, kahverengi ton almış, güzellikleriyle sonbahara ayrı bir renk katan yapraklarla birlikte oldum.

Beton yığınlarından uzaklaşınca bir güzel oluyor insan! Gümüşgün’ün içinden geçerken, eskinin uzun yollarına gittim, geldim. Eskiden, yerleşim yerlerinin içinden geçerdi şehir yolları… Sağlı sollu evlerin, altındaki bakkal dükkânlarının, lokantaların arasından süzülerek geçerken bir başka kentin insanlarıyla otobüsün içinden de olsa bir bağ kurardık.

Şimdi yollar o yerleşim yerlerinden koparıldı… Hem yollar büyüdü de… Duble oldu, otoban oldu, tünel oldu. Yollar büyüdü, güzelleşti ama bir gariplik var yollarda… Yalnızlar!

İnsanı yaşatma üzerine yatırım yapmalı… Yollar büyüyor, her şey bir modernleşme ve büyüme içinde ancak bu büyümenin, bu modernizasyonun içinde insan eriyor, tükeniyor, kayboluyor, yok oluyor.

Zaman azalıyor. Gelin vakit geçmeden insanımızı yaşatalım. Araçlar yenileniyor, yollar yenileniyor ama bu yerleşim yerlerindeki insanlar azalıyor. Belki de, gelecek seçimde, aşağı mahallenin nüfusuyla, Güneykent’in nüfusu, kasabayı küçülmekten kurtaramayacak.

Göçü engelleyecek yatırımlar yapılmalı. Doğru mu?

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR