23 Eylül 2017 Cumartesi

Kadir YAVUZ / Ajans32

Gurbet Oldum…

03 Haziran 2014 Salı 16:21

Gurbeti yaşarken, gurbetçi oldum. Uzaklık gurbet değil mi? Gurbeti yaşamak için bir başka ülkeye mi gitmek gerekir? Şehirden şehre göçüş bir gurbet değil midir?

Geldiğim, yerleştiğim, kaldığım gurbette yerli olmuş gibiyim. Buralı, buradan biri! Binadan birini, benim eski binamdaki birine; esnaftan birini, benim eski yerleşim yerimdeki esnaftan birine; karşı kaldırımdan geçen birini, akrabalardan birine; hemen hemen her yüzü, birine benzetiyorum.



Maliyeden biri, Valilikten biri, Milli Eğitimden biri, mahallemizdeki caminin imamı, lokantacı Ali Usta, Bankacı Zeki Bey; hep o benim memleketten tanıdığım simalar, eski yüzlere benzer birileri gibi geliyor. Aynı gün yani bugün yaşadığım bir şey oldu… ‘Bu bizim Hasan Amca değil mi?’ demiştim ki, yaklaşınca bir başka biri olduğunu fark ettim. Birden tuhaflaşıyorum. Rengim atıyor, betim benzim sararıyor ‘O değilmiş!’ Oysa ‘Ne kadar benziyordu’ dediğimi biliyorum. 

Mustafa Miyasoğlu’nun “Zamansız Bahçeler”kitabını okuduğumda anladım ki, bu benzetmeyi yapan sadece ben değilmişim.



Mustafa Miyasoğlu: “Hem ziyaret hem ticaret için gittiği ülkeden dönüşü geciktikçe, farkına varmadığı bir hasret de onun içini oymaya başlar. Artık sokaklarda gördüğü insanları kendi yakınlarına, binaları ve tabiat güzelliklerini de kendi ülkesinin çeşitli unsurlarına benzettiğini fark eder.”



Demek ki, çok uzak bir ülkeye gitmek değiştirmiyor, insanın çevresindekileri yakınlarına benzetmesini… Bir şehirden bir şehre göçmeniz, aynı şeyleri yaşamanıza sebeptir.



Hatta ben daha fazlasını yani bir yere geçici olarak gitmekten çok hele oraya yerleşmişseniz; bir zaman sonra hiçbir şeyi ayırt edemediğiniz, yani memleketinizdeymişsiniz gibi bir şeye büründüğünüz oluyor. İnsanlar aynı, şehir aynı; senin insanından, senin şehrinden zerre kadar farkı yok gibi gelir… Alışır, gidersiniz.



Arada bir eski yaşanmışların, hatıraların hatırına gelmese var ya, memleketten uzakta olduğun hatırlamazsın bile. İşte tam orada ‘gurbet oldum’ diyorum.



Bazen gurbet olmayı gerektiren hayat koşulları çıkar, insanın karşısına! İyi de gelir, gurbet. O nedenle yerleşirsin, gurbete; dalarsın o beklemediğin meşakkatli yola… Yol, seni isteğinle buluşturur. O zaman gurbette ‘Gurbet oldum’ dediğim şeyi yaşarım. 



Bir şeyi söylemek ayrı bir şeydir, uygulamak yani tatbik etmek daha başka bir şeydir. Tatbikten çok yaşamak, o yaşamayı; yaşayandan başkası bilemez.



Hayatla ilgili aslında bilmediğimiz çok şey vardır. O her bilmediğimiz şeyle, yaşarken karşılaştığımızda, tanışırız ve sonra da öğrenmemiz gerektiğince öğreniriz. Herkesin öğrenme kabiliyeti de, farklı farklıdır. Biri tez öğrenir, öğrenirken; ne hayatı yorar, ne de hayatla ilgisi olanı… Anlarız ki, sorun zekâyla ilgili! Hiçbirine, hiçbir şeyi sorman gerekmez. Sorunuz, işi zora sokmaktan başka bir işe yaramaz.



Gitmek zorundaysan, gideceksin; her gidiş kaçmak demek değildir. Ben, isteğimle yani kendi rızamla göçü tercih ettim. Geldiğimde, karşılaştıklarıma razı olmak durumundaydım… Zorlandım belki alışıncaya kadar ama kabullendim. ‘gurbet oldum’ deyişim ondan!



Çok zaman yaşarken, bilmeden bulduğum bir güzellik olmuştur… Yaşamı tamamlayan bir güzellik! Gurbete gelmeseydim onu bulabilir miydim? Bilemem. Belki, bir başka zamanda, bir başka şartta karşına çıkabilir ama zamanın alır. Bazı şeyler vardır ki, zaman kifayet etmez, o şeyi yakalayamazsın… Çok beklersin ama istemene rağmen mümkün olmaz. Bazı şeylerde istemediğin veya beklemediğin bir zamanda karşına çıkar.



Ben ister miyim ki, düzenim bozulsun; göç edeyim, farklı şehir, farklı insanlarla karşılaşayım… Bir yere alışmak öyle kolay mı?



Alışamıyor ve hep sizin oraları gözünüzde yaşatıyorsunuz. O eski yerden insanlarla karşılaştığınızı sanıyorsunuz. Sonra diyorsunuz ‘İnsanlar ikiz yaratılmış! Bu kadar mı benzer bir adam, bir adama!’ rahatlama için kendinize yakın bir deyim buluyorsunuz.



‘Gurbet oldum’ dediğim her şeyi yaşadım bir vesile bu şehirde!

 

 

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR