20 Eylül 2017 Çarşamba

Nagihan ÇELİK / Ajans32

Her Geceye Yıldız, Her Yüreğe Dost Lazım

06 Şubat 2015 Cuma 15:08

Televizyon programlarından birinde, Mardin yıldızlara en yakın şehir, diye bir cümle duymuş, meraklanmıştım. Bir gün yolum düşer gidersem, düz bir açıklık bulup, sırt üstü yatacağım ve yıldızlara bakacağım demiştim. Acaba bir ara yıldızlar, sessizce yaklaşıp, Mardin’lilere bir şey mi fısıldıyorlar, yoksa karanlıkta insanların ruhu, hafifliyor da yıldızların yanına mı yükseliyordu.

 

İstanbul' da yıldızlar uzak. O kadar ki hiç görünmüyorlar. Işık kirliliği dediğimiz, teknoloji ve yoğun ışık İstanbul' a yıldızları yaklaştırmıyor. Sakarya pırıl pırıl yıldızlı, İstanbul yıldızsız. Çok acı, hem de çok. Yeri göğü kirletiyor insan, yetmiyor, uzanıp yıldızları bile kovalıyor. Ne diyelim, dünyamız Allah' a emanet.

Nihayet Mardin' e gittim. Göğüne yıldızına erdim. Gündüz güneşi göremedim, hissettim. Sanki güneş dinlenmek için yan evin balkonuna inmişti. Ya Rabbim o nasıl sıcaklık. O ne biçim ışık. Gözlerini açamıyorsun. 

 

Tek dileğim var, geceye kadar erimesem de yıldızları görsem. Ve gece, ışık ışık yıldızlar. Aman Allahım, doğru söylemişler. Gerçekten çok yakınlar, elimi uzatsan bir iki avuç toplarsın. Dalıp gidiyorum seyirlerine. Her bir yıldız, bir dosta, bir tanıdığa dönüşüyor bir anda. Tüm sevdiklerim bir yıldız olmuş, tatlı tatlı gülümsüyorlar. Yıllar önce yeğenim sormuştu, yıldızlar neden var diye. Yön bulmak için demiştim. Boş boş bakmıştı, dört yaşındaydı. Anlasın diye tarifi değiştirdim. Geçmişi unutmamak, dostları, arkadaşları hatırlamak için. Bak şimdi şu arkadaşın Enes, şu da Aykan deyince sevinçle, anladım anladım diye bağırmıştı.

 

Simsiyah bir geceyi düşününce, hiç dostu arkadaşı olmayanlara üzülüyorum. Yıldızları parlaklaştıran, gecenin karanlığı. İnsanın dostlarını kıymetlendiren de onlara olan ihtiyacımız. Tek başına bir yudum çay geçmiyor insanın boğazından. Yalnızca Mardin değil yıldızlara yakın olan. Dosta hasret çekilen her gurbet köşesi, zifiri karanlık ve o geceleri pırıl pırıl aydınlatan sevgili dostlar. Kayıp giden yıldızlar var, gönül semalarımızdan. Hayır, ölüm değil o. Kırılıp sildiklerimiz. İncinince onarılmıyor bir daha yürek. Tamir olmuyor. İzi kalıyor dil yaralarının. Öyle hızla kayıyor ki gönülden, izi esamesi kalmıyor.

 

Bir de bizi silenler var. Yanıp yanıp sönenler. Çok acıtıyor içimizi, çabalayıp duruyoruz tamir etmek için,yine nafile olmuyor tamir ettiklerimiz eski tadında. Gönül duru, içi tertemiz nurlu, dikkat edilmezse dağılıp giden inci kolye gibi. Hem zarif hem kıymetli. Arkadaş bulmak kolay,mühim olan dostları sağlam tutmak ipek ipliklerle. Çözgüsü ipek, atkısı ipek. Has ve narin dost dokusu. bir o kadar ruhumuz için elzem, gerekli.

Semanız çok kalabalıksa, karanlık sizi yormaz. Yaklaştıkça büyüyen her yürek, kıymet verdikçe yücelen her insan, yıldızlar gibi aydınlatır gönül semamızı.

 

Bakmayın şöhret olanlara yıldız dediklerine. Onların ki tamamen hikâye. Her yüreğin kendi yıldızı vardır ve her yıldızın bir parlaklık derecesi. Güneş insanın eşi veya sevdiceyi. Gün onunla doğar, onunla yaşanır. Onunla demlenir, onunla şekillenir. Onunla tamamlanıp var olur insan. Hele bir de idealin aynı, hevesin, hedefin bir ise, güneşin hep parlar. Ay, dar da, zor da doğan, anne- babamız. Yıldızlar ise dost ve ahbaplarımız. Ruhuma derin bir ışıkla bakınca,  tüm ruhların kıvrımlarını görebiliyorum. Ben neyle gülümsüyorsam, Ahmet, Mehmet, Ayşe, Fatma’da öyle. Gönüller aynı kıpırtılarla coşuyor. Ne ben üstünüm, ne başkası eksik. Ben neyi özlüyorsam, Adana' lı, Urfa' lı, Yozgat' lı da onu özlüyor, hasretler aynı yakıyor, kayıplar aynı hırpalıyor hepimizi.

 

Karanlık yoruyor, ışıksız olmuyor. Her geceye yıldız, her yüreğe dost lazım.

Karanlığı dostlarımızla pırıl pırıl aydınlatalım. Geceler çok daha güzel olacak.

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya 1 yorum yapıldı.
    YAZARLAR