25 Eylül 2017 Pazartesi

Kadir YAVUZ / Ajans32

İbrahim Tatlıses Vuruldu..

18 Mart 2011 Cuma 13:58

İBRAHİM TATLISES VURULDU…

Bugün 18 Mart 2011 Cuma… Çok anlamlı bir gün! Cuma günleri bir araya geldiğimiz sevgili dostum Mehmet Bey “Yemek sonrası gündemde konuşacağımız bir şey var” dediğinde, bende “Sadece bir şey mi? Çok şey var. İnanın bir haftaya sığdıramayacağımız derecede olaylar hızlı bir gelişme gösteriyor ve bazen bu gelişmeleri takip edemiyoruz.” Dedim.

“Haklısın!” dediler. Yemek sonrası hemen oturma odasına geçtik… Yerlerimizi aldık. Tabii ben yemeği biraz ağır yiyorum. Yemeğimi yiyip, gittiğimde; dostlarım, ana metinleri başlık altına almışlardı. Vardığımda, bugünün en anlamlı konusu “Çanakkale Şehitlerini Anma Günü, değil mi?” dedim. Sanki onu gözden kaçırıyoruz gibi. Yok denildi, kaçırmadık. O en başta işlendi. O zaman ben kaçırdım demek ki, dedim. Dedim ya! Gerek dünya da, gerekse Türkiye’de o kadar hızlı cereyan ediyor ki; hadiseler, inanın yorum yapmaya vakit bulamıyorum. Bu haftanın en hayati konusu Japonya’daki depremdi… Sonra Türkiye’yi deprem gibi sarsan bir hadiseyle karşılaştık. İbrahim Tatlıses vurulmuştu. Ağızdan ağza dolaşıyordu. Kimi üzgün, kimi çekimser ve kimi de seviniyordu sanki! Neymiş yaşamı filan. Ya kardeşim herkesin yaşamı kendisine! Evet, bazen bende İbrahim Tatlıses’in sesiyle, şöhretiyle ve kazandığı imparatorluk makamıyla ilgili bir şeyler söylerken, derim ki “Ses mükemmel… İnşaat işçiliğinden ses sanatçılığına yükselmek öyle kolay değil… Bu onları aşmış biri üstelik! Yaptığı işlere sırayla bir göz gezdirirsek; ses sanatçılığı, elinden tutup şarkıcı türkücü yaptıkları, yönetmenliği, televizyonculuğu, restorancılığı, seyahat şirketi vs. işleri ve oralarda çalışanlarına baktığındaki, ülkeye kazandırdığı inkâr edilemez. Hatalarını, günahlarını hesaba çekecek yer biz değiliz ki? Yaptıklarına karışıyoruz. Olmadık yorumlar yapıyoruz. Biz ne kadar temiziz ki? O zaman bu şahsiyetin vurulması elbette önemlidir. Ülkeler arası ülkemizi temsil eden bu şahsın failini bulmayı devlet üstlenmek zorunda!”

Çok büyük bir darbe yedi… Kurşunu kafatasına yemişti. Görülmemiş bir emniyet tedbiri ve suçlu veya suçluların yakalanması çalışmasına gidildi. Müthiş bir gayret gösterildi. Cumhurbaşkanı, Başbakan, meclis ve tüm birimler devreye girdi.

O arada çok büyük sözler sarf edildi. Kendisinin kurşunladığı kişilerin olduğunu ve onlardan birinin yapmış olabileceğini, Irak’ta bir iş aldığı veya almak üzere olduğunu; caydırıcılık babından yapılmış bir saldırı olabileceğini, terör örgütüne verilmeyen bir haraçtan kaynaklandığını… Söylediler de söylediler. Meşhur insanların düşmanı çok olur. Gayet normaldir. Elbette ülkeye bu derece ekonomik katkısı olan bir sanatçının katilinin bulunması için yoğun bir çaba sarf edilecek… Edilmesi gerekirdi de! Edildi.

Ama vatandaşın endişe ettiği taraf şu! Bizim başımıza gelse böyle bir olay, aynı incelik ve hassasiyet gösterilir miydi? Veya birçok faili meçhul cinayetler var, kaybolan çocuklar, üniversiteli kızlar ve daha niceleri, bunlara da aynı özen gösterilmeli değil mi? O da insan, diğeri de! Bizler insan olarak başına gelene bir şey demiyoruz. Demeye de hakkımız yok. Hepimiz insanız, bugün onun başına gelen yarın bizim başımıza gelir. Sevinmek bize yakışmaz.

Aynı günlerde Bilkent Üniversitesinden bir genç kız kaçırılmıştı. Bulunamadı. Belki de ben yazımı yazıp yolladıktan sonra bulunacak ama ne var ki, pek bulunacağını sanmıyorum. O ve onun gibi nice kaybolan gençler var… Organ mafyası tarafından kaçırılıp, öldürülen nice insanlar var, bulunamayan; ırzına geçilip, ıssız bir yerde toprağa gömülüp ortadan kaldırılan nice cesetler var. Hani deniliyor ki; mobese sistemiyle iğne deliği kadar küçücük şeyler bile takibe alınıyor da, bu canavarların eline düşenler nasıl bulunamıyor.

İbrahim Tatlıses’e ve yakınlarına geçmiş olsun derken bugünün belki de gündemine bomba etkisi yapan en önemli hadiseyi sizlerle paylaşmadan geçemeyeceğim. Libya’yla savaş var, kapıda! Ülkesini felakete sürükleyen Kaddafi’nin inadını anlamış değilim. Bakalım neler olacak…

Haftaya Cumaya hangi hadiseler bizleri bekliyor.




* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya ilk yorum yapan siz olun.
YAZARLAR