23 Eylül 2017 Cumartesi

Neriman CANBOLAT / Ajans32

İki Rüya Üç Olay

14 Aralık 2010 Salı 06:56

Hepimiz bir olay yaşar ve hemen arkasından “evet evet içime sanki doğmuştu” deriz. İşte benim de yaşadığım bir olayımı paylaşmak istiyorum.  Sanki içime doğmamış adeta bildirilmiş.
                                                                                                             Yoğun bir çalışmamın arkasından tatil yapmayı hakettigimi düşünerek  üç gün Antalya’ ya arkadaşımın yanına gittik oğlum Enes’le.  Olağanüstü güzel evsahipliği yapan arkadaşım Hülya ve oğlu Mertcan hayatımda yaşamadıgım güzel bir dinlenme olanaıı sağladılar. Ramazan-ı Şerifden  bir gün önce Isparta’ya döndük. Otobüsten inip servise bindigimizde sevgili eşimin bize sürpriz yapıp almaya geldigini gördük ve şaşırmiştık. Oysa ki ona yorulmamasını söylemiştik. Çok severdi sürprizleri,  aslında saşırmamam gerekirdi. Son zamanlardada okadar üzerime titremeye başlamıştıki  hayatında sadece ben vardım, çok seviyordu, o sevgisini anlatamam 25 yıllık evli olamamıza rağmen hala liseliler gibiydi.
Ertesi gün sahura kalktık oğlum Ahmet ve gelinim Seda  da yaz tatili için bizdelerdi. Ailece hepimiz sahur heyacanıyla yemegimizi yedik,  herkes yattı. Ben namazımı kılıp biraz dua etmek istedim. Şu mübarek günde bende Rabbime yalvarayım, O’na sıgınmayım dedim. İbadetlerimi yaptım ve yattım. 

Sabah kalktığımda birde ne göreyim;  aman Allahım  ellerimede kına.  Gece yat  uyu uyandığında ellerinde  kına, kokladığımızda misler gibi kokuyordu.  Olaya yabancı degildim çünkü küçükken çok yaşardım. Gelinim  Seda’ ya gösterdiğimde  o da çok şaşırdı ve; ‘’anne bu bir işaret olmasın’’ dedi.  Şaşkınlığı üzerindeydi  ilk kez görüyordu. Hayır yavrum,  cennet kumu dedim,  ama ben de biraz korkmuştum.  Çünkü kınanın anadolu kültüründe ; geline, kurbanlık koça  ve askere yapıldığını biliyordum.

Peki  bu kına  hangisiydi.  Bir gün sonra da bir başka rüyamda bu sefer çalıştığım işyerinin içine ayakkabı sıralandığını, üstlerinin kapalı oldugunu tek iki tane erkek ayakkabısının üzerlerinin açık oldugunu gördüm. Biri siyah diğeri kahverengiydi. Siyah olan büyük numara , kahverngi olan küçük numaraydı.  Evet bu ayakkabılar ve bu kına beni ve etrafımdakikeri hayrete düşürüyor anlam veremedigimiz bir korku sarıyordu. 
Bir ay önce acil apandist ameliyatı olmuş ölümden dönmüştüm.  Allah’ ım tekrar bir hayat vermişti. kendimi toplayamamış rahatsızlıgım sürüyordu.  Aileme belli etmesemde gizli bir ölüm korkusu sarmıştı içimi.

 Evet beklediğim  o an gelmişti.
Korkumuz ve endişemiz:  Hiç aklımın ucundan dahi geçmeyecek olan eşimin kaza haberiymiş.  Eşim kazadan sonra dokuz gün boyunca   yogun bakımda hayat mücadelesi  verirken,  durumu hergün kötüye gidiyor ve benim elimdeki  kınalar da yavaş yavaş siliniyordu. Hergün kınalara bakıyor silindigini gördükçe eşimin de yavaş yavaş  ölüme yaklaştıgını artık hissediyordum.  Ta ki  22 Agustosa kadar.  O gün sabahı uyandığımda  ellerimdeki kınaların tamamen silindigini gördügümde içime tarifi imkansız bir ateş düştü. Yoğun bakımın oraya gitmeye eşimin sağlık durumunu sormaya korkuyordum.  Aradan iki saat geçmişti ki beni ve ailemi yıkan eşimin ölüm haberini aldım.

Yoktu artık ne ellerimde kına ne de yanımda eşim. Evet, hayatımın akışına tesir eden bu kınalar ölümün habercisiymiş.  Ama ben yoğunluktan bunu anlayamadım. Eşimi kurban verdim , eşimi şehit verdim. Aslında her an Rabbim bizlerin yüreğine  konuşuyor, fısıldıyor ve işaretini veriyor du. Biz ise bitmek bilmeyen  dünya telaşından O’ nu dinlemeye ve anlamaya zaman bulamıyoruz.
İkinci gün gördüğüm Rüyamdaki siyah büyük numaralı  ayakkabı eşime aitti.
Çünkü eşimin ayak numarası büyüktü.
 Peki ya kahverengi…
Birde kahverengi ayakkabı da görmüştüm.
Bekliyordum artık sıradaki erkek cenazesi kime ait olacak.
Kahverengi olan küçük ayakkabı  da dayıcığıma, çünkü bir hafta sonra da dayımı kaybetmiştim.
Dayım çok zayıftı ve ayak numarası da küçüktü.
Canlarım benim mekanınız cennet olsun.
Sizi asla unutmayacagız. Olaylar zinciri bunlarlada kalmadı tabiki. Rüyamda diğer ayakkabıların da üstü örtülüydü hatırlarsanız. Evet, o aralar çalıştığım işyeri sahibide bu olaylardan sonra dükkanı başkalarına devretti.
Sizlerle yakın tarihte yaşadığım hayatımın en önemli hadisesini paylaştım.  Mutlaka sizlerde bu tür olaylar yaşamışsınızdır , eğer  varsa buna benzer yaşanmışlıklarınız paylaşmak isterim. Unutmadan yorumlarınızı bekliyorum.

* Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya 2 yorum yapıldı.
    YAZARLAR