19 Eylül 2017 Salı

Kadir YAVUZ / Ajans32

Hayat Hikayesi

28 Haziran 2011 Salı 10:29

BAZILARININ HAYATI HİKÂYE GİBİDİR…

 

Bazılarının hayatı hikâye gibidir… Anlatırsa, bu onun hayat hikâyesi olarak dinlenir. Anlatmaz yazarsa, okuduğunuzda; hayatının hikâyesini, bir başkasının başından geçmiş bir hikâyeymiş diye algılarsınız.

 

Öyle de olsa böyle de olsa netice de, bir yaşanmışlık vardır. Hikâye dediğimiz şey, yaşanmış hayattan başka bir şey değildir.

 

Bazı dostlarım var; çok şey yaşamıştır ama hiçbir şey anlatmaz. Yaşadığı hikâye hatta roman olacak şeylerdir ancak kendi içinde hapseder. Onu paylaşmaz. Acıysa yaşadıkları ona gömülür yani onun içine gizlenir, onda saklanır. Bazısı neyi var neyi yoksa önüne gelenle paylaşır… Tıpkı benim gibi. İyi midir? İyi değildir elbette! Ama kişinin kendi hakkıdır… Dilediği gibi hareket etmekte hürdür. Ancak, az da olsa paylaşmakta, rahatlamakta fayda vardır. Tüm çıplaklığıyla olmasa da, bazen bazı şeyleri birileriyle paylaşmalı! Hepten kapalı olan insanla arkadaşlık yapmak, dostluk kurmak zordur.

 

Bir arkadaşım var, bazen hayat hikâyesini öğrenmeye çalışırım; sorarım kendisine, bana anlatmaz. Der ki “Ben başımdan geçenleri anlatayım ki, sende yazasın değil mi? Olmaz, anlatmayacağım. Bir gün oturup kendi romanımı kendim yazacağım.” Oysa, anlatsa ne olur sanki! Yani, işim yok oturup onun romanını yazacağım. Yazar, başından geçenleri yazar. Biriyle yaşadıklarını yazar. Dinlediği yaşanmışlar onda hikâyeye veya romana dönüşür. Bu bazen bizzat kendi yaşadıkları da olduğu gibi, bir başka biri veya birilerinin hayat hikâyeleri de olabilir.

 

Bir dostumun hayatı gerçekten hikâyelik ve üstelik ibretlik kendisiyle samimi olmama rağmen bir başkasından duyuyorum. Bu bir can dostum… Hayat dolu, bir kişiliğe sahip! İki çocuğunu kaybetmiş olmasına rağmen inancına bağlı olmanın vakarlığıyla dimdik! Nedir yaşamış olduğu hayat hikâyesi! Bir oğlunu, geri geri gelen kamyonunun altında ezilerek kaybediyor… Bir oğlunu, kamyonun içinde; ateş yakarak oyun oynarken, alevlerin arasında kalıp yanması sonucu kaybediyor. İki çocuk, ikisinin de ölümü nakliyecilik yaptığı kamyonunda yaşanıyor. Kamyona binemiyor… Her kamyon gördüğünde o çocuklarını hatırlıyordur muhakkak. Ama her ne şekilde olursa olsun, o kimselere acısını yansıtmıyor. Kimi dökülür rahatlar, kimi içine döker; kendiyle rahatlar. Kendinde rahatlar mı, yoksa ateş yüreğini yakar mı, orası sır!

 

Geçen bir dostumu dinliyorum… O derece içten ve candan bir dostumun, şimdiye kadar duymadığım yaşanmışlarının olduğunu kendisinden duyduğumda, hayretimi gizleyemedim. Saatlerce kendisini dinledim. Neden dinledim, bende aynı sıkıntıları yaşadığımdan dinledim. Onu benden iyi, kimse anlayamazdı. Çünkü, aynı şeyler benimde başıma gelmişti. Bir şey vardı ki, ben hayat hikâyemi yazdım; kitaplarımda okuyucularımla paylaştım ama o kimseyle paylaşamamış, derdini içine gömmüş… Büsbütün kapanmamış da! Mücadelesine devam etmiş, uğraşırken az da olsa unutmuş. Bir de, kendisine destek olan bir dostu olmuş… Bu çok önemli! Benim soframı her gün paylaşan biri veya birileri benim başıma gelen o acı hayat hikâyemde, acılarımla beni baş başa bırakmışlardır. Ancak, en büyük sevincim ne biliyor musunuz? Canım sağ! Sağlamım, vücudumun her hangi  bir uzvu sakat değil, eksik değil!

 

Geçen birkaç dostla yemekten çıktık… Muhabbetle ufak ufak yürüyoruz. Yanımdaki arkadaşıma 15-16 yaşlarında bir ayağı kesik, koltuk değnekleriyle yürüyen bir kızcağızın selam verdiğini gördüm. O kadar tatlı ve içten bir gülümseyişle selam verişi vardı ki; beni hayrete düşürdü. Utandım, sağlam oluşumdan! Yanımda sapsağlam duran nice insanların varlığından veya dünya sıkıntıları nedeniyle sızlanışlarından utandım.

 

O kızcağızın hayata bağlılığını gülümseyişinden fark ediyordum. İki oğlunu kaybeden dostumun da manevi yapısıyla hayata bağlanmış olduğuna yürekten inanıyorum. Çırpınsan da, ağlasan parçalansan da; eksik olan bacağı veya kaybettiğin evlatlarını geri getirmen mümkün olmayacağına göre, o zaman dirayetli durmak bence en iyi şeydir…

 

Değil mi?    

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya 1 yorum yapıldı.
    YAZARLAR