22 Eylül 2017 Cuma

Kadir YAVUZ / Ajans32

Hastaneler

30 Ocak 2013 Çarşamba 13:15

HASTANELER… YENİ YAPILANMA… ÖZEL HASTANELER VE DEVLET HASTANELERİ… SAĞLIK KOMPLEKSİ…

Devlet hastaneleri, bir zamanlardaki girilmezliğini geride bıraktı ve aynı şekilde doktorlarda öyle… İnsan sağlığına önem veren insana değer veren yetenekli doktorlarımız görev başındalar.

Devlet hastanelerinin değişmesi sanki özel hastanelerin etkisiyle oldu. Özellerdeki anlayış, ilgi, alâka beraberinde yarışı ve yenilenmeyi getirdi. Özel hastanelerin özel hizmetleri sanki insanın yitirdiği itibarını kazandırdı.

Her ne kadar özel hastanelerden bahsediyor olsam da, mecbur kalmadıkça pek gitmiyorum. Aile Hekimliği ve Devlet Hastaneleri benim öncelikli tercihimdir. Özel hastanelere gidişim sayılıdır. Özele neden gerek duymadığımı söyleyebilirim. Devlet Hastaneleri ve hastanelerin güzide doktorları özveriyle görevlerini yapıyorlar da o yüzden özele gerek duymuyorum. Özel Hastanelerdeki doktorlar nereden geldi? Bizim Devlet hastanelerimizde görev yapıp, özele geçen doktorlar değiller mi?   
 

Bu ara Devlet hastanelerindeki yeni yapılanma nedeniyle ziyaretlerde bulunuyorum. Sağlıktaki değişimleri yerinde görüyorum. İnsan sağlığına hizmet için harıl harıl çalışan yepyeni bir kadroyla tanıştım. Çalışkan, dürüst, güler yüzlü yöneticileri ve doktorları görmek ne güzel!

Bir genç doktorun hasta tarafından azarlandığını, oysa eskiden doktorların hastaları azarladığını bizzat yaşayanlardan biri olarak açık söyleyeyim, şaşırdım. Sağlık sorunu, iki taraflı anlayışla çözülebilecek bir sorun! Hasta, doktoruna inanacak ve tam teslim olacak; doktorda, hastasını muayene ederken kendi çocuğunu, eşini, annesini, babasını, bacısını, amcasını, teyzesini, dedesini, ninesini muayene ediyormuş gibi candan davranacak… Canını ortaya koyacak. O yaklaşım sonucu yazılan reçeteler şifaya dönüşecektir. Doktorla hastanın gönül dostluğu muayeneye karışmadığı müddetçe dünyanın en iyi ilaçlarının yazıldığı reçeteyi kullanıyor olsanız bile iyileşemezsiniz.

Hastalığı yenmek ancak ilahi emirle mümkündür ancak bazen de insanın iradesiyle yenilen hastalıklar da var. Çok inatçı, hastalığı kabullenmiş, hastalığıyla ilgili ne söylense dinlemeyen, ateş püsküren, doktora savaş açmış; doktorla dövüşe gelmiş gibi olan hastalar olduğu gibi; tam bir teslimiyetle doktorun tavsiyelerine uyan, onu dinleyen, dediklerini uygulayan uyumlu insanlarda var.       

Yeşil kart sahibi bir gencin özel hastaneye gidişiyle ilgili bir izlenimim oldu… İlaç almak üzere girdiği eczanede konuşulanlara tanık oldum. Gördüm ki, yeşil kart sahibi arkadaşım özel hastaneye gitmiş, eczane görevlisi ilaç parası “40.00 TL” deyince, ilaç alan genç “Ben yeşil kartlıyım… O da ne parası?” dedi. Eczacı kalfası da “Ama sen özele gitmişsin. Devlete gitseydin o zaman haklıydın. Özel olunca almak durumundayız.” Dedi.

Ben SGK emeklisiyim ve Devlet hastanelerini tercih ediyorum. Şimdi ben devlet hastanesini tercih ediyorum da “Sen ey yeşil kartlı neden Devlete gitmen gerekirken özele gidiyorsun?” Benim bildiğim yeşil kart, ihtiyaç sahiplerine veriliyor değil mi?

Aslında, yeşil kartlıların yeniden bir gözden geçirilmesinde fayda var. İhtiyaç sahiplerine verilmiş mi, verilmemiş mi? Kafalardaki soru işaretleri de çözülür en azından!    

Sümer Halı’nın arsasına kurulacak Sağlık Kompleksi’nin ihalesinin yapılmış olması, ihaleye girecek müteahhitlerden birine yetki verilmesini bizzat Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın üstlenmiş olduğunu basından duyunca sevindim. Hastanelerin dağınıklığı gerçekten sağlık hizmetlerini zora sokuyor. Kurulacak sağlık kompleksi Akdeniz, Ege ve İç Anadolu Bölgesi’nin Isparta’ya yakın bir bölümüne hizmet verecektir. “Bölge Hastanesi” olma hayali gerçekleşiyor.

Ve sözün bittiği yer “Sağlık olsun!” diyelim… Yeni yapılanmanın oturmasını, yeni Sağlık Kompleksinin bir an önce temelinin atılmasını bekleyelim.

 

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya 1 yorum yapıldı.
    YAZARLAR