26 Eylül 2017 Salı

Kadir YAVUZ / Ajans32

HE-MAN Güç Bende…

09 Nisan 2013 Salı 13:36

Dünyanın garipliğine mi, tersliğine mi, yani “Dünya tersine dönüyor” diyenlerden mi olmalıyım veya şu dünyanın garipliğinden dolayı “Kimine kavun yedirir, kimine kelek!” diyen mi, olmalıyım? Bilmem ki!

 

 

Dünya acımasız mı acaba acımasız olan biz insanlar mı? Dünyayı ne hâle getirdik demiyoruz, dünya da amma acımasızmış diyoruz. Güç denemesi yapar gibi bir halimiz var… Ya gücün yanında yer alan olmuşuz, ya da güç bende diyen olmuşuz.

 

 

O küçücük çocukların, beynine işlenmeye çalışılan, He-man güç bende çizgi filmleri var ya, onlarla güç mutlaka bende olmalı, ya bende ya bende! O nedenle, hep bir yeri ele geçirmeyi; bir mevki makamı, ticari gücü, çevre tesiri, otoriter olmayı istemek oldu, hedefimiz! Gücün bir başkasının eline geçmemesi için büyük çaba sarf ettik… Savaştık.

 

 

Bir yerde olmak, tepede olmaktı arzumuz! Olamadıksa suçu dünyanın tersliğine yükledik. O hırs topluma faydalı olma düşüncesinden uzaklaştırdı bizleri, ferdiyetçiliği geliştirdi.

 

 

İnsan, bir şekilde bir yere geldiğinde; bir şekilde güçlü olmaya başladığını hissettiğinde, gücün onda olması gereğine inandığından, aksini düşünmesi de, mümkün olmadı. O gücün kendisinde olması moduna girer, o mod onun modelidir, başka bir moda girmesi imkânsızdır.

 

 

Bunu, önce kendi oyuncağını kimseyle paylaşmayan çocuklarda fark edebilirsiniz. Sonra, kendi oyuncağını bir başkasıyla paylaşmadığı halde, bir başkasının oyuncağını zorla aldığını, almaya çalıştığını görürsünüz. He-man’da netice de zorla almıyor mu?

 

 

Bunu isteyerek değil, istemeyerek yapar ama yapar… Çünkü onun haricinde bir tercihi söz konusu değildir.

 

 

Çizgi filmler, metal robotların dünyaya hâkim oluşlarının çocuk beyninde açtığı büyük bir tahribata sebep oluyorlar. Orada bir dünya hâkimiyeti var. Film sonrası her şeyi halleden ve gücün onda olduğunu bilmeyen kalmıyor. Çocuklar, dünyadaki tek gücün He-man’da olduğuna inanarak büyüyor.

 

 

Demir yığınındaki güç nedir ki? Güç, Allah’ındır. Bir ikileme oluşuyor, kafalarda! Güç karmaşası yaşıyor, küçücük beyninde! O günler de, güçlü olan beyni etkisiz hale getiriyor. Düşünmekten yoksun, oturduğu yerde He-man gibi dünyayı ele geçirebileceğine inanıyor. Güç, çizgi filmler aracılığıyla kumanda kadar yakın, bir parmak ucu mesafesinde çocuğa yakın. Ne yapabiliriz?

 

 

Çocuğu çizgi filmlerden uzaklaştırabiliriz? Nasıl yapacaksınız? Siz televizyondan uzaklaşamıyorsunuz ki, çocuğu uzaklaştırasınız. O zaman televizyonlar her odaya kuruluyor. Düzenini kuran çocuk, istediğine ulaştığında, yeni şeyler istiyor. Bilgisayar, cep telefonu vs. internet ağının arasında buluyor kendisini, güç kendisinde ya! Dilediği yerine getiriliyor da, zaten. Büyüme çağını, oturduğu koltukta geçiriyor. Sorduğunuzda “Sorun yok!” diyor. Kendi dünyasını kurmuştur, ona göre tüm sorunlar ortadan kaldırılmıştır.

 

 

Tek beden, tek ruhta insan yetiştirmek istiyorsanız, çizgi filmlerle, internet oyunlarıyla beyinleri ele geçirebilir, insanları tek düşüncede yapabilirsiniz.

 

 

8-10 saat hareketsiz oyunlara dalan çocukların arkadaşı, arkadaşlığı unuttuğunu görüyoruz. Dostluk kelimesini hiç duymadan, bilmeden büyüyor.

 

 

Hedefi çizen kapitalist firmalar çizgi filmin ardından yaptığı reklam kampanyalarıyla çocukların yiyeceğinden, giyeceğine kadar belirliyor. Siz isteseniz de, istemeseniz de yabancı firmaların yiyeceğini, içeceğini ve giyeceğini ısrarla aldırtıyor. Maddi durumu iyi olanında, orta olanında bakın üstlerine başlarına hep markadır. Maddi durumu iyi olmayan bir zümre de, ya sürünüyor ya da güç’ün kendisinin eline geçmesi yönünde soygun, çete, cinayet gibi pisliklere bulaşarak, kısa zamanda maddi güç’e sahip olmaya bakıyor.

 

 

Nasılsa, He-man o… Güç bende, diyor. Bugün olmazsa yarın dünyayı er geç ele geçireceğim, diyor. Öyle mi? He-man öyle diyor… “Güç bende!”            

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR